22 Haziran 2027 Salı İstanbul - Vilnius - Trakai - Vilnius

İstanbul Havalimanı'ndan Türk Hava Yolları'nın TK1407 sefer sayılı uçuşu ile saat 07:50'de hareket. Saat 10:45'te Baltık ülkelerinin en büyüğü ve en güneydeki devleti olan Litvanya'nın başkenti Vilnius'a varış. Litvanya tarih boyunca birbirine oldukça yakın mesafelerde konumlanmış olan dört farklı başkent görmüştür: Litvanya devletinin doğuş noktası olarak kabul edilen Kernave; Litvanya'nın çok kültürlü yapısını yansıtan Trakai; 1920-1940 yılları arasında Polonya'nın Vilnius'u işgali sırasında geçici başkent görevini üstlenen ve XX. yüzyılda bağımsızlık mücadelesinde kritik rol oynayan Kaunas; ve 700 yıldır ülkenin siyasi merkezi Vilnius. Karşılamanın ardından, Vilnius'tan 28 kilometre uzaklıkta bulunan ve 1323 yılına kadar Litvanya Büyük Dükalığı'nın ilk başkenti olan, göllerle çevrili eşsiz konumlu Trakai'ye doğru yola çıkış. Litvanyalıların hafta sonları ve yaz tatillerinde akın akın geldikleri, masalsı görüntüsü ile ülkenin simgesi haline dönüşen sayfiye kasabası ve Karaim kültürünün merkezi Trakai'ye varışı takiben Karaimlerin kültürü ile tanışma. Trakai'nin en belirleyici özelliklerinden biri de Litvanya'nın en küçük azınlık grubu olan ve kendilerine has Kıpçak Türkçesi'ni konuşan Karaimlerin XIV. yüzyıldan beri burada yaşamaları. "Kıbın" adı verilen Karaimlere ait geleneksel börek çeşitlerini tadacağınız öğle yemeğinin ardından, rengarenk ahşap evleriyle Trakai'nin keşfi. XV. yüzyılda Galve Gölü'nün küçük bir adasının büyüleyici bir konumunda inşa edilen, gölün en ikonik manzarasını oluşturan kırmızı tuğlalı mimarisiyle Litvanya'nın en tanınmış kalesi gezisi. Kırmızı tuğlalarla yapılmış müstahkem kale, yüzyıllar boyunca hem savunma amacıyla hem de Litvanya Büyük Dükleri'nin konutu olarak kullanılmış. Galve Gölü'nde bir tekne gezisinin ardından, Neris ve Vilnia nehirlerinin birleştiği noktada kurulmuş olan Vilnius'a dönüş ve tarihî şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
23 Haziran 2027 Çarşamba Vilnius / Midsummer Şenlikleri

Ülkenin kültürel, ekonomik ve siyasi merkezi Vilnius Baltık başkentlerinden en küçüğü olmasına karşın en hareketli ve tarihî açıdan da en zenginidir. Vilnius, XIV. yüzyılda Büyük Dük Gediminas'ın buraya yerleşmesiyle yeni başkent unvanına kavuşmuş. Büyük Dük Gediminas'ın torunu Jogaila'nın, Polonya Kraliçesi Jadwiga'yla evlenmesiyle iki ülke birleşmiş ve sonraki yüzyıllarda Vilnius altın çağını yaşamıştır. 1795 yılında Rus İmparatorluğu'nun
eline geçen Litvanya, 1991 yılında Sovyetler Birliği'nden ayrılarak bağımsızlığını yeniden kazanan ilk Baltık cumhuriyeti olmuştur. Vilnius, yüzyıllar boyunca Litvanyalılar, Polonyalılar, Yahudiler, Ruslar ve daha birçok farklı topluluğun bir arada yaşadığı, Avrupa'nın en köklü kültür merkezlerinden biridir. Bu çok kültürlü miras, şehrin Gotik, Barok ve Klasik mimarinin iç içe geçtiği taş döşeli sokaklarında, zengin mutfağında ve günlük yaşamında bugün dahi tüm canlılığıyla hissedilmektedir. Kahvaltının ardından, yürüyerek gotik, barok ve rönesans mimarisiyle
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış olan Vilnius şehri turu: Barok sanatının mücevheri Aziz Piyer ve Paulus Kilisesi; barındırdığı "Meryem Ana" ikonasının mucizevi olduğuna inanılan, dolayısıyla önemli bir hac noktası olan Şafak Kapısı ve Şafak Şapeli; Aziz Anne Kilisesi; XVIII. yüzyılda yeniden Barok stilinde inşa edilen Litvanya Büyük Dükleri'nin taç giydikleri Katedral; Belediye Meydanı; yayalara ayrılmış Pilies Caddesi ve ucundaki 1579'da kurulan ve Avrupa'nın en eski üniversitelerinden biri olan Vilnius Üniversitesi'nin görkemli binaları görülecek yerler arasında. Eski kalenin ayakta kalan tek parçası olan ve başkentin en güzel manzaralarını sunan kırmızı tuğlalı Gediminas Kalesi'ne fünikülerle çıkış. Yerel bir restoranda, folklorik gösteriler eşliğinde yenecek öğle yemeğinden sonra Midsummer kutlamaları etkinliklerinden önce dilediğiniz gibi gezebilmeniz için Vilnius'ta serbest zaman. Daha sonra, Litvanya'nın ilk devlet merkezlerinden biri olarak kabul edilen, pagan geçmişiyle ünlü Kernave'ye hareket. Kernav? arkeolojik peyzajını anlamanızı sağlayacak olan Arkeoloji Müzesi'nin yanı sıra, açık hava müzesi niteliğinde olan, XIII. ve XIV. yüzyıllarda bölgede yaşamış insanların evlerini ve günlük yaşamını canlandırmak amacıyla yeniden inşa edilmiş Orta Çağ Yerleşimi'ni ziyaret. Gezilerden sonra, ateşler, çiçek taçları, halk dansları ve doğa ritüelleriyle kutlanan Litvanya'nın en köklü ve en görkemli yaz gündönümü festivallerinden biri olan "Midsummer" (Jonines/Rasos) şenlikleri izlemek için
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve antik Balt kabilelerinin yaşadığı tarihi alanlarda gerçekleştiği Kernav? Arkeolojik Alanı'na hareket. Pagan dönemden gelen bu kutlama, güneşin en yüksek noktaya ulaştığı, günlerin en uzun olduğu ve doğanın en canlı olduğu dönemi simgeler. Akşam yemeği piknik şeklinde. Geceleme otelde.
24 Haziran 2027 Perşembe Vilnius - Kaunas - Kuronian Yarımadası - Nida - Klaipeda

Kahvaltının ardından, Litvanya'nın ikinci büyük şehri Kaunas'a doğru yola devam. Nemunas ile Neris nehirlerinin birleştikleri stratejik bir yerde XI. yüzyılda kale çevresinde kurulan XX. yüzyıl modernist mimarisiyle Kaunas'a varış. Kaunas iki dünya savaşı arasındaki dönemde gerçekleşen olağanüstü kentsel ve mimari dönüşümü nedeniyle "İyimserliğin Mimarisi" (1919-1939) olarak
Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Panoramik olarak tarihî şehrin keşfinden sonra, dünyanın en büyük kehribar rezervlerinin bulunduğu Baltık Denizi'nin kıyılarına doğru yolculuk. Öğle yemeği için Klaipeda'ya varış. Klaipeda'dan feribotla Kuronian Lagonu'nu 15 dakikada geçerek
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış olan Kuronian yarımadasına varış ve Neringa Millî Parkı'nın keşfi. Kuronian yarımadası efsaneye göre güzelliği dillere destan, iyi kalpli bir dişi dev olan mitolojik figür Neringa tarafından Baltık Denizi'nin dalgalarından köylüleri ve tarlaları korumak için kum taşınarak oluşturulmuştur. Bu gezi esnasında Litvanya ile Rusya'nın Kaliningrad bölgesi arasında yer alan, uzunluğu 98 kilometre olan ve genişliği 0,4 ila 4 kilometre arasında değişen Kuronian Yarımadası'nda nefes kesen kum tepeleri; XIX. yuzyılın ortasında 2000 tondan fazla kehribarın denizden toplandığı balıkçı köyü Juodkrante ve efsanevi pagan şahsiyetlerin betimlediği çok sayıdaki ilginç tahta heykellerin sergilendiği "Cadılar Tepesi" nde yürüyüş. Daha sonra, doğa içindeki büyüleyici hikayesine sahip kehribar galerileri ve hediyelik eşyaları dükkanlarının bulunduğu Nida'ya doğru yola devam. "İlham verici bir doğa ve huzur mekânı" olarak gördüğü Nida'da, 1929 yılında Edebiyat Nobel ödüllü Alman yazar Thomas Mann'ın yazlık evi gezisi. Kuronian Lagonu'nun güzel görüntülerine hakim Altın Kum Tepeleri'ni gezdikten sonra, anakaraya dönüş ve Hitler tarafından 1939'da Reich'a eklenen Litvanya'nın tek büyük limanı Klaipeda'ya varış. Eberhardt von Sein'ın 1252 yılında inşa ettirdiği Memelburg Kalesi'nin adını alan ve Alman etkileri taşıyan eski Memel'de panoramik şehir turu: tarihi şehir merkezi, şair Simon Dach'ın heykelinin bulunduğu Tiyatro Meydanı, neo-gotik postane binası. Gezinin ardından, merkezdeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
25 Haziran 2027 Cuma Klaipeda - Palanga - Siauliai - Rundale - Riga

Kahvaltının ardından, 18 kilometre uzunluğunda ve 300 metre genişliğinde beyaz kumsalların ve şehrin simgesi olan yayaların gezmek için kullandıkları 470 metrelik bir tahta iskelenin bulunduğu, Litvanya'nın Baltık Denizi kıyısındaki meşhur bir termal tatil beldesi olan Palanga'yı gezmek üzere hareket. Botanik bahçesine dönüştürülen Litvanya ve Polonya kökenli soylu bir aileye mensup olan Kont Tyszkiewicz Sarayı'nın bahçeleri gezisi. Baltık aristokrasisinin XIX. yüzyılda tercih ettiği Palanga'yı terk ederek, Siauliai'de bulunan ve hayret uyandırıcı bir görüntü sergileyen, binlerce haçın yükseldiği eşsiz kutsal alan Haçlar Tepesi'nde gezi. Sovyet döneminde defalarca tahrip edilmesine rağmen her seferinde yeniden oluşturulan Haçlar Tepesi, Katolik inancının yanı sıra Litvanya halkının özgürlük ve direniş ruhunu temsil edip Litvanya'nın en önemli dini ve kültürel simgelerinden biridir. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden ve Letonya sınırını geçtikten sonra, Riga'ya 80 kilometre uzaklıkta bulunan Rundale Sarayı'na doğru yola devam. Baltık ülkelerinin "Versailles'ı" olarak anılan Rundale Sarayı'nı ziyaret. St. Petersburg'daki Kışlık Saray'ın da mimarı olan ünlü İtalyan mimar Bartolomeo Rastrelli tarafından Rus İmparatorluğu döneminde 1736-1768 yılları arasında Baltık bölgesinde küçük ama etkili bir devletin hükümdarı olan Courland Dükü Ernst Johann von Biron için tasarlanan yazlık saray, görkemli salonları, zarif Rokoko süslemeleri ve Fransız tarzı bahçeleriyle Letonya'da Barok ve Rokoko mimarisinin en görkemli örneğidir. Gezinin ardından, yemyeşil orman manzarası eşliğinde, Baltık Denizi'ne dökülen ülkenin en büyük nehri Daugava'nın iki yakasında gelişmiş, Baltıkların en büyük kenti ve Avrupa'nın en zengin Art Nouveau mimarisi yapılarına sahip şehirlerinden biri olan Riga'ya doğru yola devam. Akşamüstü, Orta Çağ'da kutsal Roma Germen İmparatorluğu'na bağlı, güçlü bir askeri ve siyasi güç haline gelip Baltık bölgesinde kendi devletlerini kuran Teuton Şövalyeleri tarafından kurulan Letonya başkenti Riga'ya varış ve şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
26 Haziran 2027 Cumartesi Riga

Sabah, 1201 yılında Daugava Nehri'nin kıyısında kurulmuş ve 2001'de kentin kuruluşunun 800. yılı vesilesiyle gösterişli bir biçimde restore edilmiş olan ve
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan eski "Hanseatik" şehrinin yürüyerek gezilmesi. Riga, Baltık ve Kuzey Denizi'nin çevresindeki ticari birlikteliği ile tanınmış Hansa Birliği'nine bağlıydı. Almanlar, Polonyalılar, İsveçliler, Ruslar, Naziler ve 1991'e kadar tekrar Ruslar tarafından ele geçirilmiş olan Riga'nın son derece hareketli bir geçmişi vardır. 1930 lerde inşa edilen eski Zeppelin ambarlarında kurulan Riga merkez pazarı gezisinden sonra, Livonya tarikatı Kalesi, Dome Meydanı'nda yükselen ihtişamlı Azize Meryem Dome Katedrali, Aziz Piyer Kilisesi, XV. yüzyıldan kalma Riga'nın en eski evleri olan Üç Biraderler, Tüccarlar Birliğine ait Kara Kafalılar Evi, İsveç Kapısı, Barut Kulesi, Özgürlük Anıtı, Büyük Lonca ve hemen yanında Küçük Lonca binaları gibi tarihi şehrin önemli yapılarının görülmesi. Riga'nın kent merkezi, her üç binadan birinin insan ve hayvan figürleri, geometrik desenler, mitolojik motifler ve zarif dekoratif süslemeleriyle ön plana çıktığı XX. yüzyılın başına özgü Art Nouveau stilinin en güzel örneklerini sergilemekte. Aralarında ünlü Rus mimar Mikhail Eisenstein'ın imzasını taşıyan birçok Art Nouveau-Jugendstil yapının bulunduğu Elisabetes ve Alberta sokaklarının keşfi. Zarif süslemeler, insan ve hayvan figürleri, geometrik desenler, mitolojik motifler. Gezi esnasında, Baltıklar'daki Art Nouveau mirasına adanmış tek müze olan, dönemin özgün mobilyaları, dekorasyonları ve spiral merdiveniyle ziyaretçilere XX. yüzyıl başı Riga'sında gerçek bir yolculuk sunan Art Nouveau Müzesi'ni ziyaret. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Letonya'nın 1940-1991 yılları arasında Nazi Almanyası ve Sovyetler Birliği tarafından işgal edildiği dönemleri anlatan ülkenin en önemli tarih müzelerinden biri olan, işgalin izlerinin henüz silememiş olduğunun işareti Riga İşgal Müzesi'ni ziyaret. Stalin donemi mimarisini yansitan Bilimler Akademisi Binası dıştan görülmesi. Daha sonra, Riga'yı dilediğiniz gibi keşfetmek için serbest zaman. Tarih ve mimarinin yanı sıra Riga kafeleri, restoranları, parkları ve kültürel etkinlikleriyle de Baltık bölgesinin en canlı şehirlerinden biridir. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
27 Haziran 2027 Pazar Riga - Turaida - Parnü - Tallinn

Sabah, Riga'nın kuzeydoğusunda, ülkenin iç kesimlerinde bulunan, doğal güzelliğiyle tanınan Letonya'nın en önemli millî parkı Gauja'ya hareket. Turaida Açık Hava Müzesi'ni gezmek üzere Mağaraları ve Orta Çağ yapıları ile tanınan Gauja Nehri'nin kıyısındaki Sigulda'ya varış. XIII. yüzyılın başında kırmızı tuğlalarla inşa edilen, kulelerinden Gauja Nehri Vadisi'nin ve çevredeki ormanların muhteşem manzaraları izlenebilen, ünlü "Turaida Gülü" efsanesiyle ülkenin en önemli kültürel miraslarından biri olarak kabul edilen ve eski yerel Livonya dilinde "tanrıların bahçesi" anlamına gelen Turaida Kalesi; Gauja Vadisi'nin doğal güzellikleri arasında yer alan, Letonyalı heykeltıraş ve ressam Indulis Ranka'nın granit taşından yapılmış olan büyük ölçekli açık hava heykellerinin sergilendiği Halkın Şarkısı Parkı ve 1750 yılında inşa edilen Letonya'nın en eski ahşap kiliselerinden biri olan, Letonya'nın en ünlü aşk ve sadakat efsanelerinden biri olan Turaida Gülü (Maija) efsanesiyle özdeşleşen Turaida Evanjelik Lüteriyen Kilisesi gezileri. Estonya sınırını geçtikten sonra, Baltık Denizi'nin uzun kumsallarını takip ederek, bir zamanlar çarların seçkin uğrak yeri ve Estonya'nın Baltık Denizi kıyısındaki en gözde tatil beldesi olan Parnü'ya hareket. Estonya'nın güneybatısında, Pärnu Nehri'nin Baltık Denizi'ne ulaştığı bölgede yer alan Pärnu uzun kumsalı, yemyeşil parkları, karakteristik ahşap villaları ve köklü spa geleneğiyle öne çıkan, Estonya'nın "yaz başkenti" olarak anılan zarif bir sahil şehri. Pärnu'da yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, şehirde kısa bir gezinti. Daha sonra, seyahatin en kuzey noktası olan, Baltık Denizi'nin bir kolu olan Finlandiya Körfezi'nin güney kıyısındaki Tallinn'e doğru yola devam. "Şarkı Söyleme Devrimi" ile anılan Estonya, 20 Ağustos 1991 tarihinde, üç Baltık ülkesi arasında Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan eden ilk ülkedir. Estonya'nın küçük, şirin başkenti Tallinn'e varışı takiben şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği, Tallinn'in tarihî dokusunu yaşatan Belediye Binası Meydanı'nda, Orta Çağ atmosferini yansıtan tipik bir tavernada. Geceleme otelde.
28 Haziran 2027 Pazartesi Tallinn

Orta Çağ'da Baltık bölgesinin en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak güçlü lonca yapılarıyla öne çıkan Tallinn, Hansa Birliği'nin önemli bir üyesi olarak Kuzey Avrupa ticaretinde merkezi rol oynadı. Kahvaltının ardından, Baltık ve Kuzey ülkelerin arasında gotik mimarisinin en güzel örneklerine sahip olan ve
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış "Vanalinn" olarak adlandırılan Tallinn şehrinin tarihî bölgesinin keşfi. Orta Çağ'dan kalma surları, kuleleri, dar sokakları ve Gotik yapılarıyla Avrupa'nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehir merkezlerinden biridir. Yürüyerek yapılacak masal diyarı atmosferindeki bu şehir turu esnasında bugün Parlamento olan Toompea Kalesi surları, görkemli Rus Ortodoks Alexander Nevskij Katedrali, Meryem Ana'ya adanmış Estonya'nın ana Luteryan kilisesi "Toomkirik" Dome Katedrali, XV. yüzyılda inşa edilen Baltık bölgesindeki en eski gotik belediye binası "Tallinna Raekoda", şehrin kalbi kabul edilen büyüleyici "Raekoja Plats" meydanı, renkli cepheli Orta Çağ tüccarların evleri, zanaatların ve ticaret loncalarının bulunduğu binalar görülecek yerler arasında. Öğle yemeği ve tarihî şehrin Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında dilediğiniz gibi dolaşarak kişisel keşiflerde bulunabilmeniz için serbest zaman. Akşam yemeği folklorik gösterileri eşliğinde Orta Çağ temalı yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
29 Haziran 2027 Salı Tallinn - İstanbul

Kahvaltının ardından Tallinn şehir turuna devam. İlk olarak, Tallinn'in modern yüzünü keşfedeceğimiz panoramik tur sırasında 1938 yılında Estonya'nın bağımsızlık döneminde neo-barok tarzda inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı, ülkenin bağımsızlığını yeniden kazanma sürecinde önemli rol oynayan "Şarkı Söyleme Devrimi"nin anıldığı Şarkı Festivali Alanı, Tallinn'in kuzeydoğusunda yer alan ve doğa ile şehir yaşamını bir araya getiren Pirita mahallesi, yat limanı ve 1980 Moskova Olimpiyatları için inşa edilen Olimpiyat Yelken Merkezi başlıca görülecek yerler arasında. Daha sonra, Rus Çarlığı hakimiyetinde olduğu dönemlerde Büyük Petro (I. Petro) tarafından Rus Çariçesi I. Katerina onuruna XVIII. yüzyılın başlarında inşa ettirilen zarif Kadriorg Sarayı'nı ziyaret. Kadriorg İtalyan mimar Nicola Michetti tarafından yazlık saray olarak tasarlandı. Kadriorg Sarayı, Barok mimarisi, zengin sanat koleksiyonları ve göz alıcı bahçeleriyle Tallinn'in en önemli tarihi ve kültürel simgelerinden biridir. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Tallinn'in en büyük parkı Kadriorg Parkı'nda bulunan Baltık bölgesinin en büyük sanat müzesi ve Estonya'nın en prestijli sanat müzesi Kumu Müzesi'ni ziyaret. Modern mimarisiyle de dikkat çeken müze XVIII. yüzyıldan günümüze uzanan Estonya sanatı koleksiyonlarının büyük kısmını barındırmakta. Gezinin ardından, havalimanına transfer ve Türk Hava Yolları'nın TK1424 no.lu uçuşu ile saat 19:45'te hareketle saat 23:10'da İstanbul'a varış.