Başlangıç Günü
11 Mayıs 2027 Salı günü saat 21:00'de İstanbul Havalimanı'ında buluşma.
12 Mayıs 2027 Çarşamba İstanbul - Addis Ababa - Windhoek - Kalahari

Ethiopian Hava Yolları ile saat 00:10'da hareketle saat 05:30'da Addis Ababa'ya varış ve buradan saat 08:35'te hareketle ve saat 13:20'de ülkenin neredeyse tam ortasında yer alan Namibya Cumhuriyetinin başkenti Windhoek'e varış. Karşılama'dan sonra, Khomashochland bölgesinin kalbinde ve 1654 metre yükseklikte bulunan başkentin şehir turu için hareket. Verimli bir vadide yer alan ve Eros ve Auas'ın muhteşem dağ sıralarıyla çevrili olan Windhoek'in etrafında bulunan sıcak su kaynaklarından dolayı ilk yerliler tarafından "buharın yeri" veya "ateş suyu" olarak anılan şehre Almanlar 1890 da yerleşir. "Rüzgarın yeri" anlamına gelen Windhoek ismi ise 1914 de ülkeyi işgal eden Güney Afrikalı'lar tarafından verilir. Günümüzde sakin, tam bir Avrupa taşra şehri görünümündeki kozmopolit Windhoek nispeten küçük bir başkent sayılmaktadır. Uluslararası standartlara göre bir başkent için küçük olmasına rağmen Windhoek ülkenin siyasi, ekonomik ve kültürel merkezi olmaya devam ediyor. İnsanlar meşgul ama rahatlar ve stres burada alışılmadık bir kavram gibi görünüyor. İlk olarak, ülkenin sömürge karşıtı direnişine ve silahlı bağımsızlık mücadelesine adanmış Bağımsızlık Anıt Müzesi'ni ziyaret. Tur sırasında 1932 yılında inşa edilen, başlangıçta Tintenpalast bahçeleri olarak adlandırılan ve 1990'da Namibya'nın bağımsızlığını kazanmasının ardından bugünkü adını alan Parlamento Bahçeleri; Mimar Gottlieb Redecker tarafından tasarlanan, Alman Evanjelik Lüteriyen Kilisesi'ne ait ikonik Christuskirche kilisesi; tarihi Windhoek Trans-Namib tren istasyonu binası; Alte Fest (eski Kale); kaldırım kafeleriyle dolu geniş caddeler; yumuşak renklerdeki eski Alman evleri ve ışıldayan ofis blokları görülecek yerler arasında… Gezinin ardından, Botswana'nın büyük bir kısmını kaplayan ve Güney Afrika, Angola, Zimbabwe, Zambya ve Namibya'ya kadar uzanan ve susuz ülke anlamına gelen Kalahari Çölü bölgesine hareket. Mariental bölgesinin ideal bir konumunda bulunan lodge'umuza varış ve yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme "lodge" da.
13 Mayıs 2027 Perşembe Kalahari Çölü - Maltahöhe - Sesriem - Namib Naukluft

Kalahari geniş bir yarı çöl ve otlaklar, çalılıklar ve seyrek ağaçlık alanlardan oluşan "savan" bölgesidir. Bölgeye düşen yağış miktarı az olduğu için "çöl" olarak adlandırılır. Sabah, kendine özgü toprak yapısı ve bitki örtüsüne sahip Kalahari Çölü'nde bir "buşman" rehber eşliğinde yürüyüş. Çölün asıl sakinleri olan Buşmanların adı, beyaz sömürgeciler tarafından önemli bir etnik grup olan San halkına verilmiş. Ufak boylu olan San halkı, çalıların arasında, doğayla uyum içinde, yarı göçebe olarak yaşamakta ve bilinen hiç bir dile benzemeyen "klik dili" konuşmakta. Dilin damağa sürtmesiyle birlikte ünsüz harflerden oluşan "klik" sesleriyle iletişim kurmaktalar. Buşmanlar buraya "Dünyanın Ruhu" diyorlar, bu bölge için duygusal bir tanımlama! Kalahari'nin kurak topraklarında yaşayan Buşmanların doğal çevresi, yaşam tarzı ve geleneklerini keşfedip bu ilginç deneyimi yaşadıktan sonra kızıl kum tepelerini aşarak Kalahari çölünde bir safari yapacağız. Yarı kurak bir iklime sahip olan Kalahari'de zürafa, değişik antilop türleri, gazel, mirket, devekuşu, zebra ve bir çok kuş türü yaşamakta. Safari ve öğle yemeğinin ardından, Maltahöhe'ye doğru hareket. Köyün okulu tarafından yönetilen Nama gençlik Korosu gösterisi: Renkli Nama giysileri içindeki çocukların el hareketleri eşliğinde, zevk ve gururla eğlenceli şarkılar söyleyerek gerçekleştirdikleri bu gösteri size duygu dolu anlar yaşatacak. Ardından, Nubib ve Zaris sıradağlarının arasından geçerek dünyanın en büyük millî parklarından biri olan Namib Naukluft'a hareket. Akşam yemeği ve geceleme Sesriem'de "lodge" da.
14 Mayıs 2027 Cuma Namib Naukluft - Sossusvlei - Dead Vlei - Sesriem Kanyonu - Solitaire - Walvis Bay

Sabah, Atlas Okyanusu'na 1600 km boyunca paralel olarak uzanıp genişliği 50-160 km arasında değişen ve
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış dünyanın en eski çölü Namib'in keşfi. Sossusvlei'de, 300 metre'yi aşan dünyanın en yüksek kum tepelerini görebilirsiniz. Namib Çölü'nün bütün güzelliğini sergilendiği bu bölge elmas yatakları bulunduğu için sadece 1977 den beri geziye açık. Göz alabildiğince ufka doğru uzanan nefes kesici kum tepeleri, güneşin hareketine göre solgun turuncudan parlak kırmızıya, pembeden mor rengine dönüşen inanılmaz bir renk cümbüşü sergilemekte... Ve Dead Vlei, kumlukların arasında yer alan ve üzerinde hayalet gibi duran sadece bir kaç ölü ağacın bulunduğu kurumuş bir göl. Sossusvlei'de öğle yemeğinin ardından, Atlas Okyanusu'na doğru yola çıkış. "Kervan geçmez" ıssız bir yerde bulunduğu için Solitaire adını taşıyan kasabadan geçerek Kuiseb Kanyon'unda 6 km boyunca ilerleme. Kuiseb Nehri, Orange Nehri'ne kadar uzanan uçsuz bucaksız taşlı ovalarla çölün arasında bir sınır oluşturmakta. Ülkenin hemen hemen ortasından geçen Oğlak Dönencesi'ni aşarak, Namib Çölü ile Atlantik Okyanusu'nun buluştuğu bölgede yer alan, Namibya'nın Okyanus'a açılan kapısı Walwis Bay şehrine doğru yola devam. Akşamüstü, Erongo Bölgesi'nde bulunan Namibya'nın ana limanı ve ülkenin en büyük kıyı şehri Walwis Bay'e varışı takiben Walvis Bay Lagünü kıyısında yer alan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
15 Mayıs 2027 Cumartesi Walvis Bay - Swakopmund - Walvis Bay

Walvis Bay'ın doğal limanı yüzyıllardır stratejik önem taşımış olup uzun süre İngiliz ve ardından Güney Afrika yönetiminde kalmıştır. Namibya bağımsızlığını 1990'da kazanmasına rağmen Walvis Bay resmen 1994 yılında Namibya'ya devredilmiştir. Bu bölgenin en dikkat çekici özelliklerinden biri Walvis Bay Lagünüdür. Kahvaltının ardından, Walvis Bay Lagünü'ne hareket. Pelikan Point'a kadar uzanan bir tekne turu yaparak zengin bir ekosisteme sahip Walvis Bay'in çok iyi korunmuş doğal bölgelerinin keşfi. Gezi esnasında flamingo, pelikan, karabatak gibi bölgeye özgü kuş türlerinin ve yunusların yanı sıra Walwis Bay Lagünü'nün ucunda yaşayan devasa fok kolonisini ve istiridye yataklarını görebilirsiniz. Gezi ve deniz kenarında yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Walwis Bay'in hemen kuzeyinde bulunan, turizm merkezi olarak tanınan ve kendine has bir atmosfere sahip Swakopmund'a doğru yola devam. Atlantik Okyanusu ile çöl arasına sıkışmış, palmiyelerle süslü sahiliyle bu güzel şehrin keşfi. O dönemde Walvis Bay limanı İngiliz kontrolünde olduğu için Alman İmparatorluğu tarafından XIX. yüzyıl sonlarında, devrin Güney Batı Afrika kolonisinin alternatif bir liman ve kıyı yerleşimi oluşturmak için inşa edilen Swakopmund, adını Swakop Nehri'nden alıyor. Modern ve kozmopolit bir görünüme sahip olan şehir, Rössing maden ocağının açılışından sonra gelişerek günümüzde Namibya'nın en önemli tatil beldesi olmuş. 1910'da inşa edilen fener, dalgakıran, eski postane ve tipik alman evlerinden oluşan sömürge mahallesi gezileri. Keyifli şehirde serbest zamanın ardından otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
16 Mayıs 2027 Pazar Walvis Bay - Twyfelfontein - Damaraland

Angola'nın hemen güneyinde, Kunene Nehri'nden başlayarak Swakop Nehri'ne kadar uzanan kıyı şeridi boyunca İskelet Sahili, yüzyıllar boyunca, yoğun sis ve güçlü akıntıların karışımı sonucunda birçok gemi enkazına sebebiyet vermiş. Kahvaltının ardından, önce gemi kalıntılarının görebileceğiniz vahşi okyanus kıyısını takip edip kuzeye doğru yola çıkış. Çöl yolundan ilerleyerek "inselberg" dedikleri adalar şeklinde dik yamaçlı izole kayalardan oluşan ilginç doğal zenginliklerine sahip Damaraland bölgesine doğru yolculuk. Bu bölgede 2.573 metre ile ülkenin en yüksek dağı olan Brandberg'i de görebilirsiniz. Yol üzerinde yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, erozyonun şekillendirdiği harika manzaralara sahip Damaraland'ın iç kısımlarında bulunan jeolojik oluşumları ile ünlü Twyfelfontein gezisi. Bir açık hava galerisini andıran ve
tarafından Dünya Mirası Listesi'nde alınmış Twyfelfontein, Afrika'nın en zengin kaya resimlerine sahip. Kızıl kum taşından oluşan bir vadideki bu şaşırtıcı ve iyi korunmuş resimler gergedan, fil, deve kuşu ve zürafa gibi hayvanların yanı sıra insan ve diğer hayvanları betimlemekte. 120 milyon yıl önce meydana gelen bir volkan patlaması sonucunda hızlı soğumayla oluşan ve org borusu olarak andlandırılan devasa dikey bazalt oluşumları görülmesinden sonra, Khorixas'ın doğusunda yer alan "lodge" umuza yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme özgün mimarisiyle tanınan ve seyir noktasından gün batımını izleyebileceğiniz "lodge" da.
17 Mayıs 2027 Pazartesi Damaraland - Etosha

Sabah, 200 milyon sene önce sellerin getirdiği ağaç kütüklerinden oluşan Taşlaşmış Orman'ı keşfetmek üzere hareket. Boyu 30 metre ve çapı 6 metreyi bulan kütükler ilginç bir manzara sunmakta. Genişliği 50-160 km arasında değişen ve Atlas Okyanusu'na 1600 km boyunca paralel olarak uzanan Namib Çölü'nün sadece sisli bölgelerinde yaşayan ve merak uyandıran bir bitki olan Welwitschia Mirabilis'in keşfi. Yalnızca 2 yaprak ve bir kökten oluşup, dev bir görünüm alana kadar gelişip büyüyen bu bitkinin dünyada bir eşi daha yok. "Yaşayan fosil" olarak bilinen Welwitschia Mirabilis'in en eski örnekleri 1500 yıl öncesine uzanmakta. Daha sonra kuzeye doğru yola devam ve öğle yemeği için Kaokoland bölgesinin güney sınırındaki Kamanjab'a varış. Sapa bir yer olan Kaokoland'da, yolların gelişmesiyle, sayıları dünyada az kalmış yarı göçebe çoban kabilelerinden biri olan Himba halkının dağılmış yerleşimlerine ulaşmak artık daha kolay. Yarı çıplak vücutlarının yarattığı etkileyici dış görünüşleri ve geleneksel yaşam tarzlarıyla Himba'lar şüphesiz Namibya'nın en ilginç kabilesini oluşturmakta. Kaokoland'ın kurak tropraklarında yaşayan bu halkının yaşam tarzı ve geleneklerini keşfedebilirsiniz. Daha sonra, dünyaca tanınmış Etosha Millî Parkı'na doğru yola devam. Etosha Millî Parkı'nın kapıları gün doğumunda açılıp, gün batımında da kapanıyor. Parkın güneybatı girişi olan Andersson Gate yakınında bulunan, yaban hayatı için önemli bir besin kaynağı olan Mopane ağaçlarıyla çevrili "lodge"umuza yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme "lodge" da.
18 Mayıs 2027 Salı Etosha Millî Parkı

Bugün, en dikkat çekici özelliği olan ve beyaz tuz düzlükleri anlamına gelen devasa Etosha Pan'dan adını alan Etosha Millî Parkı'nın keşfi. Ayrıca birçok küçük gölet (waterholes) bulunan, bünyesinde yoğun bir yaban hayat barındıran 22 270 kilometrekarelik Etosha Millî Parkı'nın batısından doğusuna uzanıcağımız safari turu. Afrika'nın en büyük millî parklarından biri olan parkın bu bölgesinde siyah gergedan, aslan ve çok sayıda file rastlamak mümkün. Hayvanların arasında saklanmayı sevdikleri yüksek otlardan oluşan değişik manzaraları ve zengin bir faunayı keşfedeceksiniz: siyah kafalı İmpala; soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olup, Etosha'da sayısı 300' ü bulan siyah gergedan; Namibya'nın simgesi ve Afrika'nin en güzel antiloplarından biri olan uzun sivri boynuzlara sahip oryx; Damara dik-dik ler; aslanlar; filler; zürafalar; zebralar; kuşlar; sürüngenler... Okaukuejo'da, su içmek için gölete sürü halinde gelen ve aralarında siyah gergedan, fil ve arslarında olduğu vahşi hayvanları yakından gözlemleyebilirsiniz. Öğle yemeği parkta. Akşamüstü, parkın doğu kapısı olan Von "Lindequist Gate" in hemen yanında bulunan "lodge"umuza yerleşme. Muhteşem gün batımının ve bu esnada su içmeye gelen hayvanların seyri. Akşam yemeği ve geceleme "lodge" da.
19 Mayıs 2027 Çarşamba Etosha - Divundu

Sabah, Namibya'nın en yeşil bölgesi olan Caprivi Şeridi'ne doğru yola devam. Yol boyunca Rundu'ya doğru ilerledikçe manzara yavaş yavaş değişiyor ve yeşilin yoğunluğu artıyor. Günümüzde resmî olarak Zambezi Bölgesi olarak adlandırılan Caprivi bölgesi Kuzey Botswana, Zambia ve Zimbabwe'ye bağlanan dar fakat yaklaşık 400 kilometre uzunluğunda bir şerit oluşturmakta. Caprivi Şeridi'nin ortaya çıkışı oldukça ilginçtir. 1890 yılında Almanya, dönemin şansölyesi Leo von Caprivi adına bu bölgeyi elde ederek Zambezi Nehri üzerinden doğuya ulaşmayı amaçlamıştır. Ancak daha sonra Victoria Şelaleleri'nin nehir ulaşımını engellediği anlaşılmıştır. Suyun bol olduğu bu bölgede çoğunlukta olan Kavango halkının yaşadığı tipik kulübeler ile çok sayıda geleneksel köyü görebilirsiniz. Büyük bir yerleşim olan Rundu'da öğle yemeği. Transcaprivi yolunu takip ederek öğleden sonra Divundu'ya varış ve Okavango Nehri'nin kıyısında bulunan "lodge"umuza yerleşme. Burası yerli halk tarafından "Paradishi Ghomumbiru" yani "küçük cennet" olarak da nitelendirilmekte. Angola'nın orta kesimlerinde doğan ve Kubango olarakta bilinen Okavango Nehri, Batı Caprivi'yi aşarak Divundu'den itibaren güneye doğru sapar ve Botswana'da Kalahari havzasına karışıp bir iç delta oluşturur. "Lodge"un gözlem terasından nehrin muazzam manzarasını seyretmeye doyamayacaksınız. Akşam yemeği ve geceleme "lodge" da.
20 Mayıs 2027 Perşembe Divundu

Bölge, Afrika'nın önemli vahşi yaşam koridorlarından biridir. Sabah erken, gün doğuşunu seyredip, Botswana sınırındaki taşkın bölgesi Mahango Parkı'nda arazi araçlarıyla safariye çıkış. Bwabwata Millî Parkı'nın batısında yer alan koruma altındaki Mahango rezervinde çok sayıda fil, su aygırı, bufalo, değişik antilop cinsleri, samur, 400 kadar kuş türü gibi farklı hayvanlar yaşamakta. "Lodge"a dönüş, seyahatin yorgunluğunu atabilmeniz ve tesisten yararlanabilmeniz için serbest zaman. Okavango Nehri'nin seviyesi, Botswana'ya girmeden önce Popa Şelalesi olarak bilinen bir dizi akıntıyla 4 metre yükseklikten düşer. Akşamüstü, Okavango Nehri üzerinde su aygırları eşliğinde Popa Şelalesi'ne kadar yapacağınız tekne turunda aperatiflerinizi yudumlarken gün batımını seyredebilirsiniz. Adına rağmen, Popa Şelalesi yüksekten dökülen büyük bir şelale değildir. Kuvarsit kaya sırtı nehrin akışını bölerek çok sayıda kanal ve çağlayan oluşturur. Su seviyesi yükseldiğinde bu kaya oluşumlarının büyük kısmı su altında kalabilir. Kurak dönemde ise daha belirgin şekilde görülebilir. Okavango Nehri şelaleden sonra Botswana'nın içinde birkaç kola ayrılıp dev bir bataklık bölgesine dönüşür. Öğle yemeği, akşam yemeği ve geceleme "lodge" da.
21 Mayıs 2027 Cuma Divundu - Kongola - Chobe

Sabah, Doğu Caprivi'de bulunan Kongola'ya doğru yola çıkış. Okavango ve Kwando nehirleri arasında 180 kilometre boyunca uzanan ve Caprivi Şeridi'nin en büyük millî parkı olan 32 kilometre genişliğindeki Bwabwata'yı boydan boya geçiş. Angola'da doğan Kwando Nehri, üzerinden geçtiği topraklara göre ad değiştirmekte: Caprivi'yi geçtikten sonra doğuya doğru sapar ve Namibia ile Botswana arasında doğal bir sınır oluşturup Linyati adını alır. Daha sonra da Zambezi Gölü'nün doğusunda Chobe Nehri'ni oluşturur. Son olarak da Zambiya ile Botswana arasında doğal bir sınır olan Zambezi ile birleşir. Yol üzerinde geleneksel bir köyde mola. Köy ziyareti sırasında Caprivi halkının geleneklerinde yaygın olan ahşap mask, tabure, davul, deri işçiliği ve taş oymacılığının yanı sıra geleneksel balık tutma ve tahıl sepeti örme işlerini de görebilirsiniz. Botswana sınırına doğru yola devam. Sınırı Ngoma Köprüsünden geçerek Chobe Millî Parkı'na giriş kapısı olan Kasane'ye varış. Parkın sınırında yerel bir lokantada öğle yemeği. Chobe Botswana'nın en büyük ikinci millî parkıdır. Afrika'nın en büyük fil sürüleriyle meşhur Chobe Millî Parkı gergedan hariç Afrika faunasının en önemli türlerine ev sahipliği de yapmakta. Otçul hayvanlrın yoğunluklu olarak bulunduğu bölge, yırtıcı hayvanların göz hapsinde olduğu için, sık sık av sahneleriyle karşılaşmak mümkün. Chobe Nehri'nin kıyısında bulunan "lodge"umuza yerleşmenin ardından Chobe Nehri'nin kıyılarına gelen büyük yabani hayvan popülasyonunu gözlemleyebilmek için tekne turu. Akşam yemeği ve geceleme "lodge" da.
22 Mayıs 2027 Cumartesi Chobe - Viktoria Şelaleleri

Sabah erken, büyük fil sürüleri ile bilinen Chobe Parkı'nda son bir safari yapmak üzere 4x4 arazi araçlarıyla hareket. Öğlene doğru, kuzeydoğu ucunda bulunan Zimbabwe sınırını geçmek için yola çıkış. Kasane'den 85 kilometre uzaklıktaki heybetli Viktoria Şelaleler'ine varışı takiben "lodge"umuza yerleşme. Lodge, toplam uzunluğu 2 660 kilometre olan ve Nil, Zaire ve Niger'den sonra Afrika'nın dördüncü uzun ırmağı olan Zambezi'ye hakim bir konumda bulunmakta. Öğle yemeğinin ardından, Zimbabwe tarafında, şelalelerin keşfi. Yaklaşık 1708 metre genişliğinde ve 108 metre yüksekliğinde olan dünyanın en büyük şelalesi Victoria,
tarafından Dünya Mirası Listesi'nde alınmış. 1852-1856 yılları arasında bu bölgelerde ilk defa büyük çapta keşif yapan İskoç misyoner doktor David Livingstone, şelaleleri ilk gören Avrupalı olmuş. Livingstone, yerliler tarafından "gürleyen duman" anlamına gelen Mosi-oa-Tunya olarak adlandırılan şelaleye, Kraliçe Victoria'nın anısına Victoria Şelaleleri adını vermiştir. Dünyanın yedi doğal harikasından biri olarak bilinen şelaleler, Zimbabwe'deki Victoria Şelaleleri Millî Parkı ile Zambiya'daki Mosi-oa-Tunya Millî Parkı'nın bir parçasını oluşturmakta.
Afrika geleneksel dans gösterileri ve canlı Afrika müziği eşliğinde akşam yemeği Zimbabwe halkının sıcaklığı ve misafirperverliği ile tanışacağınız "Boma" da. Geceleme "lodge"da.
23 Mayıs 2027 Pazar Viktoria Şelaleleri - Addis Ababa - İstanbul

Sabah, el sanatları pazarlarında son alışverişleri ve/veya şelaleleri ve Batoka Gorge'u havadan izleyebileceğiniz helikopter turu (Flight of Angels) gibi kişisel aktiviteleri yapılabileceğiniz transfer saatine kadar serbest zaman. Ethiopian Hava Yolları'nın ET 823 no.lu uçuşu ile saat 13:05'te hareketle 21:40'ta Addis Ababa'ya varış ve buradan Ethiopian Hava Yolları'nın ET 720 no.lu uçuşu ile saat 23:10'da İstanbul'a hareket.
24 Mayıs 2027 Pazartesi İstanbul
Saat 04:45'te İstanbul Havalimanı'na varış.