İonia'dan Likya'ya Antik Kentler Rotası

BAŞTAN BAŞA ANADOLU  Yeni Program
07 Mart 2027 - 14 Mart 2027
Son katılım : 07 Mart 2027
7 Gece / 8 Gün - 7 Akşam Yemeği ve Tüm Turlar dahil
AJet Hava Yolları ile
Katılımcı Sayısı 18 Kişi ile sınırlıdır.
15.12.2026'dan önce reservasyon yapın,
Uçak Billetinizi ÜCRETSİZ KAZANIN.
Tura Katılabileceğiniz Şehirler:İSTANBUL ve İZMİR buluşmalı tüm şehirlerden
Gezilecek Yerler : İzmir - Menderes Magnesiası - Aydın - Alabanda - Alinda - Lagina - Stratonikeia - Akyaka - Marmaris - Datça - Knidos - Dalyan - Göcek - Fethiye - Tlos - Ölüdeniz - Kayaköy - Xantos - Patara - Letoon - Kalkan - Kaş - Myra - Kekova - Finike - Arykanda - Elmalı - Termessos - Antalya
Tur Tarihi : 07 Mart 2027
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
76000TL
Tek Kişi Farkı :
9600TL
3. Kişi :
88500TL
15 Aralık 2026'ya kadar rezervasyon yapın 6500 TL indirim kazanın.
Kişi Başı :
69500TL

Anadolu'nun en etkileyici antik kentleri: Magnesia, Alabanda, Alinda, Stratonikeia, Knidos, Tlos, Patara, Myra, Arykanda, Termessos gezilerini içeren bu tur, arkeoloji ve tarih meraklıları; antik kentleri derinlemesine keşfetmek isteyen gezginler; Likya ve Karia uygarlıklarını yerinde tanımak isteyenler; kültür ve doğayı birlikte yaşamak isteyen seyahat severler; klasik tatil anlayışının ötesinde, içerik dolu bir gezi arayanlar için ideal bir program içeriyor. Magnesia'nın stadionundan, Termessos'un dağlardaki görkemine; Knidos'un denizlere açılan limanlarından, Likya'nın kaya mezarlarına uzanan benzersiz bir Anadolu keşfi sizleri bekliyor.

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • İonia, Karia ve Likya Uygarlıklarının en önemli merkezlerini keşfetme fırsatı;
  • Dünya Mirası Listesi'nde yer alan: Xanthos ve Letoon'un keşfi;
  • Anadolu'nun tek Hekate Tapınağı'nı barındıran Lagina Kutsal Alanı ziyareti;
  • Aydın Arkeoloji Müzesi ve Likya Uygarlıkları Müzesi gezileri;
  • Aziz Nikolaos (Noel Baba) Kilisesi ziyareti;
  • Kekova Batık Kenti ve Simena ile Dalyan Kanalı ve İztuzu Plajı tekne turları;
  • Azmak Nehri kıyısında akşam yemeği ile Fethiye Balık Pazarı'nda özel akşam yemeği;
  • Datça, Marmaris, Göcek, Kalkan ve Kaş'ın özgün atmosferini keşfetme imkânı;
  • Ölüdeniz ve Patara Plajı'nda serbest zaman;
  • Akdeniz ve Ege'nin en etkileyici kıyı güzergâhlarından birinde seyahat;
  • Arkeoloji, tarih, mitoloji ve doğayı bir arada sunan özel konsept;
  • Alanında uzman rehber eşliğinde kapsamlı kültür programı.

07 Mart 2027 Pazar İstanbul - İzmir - Menderes Magnesiası - Aydın

  • İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan AJet'in VF3064 no.lu uçuşu ile saat 09:00'ta İzmir'e hareket ve 10:15'te varış.
  • Karşılama ve özel aracımızla Menderes Ovası'na doğru yola çıkış. Güzel manzaraları seyrederek kısa bir yolcuktan sonra Thorax Dağı eteğinde ve Gümüşçay kıyısında, M.Ö.4.yüzyılda Magnetler tarafından kurulmuş olan Menderes Magnesiası Antik Kenti'ne varış. Efes'ten sonra en büyük ikinci büyük kent olduğu düşünülen Magnesia'nın çevresi 1,5 kilometrelik bir alanı kapsayan surlarla çevriliymiş ancak günümüze sadece küçük bir bölümü ayakta kalabilmiş. Son yıllarda yapılan kazılarda önemli yapıları ortaya çıkarılan Antik Kent'in özellikle Stadyumu görülmeye değer. Magnesia'da ilk kazı, 1842-43'te Fransız hükümeti adına arkeolog ve gezgin Charles Texier tarafından gerçekleştirilmiştir. Kent hakkındaki asıl bilgiler ise 1891-93 yılları arasında, Berlin Müzeleri adına Carl Humann tarafından yapılan kazılara dayanır. 1984 yılında başlatılan son kazılar, 1986 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı adına, Prof. Dr. Orhan Bingöl başkanlığında sürdürülmektedir. Kentin baş tanrıçası Artemis olup kent, Hellenistik dünyanın en güzel Artemis Tapınağı ve kutsal alanına sahiptir. Son yıllarda yapılan kazı çalışmalarında ise dünyanın en büyük stadionu açığa çıkarılmıştır. Stadion, arenası ve oturma sıraları arasındaki podyum duvarlarında yer alan kabartmalarıyla ayrıcalıklı bir konumdadır. Bu görkemli stadionun sunduğu veriler, Magnesia'nın "Yarışlar Kenti" olarak anılmasını sağlamıştır. Kabartmalarda genelde yarışma türleri ya da yarışmalarda verilen ödüller betimlidir. Kentin agorası, Pausanias'ın "Ionik Agora" olarak tanımladığı örneklerin başında gelir. Theatron'u ise tiyatro planlı yapıların nasıl yapıldığını adım adım öğreten bir okul niteliği taşır. Çarşı bazilikası, kiliselere öncülük eden planın en erken örneklerinden biridir. Ionia'da, Ephesos, Priene, Tralleis üçgeni ortasında, bu kentleri birbirine bağlayan yollar üzerinde önemli bir ticari ve stratejik konuma sahip olan Magnesia, tahıl üretimi ve bugün olduğu gibi inciriyle ünlüdür. Megnesia kazılarından çıkarılan bir çok kabartmayı İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde görebilirsiniz. Magnesia gezisinin ardından Aydın'a varış ve otele yerleşme. Öğleden sonra Aydın Arkeoloji Müzesi gezisi. Herodotos İonia hakkında şunu söylemiş: "İonialılar kentlerini yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurulmuş kentler olarak nitelendirmişlerdir. Ne daha kuzeydeki bölgeler ne daha güneyde kalanlar ile bir tutulamaz. Hatta ne doğusu ne batısı kimisi soğuk ve ıslak kimisi sıcak ve kurak olur". İşte bu eşsiz coğrafyada yaşayıp gelişen kültürlere ait bir grup eser, zamanın Aydın Müzesinin çekirdeğini oluşturmakta. Tralleis, Magnesia, Alabanda, Nysa Arkaik Panionion, Kadıkalesi (Anaia), Tepecik Höyük kazılarında bulunan eserlerin sergilenmesi esas alınarak planlanan teşhirde yine bölgede bulunan Alinda, Amyzon, Piginda, Harpasa, Mastaura, Akharaka, Pygale, Orthosia gibi antik kentlere ait eserler ile müze tarafından yapılan kurtarma kazılarında elde edilen eserlere de yer verilmiştir. Müze gezisinin ardından serbest zaman. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

    08 Mart 2027 Pazartesi Aydın - Alabanda - Alinda - Lagina - Stratonikeia - Akyaka

    Gün boyunca, çok az tanınan ve bir o kadarda ilginç Çine Vadisi antik kentlerinin keşfi için yola çıkış. kahvatının ardından, Strabon'un ünlü eseri Geographica'da, "küfelerle yüklü bir eşeğe benzeyen iki tepenin eteğinde kurulmuş" bir şehir olduğunu yazdığı, iki tepenin eteklerinden Çine Ovası'na doğru yayılan Alabanda'nın keşfi: Tiyatro, Bouleuterion, Zeus ve Apollon Tapınakları... Daha sonra Karpuzlu kasabasında bulunan, antik Karia bölgesinin önemli ve en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olan Alinda Antik Kenti'nde bir mola vererek agora, market binası, tiyatro ve surların gezilmesi. Alinda'yı keşfettikten sonra Çine Vadisi'nin harika manzaralarını izleyerek, Yatağan'ın Turgut Köyü'ne doğru yola devam. Yerel halkın Leyne diye adlandırdığı Antik Lagina Turgut Köyü'nde bulunmakta. Stratonikeia'ya kutsal bir yol ile bağlı olan Lagina, Stratonikeia Kenti'nin kutsal alanı olup, Anadolu'da Tanrıça Hekate'ye adanmış tek tapınağı barındırmaktadır. Burada ilk kazılar 1891 yılında Osman Hamdi Bey tarafından başlatılmış olup bulunan Hekate Tapınağı frizleri İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne götürülmüş ve günümüzde orada sergilenmekteler. Burada, dört yılda bir düzenlenen büyük törende tapınağın anahtarı Stratonikeia kentine götürülüp tekrar geri getirilirdi. Bu törenlerde bedava yenilip içilir ve hatta halka para dağıtılırdı. Yan duvarlarında, burada çalışan rahip ve rahibelerin isimleri bulunan Propylon Kutsal kutsal yoldan alana giriş kapısıydı. Propylon gibi iyi korunmuş olan Hekate Tapınağı frizlerinin çoğu İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde, bir kısmı da Turgut köyündeki Osman Hamdi Bey Evi'nde bulunmaktadır. Frizlerde, savaşlar sonrasında oluşan barış ve dostluk işlenmiştir. Helenistik Dönem'de, Bergama Zeus sunağındaki Telephos frizinden sonra, ilk defa burada barış konusunun işlendiği görülmekte. Kutsal alanın bir diğer önemli ve iyi korunmuş yapısı ise Tanrıça Hekate'ye adanan adakların sunulduğu ve kült törenlerinin yapıldığı Altar'dır. Bu ilginç kutsal alan gezisinden sonra, tarihin bir çok döneminde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Stratonikeia'ya doğru yola devam. Hitit döneminde Atriya olarak anılan kent, M.Ö. 4. yüzyıldan sonra yoğun Helen göçü almış ve bu dönemde bir Helen kenti statüsü kazanmış. Helenistik dönemde Seleukos, Ptolemaios, Makedonyalılar ve Rodos arasında el değiştirmiş, MÖ. 130 yılında tamamen Roma egemenliğine girmiş ve daha sonra Türkler'in hakimiyetine geçmiştir. Bu nedenle, burada farklı medeniyetlerin izlerini görebilirsiniz. 1957 Depremi ve maden çalışmalarından dolayı halk Eskihisar'ı terk edince burası, Osmanlı ve Roma dönemlerinin karıştığı ıssız bir köye dönüşmüş. Efsaneye göre, Kent adını Antiokhos ve Stratonike'nin yaşadıkları gizli aşk hikayesinden almış. Şehrin merkezinde, meclis binası olduğu düşünülen dikdörtken bir yapı yeralmakta. Bouleuterion'un dış duvarında ise satılan malların fiyatlarının kayıtlı olduğu bir yazıt bulunmuştur. Böylece malların fahiş fiyala satışı önlenmiş. Burada, 180 metre olan boyuyla Anadolu'da bulunan en büyük Gymnasium'u görebilirsiniz. Kadıkule tepesinde doğal bir eğim üzerine konumlanmış olan ve Greko Roman mimari özellikler taşıyan, 12.000 kişilik Tiyatro Helenestik döneme tarihlendirilir. Tiyatronun üst kısmında, iyon tarzında ve şehre hakim bir teras üzerinde inşa edilmiş olan Augustus Tapınağı'nın heyecan verici kalıntılarını görebilirsiniz. Tabiatla ve Eskihisar'ın terk edilmiş evleriyle bir arada duran Antik Kent'in kalıntıları keşfetme keyifinin ardından, berrak sularıyla ünlü Azmak Nehri, doğal güzellikleri ve kendine özgü mimarisiyle tanınan ve "Cittaslow" (Sakin Şehir) unvanına sahip Akyaka'ya varış ve otel'e yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

    09 Mart 2027 Salı Marmaris - Datça - Knidos - Akyaka

    Sabah kahvaltısının ardından otelden ayrılarak Marmaris'e hareket. Çam ormanlarıyla çevrili koyu, hareketli limanı ve tarihi dokusuyla ülkemizin en gözde kıyı kentlerinden biri olan Marmaris'te kısa bir keşif gezisi. Eski kent çevresindeki dar sokaklarda dolaşırken geleneksel evleri, küçük dükkânları ve marinaya açılan güzel manzaraları görme fırsatı bulacağız. Marmaris'in denizle iç içe geçmiş canlı atmosferini tanıdıktan sonra kıvrımlı yollar boyunca Ege ve Akdeniz manzaralarını izleyerek Datça'ya doğru yola devam. Sakin atmosferi, bozulmamış doğası, berrak koyları ve temiz havasıyla tanınan Datça'da serbest zaman. Dileyen misafirler sahil boyunca yürüyebilir, küçük çarşıyı keşfedebilir veya yöresel ürünlerin sunulduğu dükkânlara göz atabilir. Ardından taş evleri, begonvillerle süslü sokakları ve kendine özgü dinginliğiyle ünlü Eski Datça'nın renkli sokaklarını dilediğiniz gibi keşfedebilirsiniz. Serbest zamanın ardından Datça Yarımadası'nın en uç noktasında yer alan Knidos'a hareket. Ege ile Akdeniz'in buluştuğu etkileyici bir coğrafyada kurulan Knidos, Strabon ve Herodot'un övgüyle söz ettiği önemli bir antik kenttir. İki doğal limanı birbirine bağlayan dar bir boğazın çevresinde gelişen kent, korunaklı limanları ve önemli deniz yolları üzerindeki konumu sayesinde antik çağın önde gelen ticaret, bilim, sanat ve kültür merkezlerinden biri olmuştur. Knidos, yalnızca stratejik konumuyla değil, yetiştirdiği bilim ve sanat insanlarıyla da tanınır. Matematikçi ve astronom Eudoksos, hekim Euryphon, ünlü ressam Polygnotos ve Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri kabul edilen İskenderiye Feneri'nin mimarı Sostratos burada yaşamıştır. Eudoksos'un geliştirdiği ve döneminin önemli bilimsel araçlarından biri olan güneş saati günümüzde hâlâ antik kentteki yerini korumaktadır. Bir zamanlar kentin simgesi olan ve güzelliğiyle ün kazanan Afrodit heykeli ise günümüzde kayıptır; ancak heykelin bulunduğu tapınağın yuvarlak planlı kaidesi hâlâ görülebilmektedir. Antik kentin kalıntıları arasında dolaşırken limanların, teraslara yayılan yapıların ve çevredeki deniz manzarasının oluşturduğu etkileyici bütünlüğü gözlemleme fırsatı bulacağız. Knidos gezisinin ardından aynı güzergâh üzerinden Akyaka'ya dönüş. Varışta, kendine özgü mimarisi, sakin sokakları ve doğal güzellikleriyle tanınan Akyaka'da kısa bir serbest zaman. Günün sonunda akşam yemeğimizi, berrak suları ve yemyeşil çevresiyle ünlü Azmak Nehri kıyısındaki yerel bir restoranda.

    10 Mart 2027 Çarşamba Akyaka - Dalyan - Göcek - Fethiye

    Sabah kahvaltısının ardından otelden ayrılarak Dalyan'a doğru hareket. Yol üzerinde, doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle tanınan Köyceğiz'de kısa bir mola vereceğiz. Köyceğiz Gölü kıyısında çevreyi tanımak ve manzaranın tadını çıkarmak için ayıracağımız zamanın ardından Dalyan'a varış. Dalyan, Köyceğiz Gölü'nü Akdeniz'e bağlayan ana kanalın kıyısında kurulmuş, sazlıklar ve yemyeşil tepelerle çevrili küçük ve sempatik bir yerleşimdir. Bölgenin en dikkat çekici doğal alanlarından biri, Dalyan Kanalı'nın denize ulaştığı noktada uzanan İztuzu Plajı'dır. Kilometrelerce uzanan bu etkileyici kumsal, nesli koruma altında bulunan Caretta caretta deniz kaplumbağalarının önemli yumurtlama alanlarından biridir. Dalyan'dan binilecek teknelerle sazlıkların arasından ilerleyerek kanal boyunca keyifli bir gezinti. Yolculuk sırasında, Kaunos Antik Kenti'nin sarp kayalıklara oyulmuş görkemli kaya mezarlarını tekneden görebilir. Antik dönemde önemli bir liman kenti olan Kaunos'un bu anıtsal mezarları, Dalyan'ın en etkileyici manzaralarından birini oluşturur. Dalyan, doğal ve kültürel zenginlikleri sayesinde 2008 yılında The Times tarafından Avrupa'nın en güzel açık alanlarından biri seçilmiştir. Tekne gezisinin devamında İztuzu Kumsalı'na ulaşarak deniz ve dinlenme molası. Dileyen misafirler denize girebilir, kumsalda yürüyüş yapabilir veya koruma altındaki bu özel doğal çevrenin tadını çıkarabilir. Molanın ardından teknemizle yeniden Dalyan'a dönerek Göcek'e doğru yola devam. Son yılların gözde tatil beldelerinden biri olan Göcek, mavi ile yeşilin iç içe geçtiği korunaklı koyu, marinaları ve sakin atmosferiyle adeta saklı bir cennettir. Mavi Yolculuk teknelerinin önemli uğrak noktalarından biri olan belde, irili ufaklı adaları ve çam ormanlarıyla çevrili koylarıyla tanınır. Antik dönemde Likyalıların yaşadığı bu yerleşim, o dönemde Daidala adıyla anılmaktaydı. Göcek'in sahilinde kısa bir yürüyüş ve serbest zamanın ardından günün son güzergâhı olan Fethiye'ye hareket. Fethiye'ye varışta otele yerleşme. Akşam yemeği otelde

    11 Mart 2027 Perşembe Tlos - Ölüdeniz - Kayaköy - Fethiye

    Sabah kahvaltısının ardından, Mendos Dağı'nın eteklerinde ve aynı adı taşıyan körfezin çevresinde kurulmuş olan Fethiye'yi tanımaya başlama. Antik dönemde Telmessos adıyla bilinen kent, sonraki yıllarda Megri olarak anılmış; 1934 yılında ise ilk Türk hava şehitlerinden Fethi Bey'in anısına bugünkü Fethiye adını almıştır. Şehir turu sırasında kent merkezindeki antik dönem kalıntılarını, kaya mezarlarını ve geleneksel dokusunu koruyan eski sokaklar görülecek yerler arasında. Liman çevresinin canlı atmosferini ve körfezin güzel manzaralarını keşfettikten sonra Tlos Antik Kenti'ne doğru hareket. Ksanthos Vadisi'ne hâkim sarp kayalıklar üzerinde kurulan Tlos, Likya'nın en eski ve en önemli yerleşimlerinden biridir. Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan kent, farklı yönlerden gelen Likya yollarının burada birleşmesi ve korunaklı konumu nedeniyle antik çağda "Metropolis" unvanıyla anılmıştır. Akropol çevresindeki kayalara oyulmuş tapınak mezarları, Likya mezar mimarisinin dikkat çekici örneklerini sunar. Gezi sırasında günümüze ulaşan tiyatro, stadyum, hamam kalıntıları ve geniş nekropol alanı görülecektir. Vadinin etkileyici manzarası eşliğinde kentin tarihî dokusunu keşfettikten sonra Ölüdeniz'e doğru yolumuza devam edeceğiz. Turkuazdan laciverte uzanan renkleri, durgun bir gölü andıran korunaklı lagünü ve çevresini kuşatan yemyeşil tepeleriyle Ölüdeniz, bölgenin en ünlü doğal güzelliklerinden biridir. 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilen Ölüdeniz'de denizin berraklığına ve kıyının eşsiz görünümüne hayran kalmamak mümkün değildir. Burada denize girmek, sahilde yürüyüş yapmak, manzarayı seyretmek ve öğle yemeği için serbest zaman. Dinlenme molasının ardından tarihî dokusu ve hüzünlü geçmişiyle dikkat çeken Kayaköy'e hareket. Antik Karmylassos kentinin kalıntıları üzerinde gelişen Kayaköy, 11. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar ağırlıklı olarak Rumların yaşadığı önemli bir yerleşimdi. Rumca adı Levissi olan köyün sakinleri, 1922'deki nüfus mübadelesi sırasında Yunanistan'a göç ederek Atina yakınlarında Nea Levissi adlı yeni bir yerleşim kurmuş ve kültürlerini burada yaşatmaya devam etmiştir. Köye yerleştirilen Batı Trakyalı Türkler ise bölgenin yaşam koşullarına uyum sağlayamayarak kısa süre sonra buradan ayrılmıştır. Zamanla terk edilen yapılar, 1957 depreminde de büyük hasar görmüştür. Yamaca yayılan taş evler, kiliseler, dar sokaklar ve sarnıçlarla etkileyici bir açık hava müzesini andıran köyde yürüyüş yaparak geçmişin izlerini keşfedeceğiz. Gezinin ardından Fethiye'ye dönüş. Şehre dönüşün ardından liman çevresinde yürüyüş yapmak, çarşıyı gezmek, alışveriş yapmak veya körfez manzarası eşliğinde dinlenmek için serbest zaman. Dileyen misafirler Fethiye'nin hareketli sokaklarını ve sahil şeridini kendi tempolarında keşfedebilir. Günün sonunda Fethiye Balık Pazarı'nda bulunan yerel bir restoranda akşam yemeği. Çevredeki tezgâhlardan seçilen taze deniz ürünlerinin yerel tatlar eşliğinde sunulduğu bu renkli ortamda, Fethiye'nin kendine özgü akşam atmosferini deneyimleme fırsatı bulacağız. Yemeğin ardından otele dönüş ve geceleme.

    12 Mart 2027 Cuma Fethiye - Xantos - Patara - Letoon - Kalkan - Kaş

    Sabah kahvaltısının ardından otelden ayrılarak Likya uygarlığının iki önemli merkezi olan Xanthos ve Letoon'a doğru hareket. Yol boyunca Akdeniz'in bereketli kıyı ovalarını ve Torosların etkileyici manzaralarını izleyerek Kınık çevresine varış. 1988 yılından bu yana Dünya Mirası Listesi'nde birlikte yer alan bu iki antik yerleşim, Likya uygarlığının siyasi ve dinî yapısını anlamak için büyük önem taşır. Kınık yakınlarında, Eşen Çayı'nın hâkim olduğu bir noktada kurulan Xanthos, antik çağda Likya'nın en büyük idari merkezi ve daha sonra Likya Birliği'nin başkenti olmuştur. Pers kuşatmaları sırasında büyük ölçüde yıkılan kent yeniden kurulmuş; Helenistik ve Roma dönemlerinde de önemini korumuştur. Likya geleneksel mimarisiyle Helenistik ve Roma etkilerinin bir arada görüldüğü Xanthos, özellikle anıtsal mezarları, tiyatrosu, agorası ve yazıtlarıyla tanınır. Kentin teraslarından Xanthos Vadisi'nin geniş manzarasını seyretmek de gezinin unutulmaz anlarından biri olacaktır. Xanthos'un ardından yaklaşık dört kilometre uzaklıktaki Letoon kutsal alanına geçeceğiz. Likya'nın dinî merkezi olan Letoon'da tanrıça Leto ile çocukları Apollon ve Artemis'e adanmış üç tapınağın yanı sıra kutsal çeşme, manastır kalıntıları ve Roma tiyatrosu görülecektir. Suyun ve mitolojik anlatıların iç içe geçtiği bu özel alandaki gezinin ardından Patara'ya doğru yola devam. Likya Birliği'nin en güçlü kentlerinden biri olan Patara, Pınara, Xanthos, Olympos ve Myra gibi üç oy hakkına sahip önemli merkezler arasında yer alıyordu. Xanthos Vadisi'nin denize açılan başlıca limanı olması sayesinde yüzyıllar boyunca ticari ve stratejik önemini koruyan kent, aynı zamanda Likya Birliği meclisinin toplantı yerlerinden biriydi. Antik kentte meclis binası, tiyatro, hamamlar, agora, sütunlu ana cadde ve etkileyici anıtsal yapılar görülecektir. Limandaki yoğun hareketliliğin izlerini taşıyan Roma hamamları ile restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılan Patara Deniz Feneri, kentin denizcilik geçmişini gözler önüne serer. Antik kalıntılar arasındaki gezinin ardından ince kumları ve doğal görünümüyle ünlü Patara Plajı'nda denize girmek için serbest zaman. Bu keyifli molanın ardından Kalkan'a hareket. Dik yamaçlardan denize doğru inen beyaz badanalı evleri, ahşap cumbaları, begonvillerle süslü dar sokakları ve küçük limanıyla Kalkan, Akdeniz'in en zarif sahil kasabalarından biridir. Burada tarihî sokaklarda yürüyüş yapmak, liman çevresindeki kafe ve dükkânları keşfetmek, seyir noktalarından kıyı manzarasını izlemek için serbest zaman. Sakin atmosferi ve çevresindeki doğal koylarıyla kendine özgü bir kimlik taşıyan Kalkan'daki molanın ardından sahil yolunu takip ederek Kaş'a doğru hareket. Otele yerleşmenin ardından, antik Antiphellos kentinin günümüze uzanan yerleşimi olan Kaş'ı keşfetmek için serbest zaman. Meis Adası'nın karşısında, küçük koylarla çevrili eski bir balıkçı kasabası olarak gelişen Kaş; taş evleri, begonvillerle renklenen dar sokakları, küçük dükkânları ve hareketli meydanıyla sıcak bir Akdeniz atmosferi sunar. Dileyen misafirler liman boyunca yürüyebilir, Uzun Çarşı'yı gezebilir, Likya tipi lahdi görebilir veya kıyıdan Meis Adası manzarasını seyredebilir. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

    13 Mart 2027 Cumartesi Kaş - Myra - Kekova - Finike

    Sabah kahvaltısının ardından otelden ayrılarak Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba) ve Myra Antik Kenti'nin bulunduğu Demre'ye doğru hareket. Kaş'tan başlayacak yolculuğumuz boyunca Akdeniz kıyılarının etkileyici manzaralarını, küçük koyları ve bölgeye özgü doğal güzellikleri izleyerek Kekova kıyısındaki Üçağız'a varış. Üçağız Limanı'ndan bineceğimiz tekneyle Kekova'nın korunaklı koyları arasında keyifli bir gezi. Tekne kıyı boyunca ilerlerken kayalık yamaçlara serpiştirilmiş Likya lahitlerini, antik iskele izlerini ve denizle iç içe geçmiş küçük yerleşimleri görebilisiniz. Rotanın en dikkat çekici duraklarından biri, kıyıya doğru yükselen taş evleri ve tepesindeki Orta Çağ kalesiyle etkileyici bir görünüm sunan Kaleköy, antik adıyla Simena olacaktır. Yalnızca denizden veya yürüyerek ulaşılabilen bu küçük yerleşimin kıyısında, suların arasından yükselen ünlü Likya lahdi görülebilir. Kale çevresinde ise antik tiyatro ve tarihî yapı kalıntıları yer alır. Tekne gezisinin devamında Kekova Adası'nın kuzey kıyısında uzanan ve depremler sonucunda bir bölümü sular altında kalan antik Dolikhiste yerleşiminin önünden geçilecek. Berrak sularda seçilebilen yapı temelleri, kıyıya inen taş merdivenler, duvar kalıntıları, sarnıçlar ve eski liman izleri bölgenin geçmişine dair etkileyici görüntüler sunar. Koruma altındaki bu arkeolojik alanda kalıntılar tekneden izlenecek. Hava ve deniz koşullarının uygun olması hâlinde, Kekova'nın sakin koylarından birinde kısa bir yüzme ve dinlenme molası verilebilir. Tur sırasında Akvaryum Koyu, Tersane Koyu ve çevredeki küçük adacıkların oluşturduğu doğal manzaralar da görülebilir. Tekne gezisinin ardından Üçağız'a dönüp, yeniden karaya çıkacak ve Demre'ye doğru yola devam. İlk olarak, Bizans sanat tarihinin seçkin yapılarından biri olan Aziz Nikolaos Kilisesi'nin gezisi. 3. yüzyılın ikinci yarısında Patara'da doğan ve yaşamının önemli bölümünü Myra'da piskopos olarak geçiren Aziz Nikolaos, yardımseverliği ve özellikle çocuklar ile denizcilerin koruyucusu olarak tanınması sayesinde ölümünden sonra aziz mertebesine ulaşmıştır. Hollanda ve İngiliz dillerinde Santa Claus adıyla tanınan Noel Baba geleneği de zamanla Aziz Nikolaos inancıyla bütünleşmiştir. Günümüzde çoğunlukla karlar ve kızaklarla betimlense de Aziz Nikolaos'un yaşamı, Akdeniz kıyısındaki Myra'da geçmiştir. Kilisenin mimari ayrıntılarını, mozaiklerini ve tarihî atmosferini keşfettikten sonra Myra Antik Kenti gezisi. Likya döneminin önemli kentlerinden biri olan Myra; sarp kayalıklara oyulmuş görkemli mezarları, Roma dönemi tiyatrosu ve tiyatroyu süsleyen etkileyici maske kabartmalarıyla tanınır. Demre Ovası üzerinde kurulan Myra'nın denizle bağlantısı, Myros Nehri'nin batısındaki ulaşıma elverişli kanal ve Andriake Limanı aracılığıyla sağlanıyordu. Antik çağda bölgenin en önemli ticaret ve ulaşım merkezlerinden biri olan Andriake; liman yapıları, agora, hamamlar, kiliseler, sarnıçlar ve ticari depolarıyla Myra'nın ekonomik yaşamında önemli bir rol oynamıştır. Burada, Roma İmparatoru Hadrianus döneminde inşa edilen görkemli tahıl ambarının restore edilmesiyle oluşturulan Likya Uygarlıkları Müzesi'nin gezilmesi. Müzenin tematik salonlarında Likya'nın tarihî coğrafyası, yönetim sistemi, inançları, günlük yaşamı, ekonomisi, dili ve ölü gömme gelenekleri tanıtılmakta; bölgedeki antik kentlerden çıkarılan heykeller, sikkeler, seramikler, yazıtlar ve çeşitli arkeolojik buluntular sergilenmektedir. Müze gezisinin ardından Andriake'nin liman kalıntılarını ve çevresindeki arkeolojik alanı görerek Finike' ye doğru yolumuza devam edeceğiz. Varışta otele yerleşme, Son akşam yemeği limanda bir balık lokatasında.

    14 Mart 2027 Pazar Finike - Arykanda - Elmalı - Termessos Antik Kenti - Antalya

    Sabah kahvaltısının ardından Arykanda'ya doğru hareket. Deniz seviyesinden yaklaşık 800 metre yükseklikte, sarp kayalıkların önündeki teraslar üzerine kurulmuş olan Arykanda, doğal çevresi ve görkemli yerleşim planıyla Likya'nın en etkileyici antik kentlerinden biridir. Roma Barışı'nın sağladığı huzur ortamında gelişen kent, 240 yılındaki büyük Likya depreminde ağır hasar görmesine rağmen yeniden ayağa kalkmış; Arap akınları ve Haçlı seferleri boyunca da yaşamını sürdürmüştür. 11. yüzyıldan itibaren Türkmenlerin hâkimiyetine giren Arykanda, 1838'de İngiliz gezgin Charles Fellows'un ziyaretiyle yeniden bilim dünyasının dikkatini çekmiştir. 1971'de başlayan kazılar, yaşamını Antik Likya'nın araştırılmasına adayan Prof. Dr. Cevdet Bayburtluoğlu başkanlığında uzun yıllar sürdürülmüştür. Kentin teraslara yayılan kalıntıları arasında tiyatro, stadyum, hamam, gymnasium, odeon ve agora gibi iyi korunmuş yapıları göreceğiz. Aykırıçay kaynağı çevresindeki kayalıklara inşa edilmiş su yolları, kentin gelişmiş mühendisliğini ortaya koyarken; yerleşim alanının yaklaşık iki katı büyüklüğündeki geniş nekropol, farklı mezar tipleriyle özellikle dikkat çeker. Çam ormanları ve vadi manzarasıyla bütünleşen bu etkileyici antik kent gezisinin ardından Elmalı'ya doğru yola devam edeceğiz. Varışta ilk olarak Elmalı Arkeoloji Müzesi'ni ziyaret edeceğiz. Müzede Elmalı Hazinesi'ne ait olağanüstü güzellikteki sikkelerin yanı sıra bölgedeki kazılardan çıkarılan arkeolojik eserler ve özenle korunan mezar odaları görülebilir. Bu zengin koleksiyon, Elmalı Ovası ve çevresinin tarih öncesi dönemlerden Roma ve Bizans çağlarına uzanan kültürel geçmişini yakından tanıma imkânı sunar. Müze gezisinin ardından restore edilen geleneksel evleri, dükkânları ve ahşap mimarisiyle dikkat çeken tarihî arastada yürüyüş yapacağız. Daha sonra bölgenin inanç ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan Abdal Musa Türbesi ziyareti. Şehir merkezinde bir molanın ardından Termessos Antik Kenti'ne hareket. Şehir deniz seviyesinden 1150 metre yükseklikte olup, Akdeniz'e hakim bir konumdadır. Güllük Dağı'nın güneybatısında doğal bir platform üzerine kurulmuştur. Vahşi bitkiler ve çam ağaçlarıyla kaplıdır. Bu da, şehre el değmemiş ve huzurlu bir görünüm kazandırır. MÖ 333'de Büyük İskender bu şehri istila etmeye çalışmış, ancak zor olacağını anlayınca çekilip seferine devam ederek Sagalassos'u almıştır. Tiyatronun tepesinden göreceğiniz manzara, şehrin alınmasının ne kadar zor olacağının şahididir. Termessos, çok sayıda tapınağa ve ormanlarla kaplı çok geniş mezarlık alanlarına sahiptir. Mezarlarının çeşitliliği ve bezemeleri oldukça zengindir. Anıtsal mezarların yanında çok sayıda savaşçıyı betimleyen kalkan motifli lahitte bulunmaktadır. Antalya Müzesi'nde Termessos'a ait en ilginç eser Lahitler Salonu'nda sergilenen Köpek Lahdidir. Stefanos adlı köpeğe sahibesi tarafından yazılmış şiirsel kitabe benzersiz olmasıyla ayrı bir önem taşır. Gezinin ardından Antalya istikametinde yola devam. Varışta Antik Liman'da mola ve ardından Havalimanına transfer.
  • Antalya Havalimanı'ndan AJet'in VF3037 no.lu uçuşu ile saat 21:00'de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na hareket ve 22:30'da varış.


  • Aydın: Fibar Hotel Zincirlihan Özel Kategori
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Akyaka: Yücelen Hotel Gökova 4 *
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Fethiye: Dedeoğlu Port Hotel 4 *
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Kaş: Club Barbarossa Hotel and Villas Özel Kategori
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Finike: Marina Hotel Özel Kategori
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Rezervasyon Şartları:
    Tura Kayıt: Yurt dışı seyahat talebiniz opsiyonlu olarak 7 gün tutulacak, tur ücretinin % 25 ini ve uçak biletlerini (uçak talep ettiğiniz takdirde) ödediğinizde seyahat rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır (ön ödeme miktarı turun niteliğine göre farklılık gösterebilir).

    Bakiyenin Ödenmesi. Tur ücretinin bakiyesini, seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar ödeyebilirsiniz.

    Turun İptali: Rezervasyon ve ödemesini yapmış olduğunuz yapmış olduğunuz seyahatinizi 30 gün öncesine kadar iptal edebilirsiniz. Ödemiş olduğunuz tur ücreti uçak ücreti hariç kesintisiz olarak, max. 20 gün içinde iade edilecektir. Uçak bileterinin iadesi ise, uçak şirketinin iptal şartlarına tabiidir.

    Seyahat Sigorta Kapsamı: Bu sigorta poliçesi iki ayrı sigorta kapsar:
    1. Acentamızın hizmet verdiği üçüncü şahıslara karşı sorumluluğuna istinaden yapabileceği hata, kusur ve ihmalleri teminat altına alır ve mecburidir,
    2. Sizlerin seyahatlerde karşılaşabileceğiniz ani sağlık sorunları, kazalar ve acil durumlar için güvence sağlayan bir sigorta türü. Bu sigorta sizleri seyahatten 30 gün önce koruma altına almaya başlar ve seyahat boyunca devam eder. Mecburi değildir ve acetamızın, siz gezgin dostlarına bir hediyesidir. Ancak sigorta şirketiyle meydana gelebilecek herhangi bir anlaşmasızlıkta Dünyanınrenkleri/Polotur'un herhangi bir sorumluluğu yoktur. Bu policeyi yetersiz bulan gezginler, kendi sigorta sağlayıcılarına başvurarak ilave teminat isteyebilirler.

    Uçak Biletleri Temini: İlerleyen tarihlerde uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebilir ve bu seyahat paketi fiyatına yansıyabilir. Bu nedenle tur ve uçak bileti rezervasyonunuzu öncelikle yaptırmanız size avantaj sağlayacaktır.

    Tur Programının Uygulanması: Dünyanınrenkleri/Polotur ilan edilen programı aynen uygulamaya sorumludur. Ancak mücbir sebeplerden dolayı programın akışında değişiklikler yapabilir.

    Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
    • Programda belirtilen otellerde oda+kahvalı olarak konaklama;
    • 7 Akşam yemeği;
    • Kekova ve Dalyan Kanalı tekne turları;
    • Kablosuz rehber kulaklık sistemi;
    • Konforlu araç ile seyahat;
    • Rehberlik hizmetleri.
    • Tüm bahşişler (Tur Rehberi Bahşişi dahil) ;
    • Kaza ve Sağlık içerikli Seyahat Sigorta Paketi*
    Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
    • İstabul/İzmir ve Antalya/İstanbul uçak biletleri;
    • Ören yerleri girişi için müze kart;
    • Programda belirtilmeyen geziler;
    • Her türlü kişisel harcama;


    *Dünyanın Renkleri Turizm özel seyahat sigorta paketi tüm seyahat ücretlerine dahildir. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçe, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan yolcuların tamamını kapsar. Poliçenin: Mesleki Sorumluluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Seyahat Sağlık bölümü ise, seyahat esnasında sağlık sorunları veya vefat durumunda, masraflarınızı: Yurt Dışı seyahatlerde 30 000 EURO ya; Yurt İçi seyahatlerde ise 10 000 TL sına kadar karşılar. Kapsam alanlarının detayını poliçenizde görebilirsiniz.