Başlangıç Günü
09 Mayıs Pazar günü saat 22:30'da İstanbul Havalimanı'nda buluşma.
10 Mayıs 2027 Pazartesi İstanbul - Cakarta (Cava Adası)

Türk Hava Yolları'nın TK056 no.lu uçuşu ile saat 01:45'te hareket ve yerel saatle 17:30'da Cava Adası (Java)'nda yer alan Endonezya'nın başkenti Cakarta (Jakarta)'ya varış. Cava, Endonezya'nın siyasi, ekonomik ve kültürel yaşamında önemli bir yere sahip, ülkenin en kalabalık adasıdır. Endonezya nüfusunun yarısından fazlasının yaşadığı, batıdan doğuya yaklaşık 1.000 kilometre boyunca uzanan ada; geleneksel Cava kültürü, etkileyici doğal güzellikleri, volkanik coğrafyası ve zengin tarihî mirasıyla Güneydoğu Asya'nın en dikkat çekici destinasyonlarından biridir. Adanın kuzeybatı kıyısında yer alan Cakarta, yaklaşık 11 milyonluk nüfusuyla ülkenin en büyük şehri ve en önemli metropollerinden biridir. Havalimanında karşılamanın ardından şehir merkezinde, Monas ve tarihî bölgelere yakın konumdaki otele transfer ve odalara yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
11 Mayıs 2027 Salı Cakarta

Cakarta, modern gökdelenleri, tarihî kolonyal yapıları, canlı kültürü ve hareketli yaşamıyla Endonezya'nın kalbidir. Geçmiş ile geleceğin iç içe geçtiği bu metropol, ziyaretçilerine hem tarihî hem de çağdaş Asya'yı bir arada deneyimleme fırsatı sunar. Şehirde gökdelenler, lüks alışveriş merkezleri ve modern iş bölgeleri; Hollanda sömürge döneminden kalan tarihî yapılar ve eski mahallelerle yan yana uzanır. Kültürel zenginliğiyle de öne çıkan Cakarta, 2021 yılından bu yana
Yaratıcı Şehirler Ağı'nın edebiyat kentlerinden biridir. Kahvaltının ardından, farklı kültür ve dinlerin uyum içinde bir arada yaşadığı kozmopolit atmosferiyle dikkat çeken Cakarta'yı keşfetmek üzere otelden hareket. Hollandalıların XVII. yüzyılda şehri ele geçirmelerinin ardından "Batavia" adını verdikleri Cakarta, yüzyıllar boyunca Hollanda Doğu Hint Adaları'nın yönetim merkezi olmuştur. Endonezya'nın bağımsızlığı, II. Dünya Savaşı'nın ardından 17 Ağustos 1945'te ülkenin kurucu liderleri Sukarno ve Mohammad Hatta tarafından ilan edilmiştir. Ancak Hollanda'nın bağımsızlığı hemen tanımaması üzerine yaklaşık dört yıl süren diplomatik ve askerî mücadelenin ardından, 27 Aralık 1949'da Endonezya'nın egemenliği resmen tanınmıştır. İlk olarak, şehrin simge noktalarından Merdeka Meydanı ve Endonezya'nın bağımsızlığını ve ulusal birliğini simgeleyen 132 metre yüksekliğindeki ikonik Ulusal Anıt (Monas) gezisi. Ardından, ülkenin zengin tarihini, sanatını ve kültürel mirasını yansıtan önemli koleksiyonlara ev sahipliği yapan Endonezya Ulusal Müzesi'ni ziyaret. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Cakarta'nın tarihî kalbi Kota Tua (Eski Batavia)'nın keşfi. Hollanda sömürge döneminden kalma tarihî yapılarıyla dikkat çeken bölgede, Eski Batavia'nın merkezi ve günümüzde en canlı noktalarından biri olan Fatahillah Meydanı'nı görülmesi. Ardından, Cakarta'nın deniz ticareti tarihinde önemli bir yere sahip olan Sunda Kelapa Limanı gezisi. Yüzyıllar boyunca bölgenin önemli ticaret noktalarından biri olan limanda, günümüzde hâlâ kullanılan geleneksel ahşap yük gemilerini görmek mümkün. Akşamüstü otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
12 Mayıs 2027 Çarşamba Cakarta - Yogyakarta - Borobudur

Sabah Soekarno-Hatta Havalimanı'na transfer. Garuda Hava Yolları ile yaklaşık bir saat yirmi dakikalık uçuşun ardından, Cava Adası'nın orta kesiminde yer alan Yogyakarta (Jogjakarta)'ya varış. Havalimanında karşılanmanın ardından, Cava Adası'nın kültürel başkenti olarak kabul edilen ve geleneksel Cava kültürünün en iyi korunduğu şehirlerden biri olan Yogyakarta'yı keşfetmek üzere hareket. Endonezya, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, günümüze kadar ulaşan köklü sultanlık ve krallık gelenekleriyle de dikkat çeker. Cumhuriyetle yönetilen ülkede bu geleneklerin çoğu günümüzde siyasi güçten ziyade kültürel ve sembolik bir rol üstlenmektedir. Bunun en önemli istisnalarından biri Yogyakarta Sultanlığı'dır. Endonezya Cumhuriyeti içinde özel statüye sahip olan Yogyakarta'da sultanlık kurumu resmî olarak varlığını sürdürmekte ve görevdeki sultan aynı zamanda bölgenin valiliğini yürütmektedir. İlk olarak, Yogyakarta Sultanlığı'nın kalbi ve kraliyet sarayı olan Keraton'u ziyaret. Geleneksel Cava saray mimarisinin en önemli örneklerinden biri olan Keraton'un yapımına 1755 yılında başlanmıştır. Saray kompleksindeki avlular, kapılar, yapılar ve hatta ağaçlar Cava kültürü ve kozmolojisinde farklı sembolik anlamlar taşır. Ardından, görkemli Taman Sari Su Sarayı kompleksinin ziyareti. XVIII. yüzyılda sultan ve kraliyet ailesi için inşa edilen bu etkileyici kompleks; havuzları, yeraltı geçitleri ve özgün mimarisiyle Yogyakarta'nın kraliyet geçmişini günümüze taşıyan en dikkat çekici yapılardan biridir. Yerel bir restoranda geç öğle yemeğinin ardından, Yogyakarta'nın yaklaşık 42 km batısında, Kedu Ovası'nda yükselen Borobudur bölgesine hareket. Borobudur Ören Yeri'ne yalnızca birkaç dakika mesafede, Menoreh Tepeleri manzarasına hâkim, doğayla iç içe ve tropikal bahçelerle çevrili otelimize varış ve odalara yerleşme. Kısa bir dinlenmenin ardından otelden hareket ederek, Borobudur'un büyüleyici atmosferinde gün batımını seyretme. Günün sonunda otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
13 Mayıs 2027 Perşembe Borobudur - Prambanan - Yogyakarta

Sabah erken saatlerde, günün ilk ışıklarıyla birlikte sislerin arasından yükselen güneşin büyüleyici manzarası eşliğinde Borobudur Tapınağı'nın mistik atmosferini keşfetmek üzere hareket. Dünyanın en büyük ve en görkemli Budist anıtlarından biri olan Borobudur, kuzeyden güneye uzanan bir hat üzerinde yer alan üç önemli Budist tapınağının en büyüğüdür.
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Borobudur Tapınağı'nın inşasına VIII. yüzyılda Sailendra Hanedanlığı döneminde başlanmış ve yapı uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda tamamlanmıştır. Borobudur'un yatay planı, Budist evren anlayışını simgeleyen devasa bir mandala biçimindedir. Altı kare terasın üzerinde yükselen üç dairesel teras ve bunların merkezinde yer alan büyük ana stupa, tapınağın etkileyici mimari bütünlüğünü oluşturur. Tapınağın duvarlarını süsleyen binlerce kabartmada Buddha'nın yaşamı, Budist öğretileri ve dönemin günlük yaşamından sahneler betimlenmektedir. Bu olağanüstü taş işçiliği, Borobudur'u yalnızca dinî bir yapı değil, aynı zamanda eşsiz bir sanat ve kültür mirası haline getirmektedir. Gün doğumunu bütün ihtişamıyla izledikten sonra Borobudur Ören Yeri'nin keşfi. Gezimizin ardından geç kahvaltı ve kısa bir dinlenme için otelimize dönüş.
Daha sonra otelimizden hareket ederek Borobudur'un yaklaşık 3 km doğusunda yer alan ve Sailendra Hanedanlığı döneminde inşa edilen Mendut Tapınağı'nı ziyaret. Önemli Buddha heykellerine ev sahipliği yapan tapınak, duvarlarını süsleyen ve Budist öğretilerinden sahneler aktaran etkileyici kabartmalarıyla dikkat çeker. Geziye, Borobudur ile Mendut arasında yer alan Pawon Tapınağı ile devam. Diğer iki tapınağa kıyasla daha küçük olmasına rağmen zarif mimarisi, dengeli oranları ve gizemli atmosferiyle dikkat çeken Pawon, Borobudur-Mendut-Pawon üçlüsünün önemli bir parçasıdır. Her yıl düzenlenen Waisak kutlamalarında bu üç tapınak, Budist gelenekleri açısından özel bir önem taşımaktadır. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından,
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Prambanan Tapınak Kompleksi'ni keşfetmek üzere hareket. IX. yüzyıl Cava Hindu mimarisinin başyapıtlarından biri olan Prambanan, Hinduizm'in yaratıcı, koruyucu ve dönüştürücü güçlerini temsil eden Trimurti'ye adanmıştır. Yerel halk arasında "Roro Jonggrang" adıyla da anılan kompleksin 47 metre yüksekliğindeki ana tapınağı, etkileyici mimarisiyle Prambanan'ın görkemli siluetine hâkimdir. Gezimizin ardından Yogyakarta şehir merkezindeki otelimize transfer ve odalara yerleşme. Daha sonra, geleneksel batik ürünleri, mağazaları, hareketli atmosferi ve yerel yaşamıyla ünlü Malioboro Caddesi'nde serbest zaman. Akşam, Purawisata'ya hareket. Yogyakarta'nın en etkileyici kültürel deneyimlerinden biri olan ve ünlü Hint destanı Ramayana'nın öyküsünü geleneksel dans ve müzik eşliğinde sahneye taşıyan Ramayana bale gösterisi eşliğinde akşam yemeği. Gösterinin ardından otele dönüş ve geceleme otelde.
14 Mayıs 2027 Cuma Yogyakarta - Bromo

Cava Adası'nın kuzeybatı kıyısındaki başkent Cakarta'dan başlayan bu büyüleyici yolculuk;
Dünya Mirası Listesi'ndeki eşsiz anıtlarıyla ünlü Orta Cava ve adanın orta-güney kesiminde yer alan Cava kültürünün kalbi Yogyakarta'dan geçerek, görkemli yanardağlarıyla tanınan Doğu Cava'ya ve hareketli kuzey kıyılarına kadar uzanır.
Cava Adası'nın doğusunu keşfetmek üzere sabah erken saatlerde Yogyakarta'dan Sancaka treniyle, Executive Class vagonunda Mojokerto'ya hareket. Yogyakarta-Mojokerto demiryolu hattı, Cava Adası'nın doğal ve kırsal güzelliklerini gözler önüne seren keyifli tren rotalarından biridir. Yol boyunca uzanan yemyeşil pirinç tarlaları, geleneksel Cava köyleri ve volkanik dağ manzaraları eşliğinde gerçekleştireceğimiz konforlu tren yolculuğunun ardından Mojokerto'ya varış. Buradan otobüsle, dünyanın en etkileyici aktif yanardağlarından biri olan Bromo Dağı'na doğru yolculuğa devam. Yol üzerinde, geçmişte önemli bir ticaret noktası olarak gelişen ve stratejik konumuyla dikkat çeken Pasuruan bölgesinden geçiş. Yerel bir restoranda öğle yemeği. Akşamüstü, geleneksel köyler ve etkileyici dağ manzaraları eşliğinde ilerleyerek, bölgenin en sıra dışı doğal alanlarından biri olan Bromo Tengger Semeru Milli Parkı'na varış. Milli park, adını Bromo ve Semeru yanardağları ile bölgede yaşayan Tengger halkından alır. Tenggerler, Cava'nın İslamlaşmasının ardından Hindu geleneklerini koruyarak günümüze taşımış özgün topluluklardan biridir. Milli parkın en dikkat çekici manzarasını, geniş bir volkanik kaldera içerisinde yükselen ve bölgenin simgesi haline gelen Bromo Yanardağı oluşturur. Deniz seviyesinden yaklaşık 2.000 metre yükseklikte, yeşillikler içindeki geniş bir alana kurulmuş, doğa ve sanat temalı atmosferiyle öne çıkan otele varış ve odalara yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
15 Mayıs 2027 Cumartesi Bromo - Surabaya - Makassar (Sulawesi Adası)

Sabah saat 03:30'da, 4x4 arazi araçlarımızla, 2.750 metre yüksekliğindeki Pananjakan Dağı'na hareket. Bromo bölgesinin nefes kesen volkanik manzaralarını gözler önüne seren seyir noktasından, günün ilk ışıklarıyla birlikte güneşin doğuşunu izleme. Sisler arasından belirginleşen volkanların oluşturduğu sıra dışı manzara, gezimizin en unutulmaz anlarından birini yaşatıyor. Pananjakan'dan görülebilen Semeru Volkanı, deniz seviyesinden 3.676 metre yüksekliğiyle Cava Adası'nın en yüksek dağıdır. Aktif bir stratovolkan olan Semeru, "Ulu Dağ" anlamına gelen Mahameru adıyla da bilinir. Gün doğumunun ardından 4x4 araçlarımızla Bromo'nun etkileyici volkanik coğrafyasına doğru inişe geçiş. "Tengger Kum Denizi" olarak bilinen geniş volkanik düzlükten geçerek Bromo Yanardağı'nın eteklerine ulaşıyoruz. Sisler arasından yükselen konik volkanlarla çevrili bu sıra dışı coğrafya, adeta başka bir gezegeni andıran görüntüler sunar. Yolun son bölümünde atlarla ilerleyerek Bromo Yanardağı'na ulaşma. Deniz seviyesinden 2.329 metre yükseklikteki Bromo Yanardağı, sürekli tüten krateri ve etkileyici siluetiyle bölgenin en belirgin simgelerinden biridir. Adını Hinduizm'in yaratıcı tanrısı Brahma'dan alan Bromo, çevresindeki volkanik peyzajla birlikte Bromo Tengger Semeru Milli Parkı'nın olağanüstü manzarasını oluşturur. Gezinin ardından kahvaltı ve dinlenme için 4x4 arazi araçlarımızla otelimize dönüş. Kahvaltının ardından bir süre dinlenme. Öğleye doğru otelimizden ayrılarak Cava Adası'nın kuzeydoğu kıyısında yer alan, Endonezya'nın ikinci büyük şehri ve Doğu Cava'nın önemli ekonomik merkezlerinden biri olan liman kenti Surabaya'ya hareket. Yol üzerinde yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından havalimanına transfer. Citilink Hava Yolları'nın saat 20:10'daki uçuşu ile Makassar'a hareket ve saat 22:45'te varış. Sulawesi Adası'nın güneyinde yer alan Makassar, Doğu Endonezya'nın en önemli şehirlerinden biri ve Güney Sulawesi'nin başkentidir. Geçmişte Ujung Pandang adıyla da bilinen şehir, Cava'dan Sulawesi'ye uzanan yolculuğun yeni durağını oluşturur.
Havalimanında karşılanmanın ardından otele transfer ve odalara yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
16 Mayıs 2027 Pazar Makassar - Rante Pao

Eski adı Celebes olan Sulawesi Adası, Endonezya'nın en büyük adalarından biri olup sıra dışı şekli, dağlık coğrafyası ve zengin etnik çeşitliliğiyle dikkat çeker. Dört uzun yarımadadan oluşan kendine özgü yapısı, derin körfezler ve yüksek dağ sıralarıyla birbirinden ayrılır. Bu sıra dışı coğrafya, yüzyıllar boyunca farklı toplulukların, kültürlerin ve geleneklerin gelişmesine ortam hazırlamıştır. Sulawesi'nin güneyindeki en önemli liman kentlerinden Makassar, adanın diğer bölgeleri ile Maluku ve Küçük Sunda Adaları arasındaki deniz ticaretinde önemli bir konuma sahiptir. Endonezya'nın ulusal kahramanlarından Cava Prensi Diponegoro da Hollanda sömürge yönetimine karşı verdiği mücadelenin ardından hayatının son yıllarını Makassar'da sürgünde geçirmiştir. Gezide ilk olarak, geleneksel denizcilik kültürünün hâlâ canlılığını koruduğu tarihî Paotere Limanı'nı ziyaret. Burada, yapım sanatı
İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası kapsamında yer alan geleneksel ahşap Pinisi teknelerini yakından tanıma. Bugis ve Makassar halklarının köklü denizcilik geleneğinin simgesi olan bu renkli tekneler, günümüzde de Endonezya takımadaları arasındaki deniz taşımacılığında kullanılmaktadır. Ardından Makassar'ın en önemli tarihî yapılarından Rotterdam Kalesi (Fort Rotterdam) ziyareti. Kökenleri Gowa Krallığı dönemine uzanan ve daha sonra Hollandalıların bölgedeki önemli merkezlerinden biri haline gelen kale, Makassar'ın sömürge döneminden günümüze ulaşan en dikkat çekici yapılarından biridir. Gezinin ardından Tana Toraja'ya doğru hareket. Güney Sulawesi'nin önemli şehirlerinden ve Bugis kültürünün güçlü olduğu Parepare'de öğle yemeği. Daha sonra önce kıyı şeridi, ardından Sulawesi'nin etkileyici dağlık bölgelerinden geçerek Tana Toraja'ya doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Makassar'ın yaklaşık 300 km kuzeyinde yer alan Tana Toraja'ya yaklaştıkça manzara tamamen değişir. Zümrüt yeşili çeltik tarlaları, tropikal bitki örtüsü, kırmızı topraklar, mavi dağ siluetleri ve sarp kayalıklar bölgenin etkileyici doğal dekorunu oluşturur.Sulawesi'nin yerli halklarından Torajalar, kendilerine özgü dillerini, mimarilerini ve geleneklerini günümüze kadar korumayı başarmışlardır. Geçmişte geleneksel animist inançların hâkim olduğu Toraja toplumunda günümüzde Hristiyanlık yaygın olmakla birlikte, atalara ve eski inançlara dayanan pek çok gelenek kültürel yaşamın bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir. Tana Toraja'yı dünyanın en özgün kültürel bölgelerinden biri haline getiren unsurların başında ölüm ve cenaze gelenekleri gelir. Geleneksel Toraja anlayışında ölüm, yalnızca hayatın sonu değil, uzun bir ritüel sürecinin başlangıcı olarak görülür. Aileler büyük cenaze törenleri için uzun süre hazırlık yapabilir ve bu törenler Toraja toplumunun en önemli sosyal ve kültürel buluşmaları arasında yer alır. Toraja toprakları aynı zamanda geleneksel köyleri ve kendine özgü Tongkonan evleri ile ünlüdür. Gökyüzüne doğru kıvrılan karakteristik çatılarıyla hemen fark edilen bu yapılar, Toraja kültürünün en güçlü simgelerinden biridir. Akşam saatlerinde Kuzey Toraja'nın başlıca merkezi ve Toraja kültürünün keşfi için ideal bir başlangıç noktası olan Rantepao'ya varış. Geleneksel Tongkonan evlerinden esinlenen mimarisiyle Toraja kültürünü yansıtan otele transfer ve odalara yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
17 Mayıs 2027 Pazartesi Toraja Bölgesi

Tüm gün Güney Sulawesi'nin Toraja yaylalarının keşfi. Toraja toplumu, kendine özgü ölüm anlayışı, cenaze gelenekleri ve törenleriyle dünyanın en sıra dışı kültürlerinden birine sahiptir. Toraja kültüründe ölüm bir son değil, başka bir dünyaya geçiş olarak kabul edilir. Geleneksel olarak özellikle yüksek statüye sahip kişiler, kayalıkların içine oyulan mezarlara defnedilirdi. Bu köklü geleneğin en etkileyici örneklerini gün boyunca yakından tanıma fırsatı bulacağız. İlk olarak, Tana Toraja'nın en ikonik kültürel alanlarından Lemo'yu ziyaret. Burada dik kaya yüzeylerine oyulmuş mezarlar ve mezarların önündeki balkonlarda, ölen kişileri temsil eden "Tau Tau" adı verilen ahşap figürler dikkat çeker. Lemo, Toraja halkının ölüm, atalar ve öteki dünya arasındaki ilişkiye bakışını yansıtan en etkileyici yerlerden biridir. Ardından Suaya'ya hareket ve kayalıklara oyulmuş kraliyet ailesi mezarlarının görülmesi. Gezimize Sangalla bölgesindeki geleneksel bebek mezarlarıyla devam ediyoruz. Geçmişte dişleri çıkmadan hayatını kaybeden ve günahsız kabul edilen bebekler, büyük Tarra ağaçlarının gövdelerine açılan oyuklara yerleştirilirdi. Bu eski gelenek, Toraja kültüründe insan ile doğa arasındaki manevi bağı yansıtması açısından dikkat çekicidir. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Toraja'nın ölüm ve öteki dünya anlayışını en güçlü şekilde yansıtan yerlerden biri olan Londa'yı ziyaret. Kayalıklara oyulmuş mezarları ve doğal mağaralardan oluşan mezar kompleksiyle Londa, Toraja'nın sıra dışı cenaze geleneklerinin en çarpıcı örneklerini gözler önüne serer. Daha sonra Toraja'nın geleneksel yaşamını ve mimarisini yakından tanımak üzere Kete Kesu Köyü'ne hareket. Geleneksel ahşap oymacılığı ve karakteristik Tongkonan evleriyle ünlü köy, adeta yaşayan bir açık hava müzesini andırır. Gökyüzüne doğru kıvrılan görkemli çatılarıyla dikkat çeken Tongkonanlar, yalnızca birer konut değil, aynı zamanda aile kimliğinin, toplumsal statünün ve Toraja kültürünün güçlü sembolleridir. Karşılıklı sıralanan Tongkonanların cephelerindeki geleneksel ahşap süslemeler ve manda boynuzları köye son derece özgün bir görünüm kazandırır. Geleneksel Toraja toplumunda bu unsurlar ailelerin sosyal konumunu ve geçmişini yansıtan önemli semboller arasında yer almıştır. Köy, kendine özgü mimarisinin yanı sıra ahşap ve bambu işçiliğiyle de dikkat çeker. Toraja'nın yüzyıllardır yaşatılan geleneklerini, sıra dışı mezarlarını ve özgün köy yaşamını yakından tanıdığımız kapsamlı gezinin ardından akşamüstü otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
19 Mayıs 2027 Çarşamba Toraja Bölgesi

Tüm gün Toraja yüksek topraklarının keşfine devam. Sabah otelden hareketle, yemyeşil vadiler ve çeltik terasları arasından ilerleyerek muhteşem manzaralar sunan Batutumonga'nın dağlık bölgesine doğru yola çıkış. Dağlık coğrafyanın yamaçlarına basamaklar halinde yayılan çeltik terasları, Tana Toraja'nın kültürel peyzajının ayrılmaz bir parçasıdır. Pirinç tarımı, bölgenin ekonomik yaşamında önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra geleneksel törenler ve aile yaşamıyla da yakından bağlantılıdır. Toraja kültüründe manda da önemli bir zenginlik ve statü göstergesidir; özellikle beyaz benekleriyle dikkat çeken "tedong bonga" mandaları büyük değer taşır. İlk olarak, Toraja'nın geleneksel mimarisinin en güzel örneklerinin bir arada görülebildiği Palawa Köyü'nü ziyaret. Köyün simgesi olan ve kazıklar üzerine inşa edilen Tongkonan evleri, renkli geometrik motifleri ve yukarı doğru kıvrılan görkemli çatılarıyla hemen dikkat çeker. Evlerin ön cephelerinde sergilenen manda boynuzları, ailenin geçmişte düzenlediği önemli törenleri ve toplumsal statüsünü simgeler. Geleneksel Toraja tarzındaki pirinç ambarlarıyla birlikte etkileyici bir mimari bütünlük oluşturan Palawa, bölgenin günlük yaşamını ve kültürel mirasını yakından tanımak için en güzel duraklardan biridir. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından Bori'ye hareket. Burada, geleneksel cenaze törenlerinin ardından özellikle yüksek statülü kişiler adına dikilen ve Toraja'nın köklü megalitik kültürünü yansıtan taş anıtların görülmesi. Ardından bir başka geleneksel Toraja yerleşimi olan Marante'yi ziyaret. Kaya mezarları ve ölen kişileri temsil eden "Tau Tau" ahşap figürleri, Toraja halkının atalarıyla kurduğu sembolik bağın en dikkat çekici örnekleri arasındadır. Kayalıkların önünde sıralanan bu figürler, Tana Toraja'nın sıra dışı kültürel peyzajına etkileyici bir görünüm kazandırır. Gün boyunca Batutumonga'nın büyüleyici dağ manzaralarından Palawa'nın Tongkonan evlerine, Bori'nin megalitik taşlarından Marante'nin kaya mezarlarına uzanan yolculuk, Toraja kültürünü farklı yönleriyle yakından tanımanızı sağlayacak. Akşamüstü otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
19 Mayıs 2027 Çarşamba Rante Pao - Makassar - Sanur (Bali Adası)

Sabah, Makassar'a doğru yola çıkış. Yol üzerinde yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından yolculuğumuza devam ederek Makassar Ujung Pandang Havalimanı'na varış. Lion Air Hava Yolları ile Bali Adası'na hareket. Yaklaşık 1 saat 20 dakikalık uçuşun ardından Bali'nin başkenti Denpasar'a varış.Devam eden günlerde, Endonezya'nın en büyüleyici destinasyonlarından biri olan Bali Adası'nın tarihî ve doğal güzelliklerini, zengin kültürünü, geleneklerini ve kendine özgü yaşam biçimini yakından tanıma fırsatı. Küçük Sunda Adaları'nın en batısında yer alan Bali; tropikal doğası, sahilleri, volkanik coğrafyası, çeltik terasları, tapınakları ve yaşayan gelenekleriyle Endonezya'nın en özel adalarından biridir. Adanın güney kıyıları beyaz kumlu plajlarıyla, kuzey ve batı kıyıları ise volkanik kökenli koyu renkli kumsallarıyla dikkat çeker.
Bali kültüründe sanat ve din günlük yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. İyi ile kötü arasındaki mücadeleyi simgeleyen Barong dansı başta olmak üzere geleneksel danslar; resim, heykel, ahşap oymacılığı ve el sanatlarıyla birlikte adanın kültürel kimliğini şekillendirir. Yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin etkisinde gelişen Bali, özellikle Hindu geleneklerini kendine özgü bir biçimde yaşatmasıyla Endonezya'nın diğer bölgelerinden ayrılır.
Havalimanında karşılanmanın ardından, Bali Adası'nın güneydoğu kıyısındaki seçkin sahil bölgelerinden Sanur'a hareket. Sanur'un merkezinde yer alan otelimize transfer ve odalara yerleşme. Geceleme otelde.
Adanın köklü turizm merkezlerinden biri olan Sanur, uzun sahili, sakin atmosferi ve özellikle gün doğumu manzaralarıyla tanınır. Kuta ve Seminyak'ın daha hareketli ortamına kıyasla huzurlu karakteriyle öne çıkan Sanur'un kıyılarında uzanan mercan resifleri, açık denizden gelen dalgaların etkisini azaltarak sahil boyunca daha sakin bir deniz ortamı oluşturur.
Konaklayacağımız otelin çevresinde restoran, kafe ve mağazalara ulaşmak mümkündür. Ayrıca Sanur sahil yürüyüş yolu boyunca yapacağınız keyifli yürüyüşlerle bölgenin sahil atmosferini deneyimleyebilirsiniz. ICON Bali Mall da otelimizden yaklaşık 10-15 dakikalık yürüyüş mesafesindedir.
20 Mayıs 2027 Perşembe Sanur - Denpasar - Mengwi - Jatiluwih - Umabian - Tanah Lot

Sabah, Bali'nin iç kesimlerine doğru otobüsle hareket. İlk durağımız Denpasar'da bir sanat ve tarih müzesi olan, Bali kültürüne kapsamlı bir giriş niteliğindeki "Bali müzesi"ni ziyaret. 1932'de Hollanda hükümetince geleneksel Bali mimarisinde yaptırılan müze, Bali tarihi, kültürü ve sanatına ilişkin çeşitli eserler ve örnekler sergilenmektedir. Daha sonra, 1634 yılında Mengwi hanedanlığı adına yapılmış olan Bali'nin en ilgi çekici Hindu tapınaklarından biri olan
Dünya Mirası Listesi'ndeki "Pura Taman Ayun"u ziyaret. Etrafı geniş su kanalları ile çevrili ve anlamı "güzel bahçe" olan tapınak, nehir üzerindeki bir adada, muhteşem bir bahçe içinde bulunmakta. Görkemli giriş kapısı, tanrılara adanmış göğe yükselen pagoda tarzı "meru" kulelerinin ihtişamı görülmeye değer. Daha sonra, "Umabian" köyüne doğru yola devam. Köydeki tipik bir Bali restoranında öğle yemeği. Buradan, otantik bir atmosfere sahip ünlü çeltik taraçalarının bulunduğu Jatiluwih'yi gezmek üzere hareket. Bölge, Bali'nin geleneksel sulama sistemi olan "Subak" kültürel peyzajının bir parçası olarak
Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir. Adanın tarımsal zenginliğini ve insan ile doğa arasındaki uyumu gözler önüne seren Jatiluwih'deki Batukaru Dağı eteklerinden sahil şeridine kadar uzanan zümrüt rengi çeltik taraçalarını yol boyunca izleyebilirsiniz. Güneş batımını izlemek üzere, Bali'nin güneybatı kıyısında yer alan ve Bali'nin simgelerinden biri olarak görülen ünlü "Tanah Lot" Tapınağı'na varış. Tapınak, denizin içinde med-cezir ile meydana gelen görkemli kayalardan oluşmuş. Tapınağın kökeni XVI. yüzyıla uzanır. Bali'de Hinduizmin yayılmasında önemli rol oynayan Cava kökenli din adamı Dang Hyang Nirartha'nın adaya yaptığı yolculuk sırasında bu kıyıya geldiğine inanılır. Rivayete göre Nirartha, okyanusa hâkim olan bu kayalık çıkıntının ruhani gücünden etkilenmiş ve buranın ibadet için kutsal bir yer olması gerektiğini söylemiştir. Bölge halkı da onun öğretilerini benimseyerek burada bir tapınak kurmuştur. Tapınak, denizi ve kıyıları koruyan ruhlara adanmıştır. Nirartha, tapınağı korumak amacıyla kuşağını denize fırlatmış ve bu kuşak kutsal deniz yılanlarına dönüşmüştür. Günümüzde bile tapınağın altındaki mağaralarda görülen deniz yılanları, bu efsaneyle ilişkilendirilir ve tapınağın koruyucuları olarak kabul edilir. Tanah Lot, Bali sahilindeki yedi deniz tapınağından en ihtişamlı olanıdır. Gezinin ardından Sanur'daki otelimize dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
21 Mayıs 2027 Cuma Ubud - Besakih - Klungkung

Sabah, adanın iç kesimlerinde yer alan, doğal güzellikler ile geleneksel sanatın buluştuğu, sanat galerileri, taş ve ahşap oyma işçiliği atölyeleri, butikleri ve pazarı ile ünlü Bali'nin kültürel ve sanatsal başkenti Ubud şehrine hareket. Yüzyıllar boyunca Ubud, Bali'deki Hindu krallıklarının önemli bir dini ve kültürel merkezi haline gelmiştir. Bölge özellikle sanatçıları, oymacıları, ressamları ve dansçılarıyla ün kazanmıştır. XX.
yüzyılın başlarında Avrupalı sanatçılar ve antropologlar Ubud'a yerleşmeye başlamış ve onların sayesinde Ubud uluslararası sanat çevrelerinde tanınmış ve günümüzdeki kültür merkezi kimliğini kazanmıştır. Ubud'un en önemli kültür ve sanat merkezlerinden biri olan, Bali ressamlarının geleneksel ve modern resimlerinin de sergilendiği Arma Müzesi gezisi. Ardından, Bali'nin el sanatlarını, yerel kültürünü ve renkli günlük yaşamını tanık olabileceğiniz Ubud geleneksel pazarın keşfi. "Ubud Art Market"te Bali'ye özgü el yapımı ahşap oymalar, batik kumaşlar, hasır çantalar, gümüş takılar, resimler ve çeşitli geleneksel hediyelik eşyalar bulunur. Ubud'da serbest zamanın ardından, yerel bir restoranda öğle yemeği. Daha sonra, adanın doğu kesimine doğru hareket. 3000 metrenin üzerindeki rakımıyla adanın en yüksek noktası olup halen aktif bulunan ve Bali mitolojisinde çok önemli bir yere sahip kutsal Agung Yanardağı (Balili Hindular için Gunung Agung, tanrıların yaşadığı kutsal bir mekân olarak kabul edilir) eteklerindeki Bali'nin en büyük ve en kutsal tapınağı kabul edilen "Pura Besakih" Tapınağı'nı ziyaret. Bu tapınak "Ana Tapınak" olarak da adlandırılır ve yaklaşık 1.000 yıldan uzun süredir Balili Hinduların ruhani merkezi olarak kabul edilmektedir. En tepesine çıkıldığında tapınak çok güzel ve etkileyici bir manzaraya sahip... Akabinde, XVII. yüzyılda Klunglung Krallığı döneminde başkentlik yapmış olan Klungkung'a doğru yola devam. Burada bulunan ünlü "Kerta Gosa" adlı tarihi mahkeme ve tören salonu binasını ziyaret. Binanın duvarlarındaki muhteşem resimlerde, bir yandan zalimler ve suç işleyenleri cehennemde bekleyen cezalar diğer yandan ise cennetteki ödüller betimlenmekte. Ayrıca Taman Gili adlı zarif tarihi su bahçesi de bölgenin önemli simgelerindendir. Gezinin sonunda, Sanur'daki otelimize dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
22 Mayıs 2027 Cumartesi Bali - İstanbul

Dinlenme, alışveriş veya kişisel keşifler için Bali'nin son gününün keyfini çıkarma fırsatı. Otel olanaklarından faydalanabilmeniz (check-out saati öğle 12:00'dir), sahilde vakit geçirebilmeniz veya çevreyi bireysel olarak keşfedebilmeniz için transfer saatine kadar serbest zaman. Akşam saatlerinde havalimanına transfer ve Türk Hava Yolları'nın TK311 no.lu uçuşu ile saat 21:20'de İstanbul'a hareket.
23 Mayıs 2027 Pazar İstanbul
Saat 05:30'da İstanbul'a varış.