Polonya Senfonisi

Baltık Denizi'ne kıyısı olan, Osmanlı İmparatorluğu'nun Lehistan olarak adlandırdığı Polonya Rusya'nın batısında, Çek Cumhuriyeti'nin kuzeyinde, Almanya'nın doğusunda yer almakta. Polonya, çok köklü bir tarihi geçmişe sahip. X. yüzyılın ortalarında kurulan Polonya Devleti, XIV. yüzyıldan XVII. yüzyıla kadar en güçlü dönemini yaşamış. Ancak, çeşitli istilalar yüzünden ülke toprakları Prusya, Rusya ve Avusturya arasında paylaşıldı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra uzun mücadele ve sıkıntıların ardından, 1918 yılında Versailles Antlaşması'yla bağımsızlığı sağlandı. 1939 yılında hem Nazi Almanyası'nın ve hem de Rusya'nın işgaline uğradı. Yıkıcı bir savaş ve büyük sarsıntılar atlatan Polonya, günümüzde olağanüstü bir kültürel mirasa ve her konuda geniş bir çeşitliliğe sahiptir.
Polonya'ya yapacağınız bu yolculuk sizi bu güzel topraklarının çeşitliği ile tanıştıracak: küllerinden yeniden doğan Varşova; Polonya'nın en büyük liman şehri Baltık Denizi'nin incisi Gdansk; Nicolaus Copernicus'un doğum yeri olan masalsı Orta Çağ şehri Torun; Polonya tarihi açısından özel bir öneme sahip olan Poznan; 2016 yılı Avrupa kültür başkenti ilan edilen ve belki de Polonya'nın en güzel ve romantik şehri Wroclaw; eserleriyle tarih kokan Krakow; İnsanlığın utanç kaynaklarından biri Auschwitz-Birkenau; muhteşem kaleler ve saraylar; Chopin, Kopernik ve Mickiewicz gibi müzik, bilim ve edebiyatta adını tarihe yazdırmış üç büyük Polonyalı'nın izleri...
TURUN ÖZELLİKLERİ
- Zengin tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri ile Polonya'nın mücevherleri Gdansk, Torun ve Krakow'un yanı sıra Polonya'da görülmesi gereken başlıca yerleri içeren çok kapsamlı bir program;
-
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Varşova tarihi merkezi, dünyanın en büyük tuğla kalelerinden biri olan Malbork Kalesi, Torun tarihi merkezi, Krakow tarihi merkezi, Wieliczka Tuz Madeni, Auschwitz-Birkenau Nazi Toplama Kampı ve Wroclaw'daki Centennial Hall tur programında yer almakta; - Ayrıca gezinin kültürel dokusunu zenginleştiren Varşova Ayaklanması Müzesi, Su Üzerindeki Saray, Kopernik'in evi, Avrupa Dayanışma Merkezi, Wawel Kalesi ve Katedrali, Wawel Oryantal Sanatları Koleksiyonu, Leonardo da Vinci'nin "Kakımlı Kadın" Tablosu görülecek miraslar arasındadır;
- Varşova'da Chopin piyano resitali;
- Oliwa Katedrali'nde org dinletisi;
- Avrupa'nın en uzun ahşap iskelesinde gezinti;
- Kara yolları ağının düzenli olduğu ülkede, konforlu otobüsler ile kolay yapılacak bir yolculuk;
- Konaklamalar iyi konumlu dört yıldızlı otellerde;
- Yemeklerde, yöresel mutfağın değişik lezzetlerini tatma fırsatı.
15 Mayıs 2027 Cumartesi Istanbul - Varşova
İstanbul Havalimanı'ndan, Türk Hava Yolları'nın TK1265 no.lu uçuşu ile saat 07:40'ta hareketle 09:10'da, 1596'dan beri Polonya'nın başkentliğini yapan Varşova'ya varış. Ülkenin ortasından geçen 1.047 kilometre uzunluğundaki en büyük nehri Vistül üzerinde yer alan şehir, Baltık Denizi'nden yaklaşık 360 kilometre uzaklıkta bulunmakta. İkinci Dünya Savaşı'nda âdeta yerle bir olan Varşova, Sovyet İktidarı döneminde geniş alanlar üzerine inşa edilmiş. Eski ve yeni binaların iç içe geçtiği dev bir metropol olmuş. Karşılamadan sonra, "Stare Miasto" olarak anılan Varşova'nın tarihi kalbini keşfetmek üzere hareket. 1980'li yıllarda tarihi yapılara sadık kalınarak yeniden inşa edilen ve yıkılan parçaların bazıları binaların dış cephelerine yerleştirilen Stare Miasto, Varşova'nın tarihini büyük başarıyla yansıtmasından dolayı 16 Temmuz 2027 Cuma Varşova
Kahvaltının ardından, başkentin keşfine devam. Varşova'da, savaş yıllarını hatırlatan çok sayıda anıt, heykel ve duvar resmi görmek mümkün. Polonya halkının düşman işgalinden kurtulmak için kahramanca mücadele ettiği Varşova Ayaklanması'nı anlatan çarpıcı eserlerle dolu, şehrin mücadelesinin 60. yıldönümünde açılmış Direniş Müzesi'ni ziyaret. Eski bir tramvay santrali binasında yer alan müze, savaş sırasında askerî olayları, sivillerin günlük yaşamını, şehrin yıkımını, ayaklanmanın Polonya tarihindeki yeri gibi çeşitli konuları sergileyerek 1 Ağustos 1944'te Alman işgaline karşı başlayan ve 63 gün süren Varşova Ayaklanması'nın hikâyesini açıklıyor. Daha sonra, Varşova Üniversitesi'nin karşısında yer alan ve ünlü Polonyalı besteci Frédéric Chopin'in kalbinin saklandığı kutsal Haç Kilisesi'ni ziyaret. Fryderyk (Frédéric) François Chopin, fransız babası Nicolas (Mikolaj) Chopin'in çocuklarının vasisi olarak çalıştığı Kont ve Kontes Skarbek'in malikanesinde dünyaya geldi. Varşova Lisesi'nde öğretmenlik yapan ve asil ailelerin çocuklarına özel eğitim veren ve bir Polonyalı hanımla evlenen Mikolaj Chopin Polonya'yı hiç terk etmedi. Piyano ile ilk temasları evde, erken çocukluk döneminde olan, oğlu Frédéric, yedi yaşından itibaren bestelemeye başladığı ilk "Polonez"ler, marşlar ve diğer kompozisyonlar sayesinde dahi çocuk olarak nitelendirilir. Ülkenin farklı bölgelerine yaptığı birçok gezi genç Chopin'e Polonya kültürünün hazinelerini ve Polonya halk ezgilerini öğrenme olanağı sağlar. 1826 yılında Yüksek Müzik Okulu'nda eğitimine devam eden Chopin ilk ciddi eserlerini besteler ve "Varyasyon", "Fantezi" ve "Rondo" gibi parçaları genç sanatçıya konser salonlarının kapılarını açar. Aşık olduğu Konstancja adlı Varşova Konservatuar Şan bölümü öğrencisi ilk konsertosunun ilham kaynağı olur. 1830 yılında Viyana'ya yaptığı ilk gezisinin başarısı virtüozun daha büyük ölçüde turne organize etmesini teşvik eder. Viyana'da iken, Polonya'da "Kasım Ayaklanması"nın patlak verdiğini öğrenir. Bu olayın sonucunda, sevdiklerini arkasında bırakan ve vatan hasreti çeken Chopin olumsuz etkilenir ve büyük bir huzursuzluk yaşayarak aşırı duygularını notalarına yansıtır. "Devrimci Etüd" ve ilk "Scherzo", "Balad", "Noktürn", "Polonez" ve "Mazurka"lar gibi eserlerini besteler. Ancak klasik akımın merkezi olan Viyana'da Polonya karşıtı havanın güçlenmesiyle Chopin için en iyi çözüm Fransa'ya gitmektir. Polonya'ya bir daha dönmemek üzere Eylül 1831'de Romantik Dönemin sanat başkenti Paris'e ulaşır. Burada Liszt, Berlioz, Hiller, Heine ve Mickiewicz ile dost olup başkentin önde gelen "Salon" adı verilen özel toplantı yerlerinde sık görülmeye başlar. Paris'de kibar, intellektüel çevrelerin, asillerin gözdesi olur. Franz Lizst tarafından, ünlü yazar George Sand ile 1836 yılında tanıştırılır. Chopin yaratıcı dehasının patlamasını bu ilişkiye borçludur. Tüberkülozun belirtilerine rağmen 1837-1847 yılları arasında yeni "Balad"lar, "Noktürn"ler, "Fantezi"ler, "Polonez"ler, "Scherzo"lar, "Mazurka"ların yanı sıra, "Impromptu" "Sonat" ve "Barkarol" gibi en seçkin eserlerini besteler. Büyük aşk yazarın çocuklarının yüzünden bozulur. George Sand'dan ayrıldıktan sonra konser vermek için İngiltere'ye giden Chopin, bu yolculuktan Paris'e oldukça zayıf düşmüş olarak döner. Aradan bir yıl geçmeden, Frédéric Chopin 17 Ekim 1849'da, 39 yaşında iken Paris'te, veremden ölür ve Père Lachaise mezarlığı'nda defnedilir. Vasiyeti üzerine bestecinin kalbi Polonya'ya gönderilir. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Frédéric Chopin'in eserlerine adanmış samimi bir konser salonunda piyano resitalinin dinlemesi. Ardından, Kraliyet Sarayı'ndan Lazienski Parkı'na kadar giden ve Kraliyet yolu olarak adlandırılan yolun keşfine devam. Üzerinde bulunduğu 74 hektar alan ile Varşova'nın en büyük parkı olan Lazienki, içinde dolaşan Sincaplar, tavus kuşları ve göletleriyle bir açık hava müzesini andırmakta. Kral II. Stanislaw August tarafından yaptırılan saray-park kompleksi aynı zamanda Kraliyet Hamamı Parkı olarak bilinmekte. Lazienki Parkı'nda bestecinin kulağına notaları fısıldayan el şeklindeki ağacı tasvir eden Chopin'in bronz anıt heykelini gördükten sonra, Polonya'nın XVIII. yüzyılın klasik tarz mimarisinin en görkemli örneğini temsil eden "Su Üzerindeki Saray"ı ziyaret. Hamam olarak inşa edilen yapı 1764'ten itibaren Kral Stanis?aw August Poniatowski tarafından yazlık saray olarak yeniden düzenlenmiş. Sarayda kraliyet koleksiyonlarını görmek mümkün. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.17 Mayıs 2027 Pazartesi Varşova - Gdansk
Almanya 1939'da Polonya'yı işgal ettikten sonra, iki milyondan fazla Polonya Yahudisi Alman kontrolü altına girdi. Almanlar işgal altındaki topraklarda en az bin getto oluşturdu. En büyük getto, Polonya'nın başkenti Varşova'daydı. Kahvaltının ardından, eski Yahudi Gettosu'nun duvarlarının bulunduğu bölgenin keşfi. II. Dünya Savaşı'nda 1940'ta Nazi işgalcilerin Yahudi yerleşim birimleri olarak adlandırdıkları Varşova "Gettosu", neredeyse yarım milyon Yahudi'nin hapsedildiği en büyük mahalleydi. Gezinin ardından, ülkenin siyasal ve ekonomik alanlarda kalbini oluşturan Varşova'dan ayırlarak Polonya'nın kuzeyindeki, Polonya (Pomorze) ve Almanya (Pommern) arasında bölüşülmüş olan, Baltık Denizi'nin güney kıyısında yer alan tarihi Pomerania bölgesine doğru otobüsle yola çıkış. Bu stratejik konumu Gdansk'a ekonomik ve politik bir önem kazandırarak, Hansa Birliği'ne üye olmasına ve yörenin başkenti konumuna gelmesine neden olmuş. Yolda yerel bir restoranda öğle yemeği. Akşamüstü, Pomerania bölgesinin (Pomerania Voyvodalığı) başlıca şehri ve Polonya'nın Baltık Denizi'nin kıyısındaki en önemli limanı olan Gdansk'a varış. Mimarisinde Hansa Birliği'nin izlerini taşıyan ve dünyanın kehribar başkenti olarak da tanınan Gdansk'ın tarihi merkezinde, şehrin simgesi olan tarihi yük vincinin yükseldiği upuzun rıhtımı ile pitoresk Motlawa Nehri kıyısında yer alan otelimize yerleşme. Otelin merkezi konumu sayesinde tarihi şehirdeki başlıca turistik yerlere yürüyerek ulaşılabilir. Akşam yemeği ve geceleme otelde.18 Mayıs 2027 Salı Gdansk - Sopot - Gdansk
Eski Alman adı Danzig olan Gdansk, Orta Çağ'dan beri Slav Polonya ile Teuton Prusya arasında ihtilafa konu olmuş fırtınalı bir geçmişe sahiptir. Şehir, Vistül Nehri'nin Baltık'a döküldüğü noktada bulunduğu için Hansa Birliği'nin en zengin limanlarından biri haline geldi. Tahıl, kereste, kehribar ve katran ihracatıyla büyük servet kazandı. Hansa dönemi zenginliğinin en güzel izleri arasında sayılan nehir kıyısındaki depoları, tüccar evleri ve ünlü Vinç'tir (?uraw). 1308'de şehir Töton Şövalyeleri'nin yönetimine geçti. 1454'ten sonra yeniden Polonya'ya bağlandı ve geniş özerklik elde etti. 1793'te Polonya'nın paylaşımı sırasında Prusya'ya geçti ve Alman İmparatorluğu'nun önemli limanlarından biri oldu.
Almanya, I. Dünya Savaşı sonunda yenildiğinde Versailles Antlaşması ile Danzig, Milletler Cemiyeti'nin himayesi altında "Özgür Şehir Danzig" haline gelir. 1922 yılında ise Polonya'nın gümrük sınırları içine alınır. Böylece Polonya'nın erişebileceği ve kullanacabileceği bir liman olur. Hitler ise, Danzig liman bölgesiyle birlikte düzenli bir ulaşımın sağlanabileceği bir koridorun Almanya'ya iade edilmesini ister. Polonya bunu kabul etmedi. Polonya'nın Almanlar tarafından işgali ile, Gdansk yeniden Almanya'ya katılır. Polonya Seferi'nin başlangıç tarihi olan 1 Eylül 1939, II. Dünya Savaşı'nın başlangıcı olarak da kabul edilir. Bu liman, II. Dünya Savaşı'nın sonunda Gdansk adını alarak Polonya'ya bağlı bir şehir haline gelir ve burada bulunan Almanlar ise gitmeye zorlanırlar. 1980 yılında Gdansk, Lech Walesa önderliğindeki grevcilerin kurduğu, "Solidarnosc" (Dayanışma) hareketinin yuvası olur ve Gdansk tersanelerinde başlayan grevler tüm Polonya'ya yayılır. Uzun müzakereler ve siyasi değişimlerin ardından komünist yönetim iktidarı paylaşmak zorunda kaldı. Bu sendika, Sovyet Bloku'nda devlet tarafından tanınan ilk bağımsız işçi sendikasıydı. 1990-95 yılları arasında Polonya Cumhurbaşkanı olan Lech Walesa, 1983 Nobel Barış Ödülü sahibidir.
Gdansk, Sopot ve Gdynia şehirleri ile birlikte "Trojmiasto" (Tricity) yani "Üçleme Şehir" olarak adlandırılmakta. Gün boyunca, Baltık kıyısındaki Gdansk ve Sopot'un keşfi. lk olarak Gdansk tarihi merkezi gezisi. Şehrin görkemli giriş kapıları; birbirinden güzel evlerin sıralandığı Gdansk'ın en ünlü caddesi olan Uzun Pazar (Dlugi Targ); şehrin sembolü Neptün Çeşmesi; Baltık ve Kuzey Denizi'nin çevresindeki ticari birliliği ile tanınmış Hansa Birliği'nin tüccarlarının toplantı yeri olarak kullanılan Artus Sarayı; Belediye Binası; şehrin bir diğer simgesi olan Motlawa Nehri kenarındaki devasa tarihi Vinç (Zuraw); tuğladan yapılmış Azize Meryem Kilisesi ve "Dayanışma Meydanı Tersane İşçileri Anıtı" görülecek yerler arasında. Son olarak, 1980'de başlayan işçi direnişinin merkezi olan Gdansk doklarında inşa edilen ve Avrupa'nın en önemli siyasi tarih müzesi olarak da bilinen Avrupa Dayanışma Merkezi'ni ziyaret. Daha sonra, Oliwa Katedrali'nde org dinletisi. Ardından, kaplıcaları ile bilinen bölgenin gözde tatil beldesi Sopot'a hareket. Burada bulunan Avrupa'nın en büyük ahşap iskelesinde gezinti. Geziler sırasında yerel bir restoranda öğle yemeği. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
19 Mayıs 2027 Çarşamba Gdansk - Malbork - Torun
Kahvaltının ardından, Gdansk'tan 60 kilometre güneydoğusunda, Nogat Nehri kıyısında yer alan Polonya'nın en görkemli, en etkileyici Orta Çağ kalesi ve Avrupa'nın en büyüğü olan Malbork Kalesi'ni gezmek üzere hareket. Kutsal Roma Germen İmparatorluğu'na bağlı Töton Şövalyeleri tarikatı tarafından 1276 yılında yapılan ve daha sonra ki dönemlerde büyütülen kale, Polonya, Prusya ve Alman izlerini taşımakta. Kuzey Baltık bölgelerini kontrol altında tutmak için yapılan ve aynı zamanda manastır görevi gören kale Meryem'in Kalesi anlamına gelen "Marienburg" adıyla tanınmış. 1309 yılında Şövalyeler, Pomeranya bölgesini fethettikten sonra Töton Tarikatı'nın merkezini Venedik'ten Malbork'a taşımaya karar verirler. 1410 yılında Töton Şövalyeleri, kaleden 90 kilometre güneyindeki Grunwald ovasında Polonya kralı'nın ve Litvanya Büyük Dükü'nün ortak ordusunun saldırısında büyük bir yenilgiye uğrarlar. Kale kuşatmalar sonuncuda yenik düşer ve kapılarını Polonya ordusuna açar. 1466 yılında adı Lehçe'de (Polonya dili) Malbork olarak değiştirilen kale Polonya hükümdarlarının konutlarından biri haline gelir.
20 Mayıs 2027 Perşembe Torun - Poznan - Wroclaw
Günümüzde Polonya 16 voyvodalığa ayrılmıştır. Örneğin başlıca şehri Varşova olan Mazovya Voyvodalığı; başlıca şehri Gdansk olan Pomeranya Voyvodalığı; başlıca şehri Poznan olan Büyük Polonya Voyvodalığı; başlıca şehri Krakow olan Küçük Polonya Voyvodalığı… Sabah, Polonya'nın beşinci büyük kenti, Büyük Polonya (Wielkopolska) Voyvodalığı'nın başkenti Poznan'a doğru yola çıkış. Büyük Polonya (Wielkopolska) adı, yüzölçümünün büyük olmasından değil, Polonya devletinin ilk ortaya çıktığı çekirdek bölge olmasından kaynaklanır. Bu nedenle Poznan, Polonya tarihinin en önemli şehirlerinden biri kabul edilir. Warta Nehri'nin kıyısında yer alan Poznan, çok düzenli şehir yapılanmasına sahip dokusuyla ülkenin önemli tarihi, ticari, endüstriyel ve eğitim kentlerinden birisi. Halkının %90'ı Katolik olan Polonya, Avrupa'nın en dindar ülkesi olarak tanınır. Poznan, Polonya devletinin Hristiyanlık dinini kabul ettiği yerdir. Polonya'nın ilk piskoposluğu, X. yüzyılda ülkenin ilk kralı tarafından şehrin simgesi olan "Katedral Adası"nda kuruldu. XIII. Yüzyılın sonlarında aldığı gümrüksüz ticaret imtiyazlarıyla önemli bir Avrupa ticaret merkezi haline gelen Poznan'ın, ekonomik ve kültürel büyümesi XV. ve XVI. yüzyıllarda zirveye ulaştı. XIX. Yüzyıl itibarıyla sanayileşmeye başlayan şehir, çelik ve demir yolu fabrikalarının kurulmasıyla önemli bir yol kat etmiş. 1793 yılında Prusya'ya katılan şehir tarihsel değişimleri yaşayıp bir çok olayı ve toplumsal acıyı yaşamış. İkinci Dünya Savaşı sırasında hasar gören binalar ise savaş sonrası yeniden yapılmış ve mimari açıdan, modernizm ve minimalizm kente egemen olmuş. Poznan, aynı zamanda Kırım Savaşı sırasında, Rusya'ya karşı mücadele edecek Polonyalı birliklerin örgütlenmesine yardımcı olmak amacıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'a gelen ve burada 26 Kasım 1855'te hayata gözlerini yuman Polonya'nın en önemli şairlerinden, Özgürlük Savaşı'nın ve Romantizm Dönemi'nin sembol isimlerinden Adam Mickiewicz'in şehridir. Poznan gezisi sırasında, Ostrow Tumski olarak bilinen Katedral Adası'nda bulunan Aziz Petrus ve Aziz Paulus Katedrali; sıralanmış rengârenk Orta Çağ ve Rönesans mimari yapılarının yanı sıra mitolojik kahramanlar Proserpina, Neptün, Mars ve Apollon'u tasvir eden dört çeşmesi ile tarihi pazar meydanı Stary Rynek; süslü cephesi ile kentin en önemi tarihi binalarından biri olan Belediye Binası; Polonya'daki en görkemli Barok kiliselerden biri Aziz Stanislaus Kilisesi görülecek yerler arasında. Poznan'da yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, güneybatı Polonya'da bulununan, Aşağı Silezya Voyvodalığı'nın başlıca şehri Wroclaw'ya doğru yola devam. Aşağı Silezya, Orta Avrupa'daki tarihi Silezya bölgesinin batı kısmıdır. Tarihsel olarak Polonya, Bohemya (Çek Krallığı), Habsburg Monarşisi, Prusya ve Almanya'nın yönetiminde bulunmuştur. Günümüzde ise büyük bölümü Polonya sınırları içinde, daha küçük bölümleri ise Çekya ve Almanya'da yer alır. Akşamüstü, Oder (Odra) Nehri üzerinde kurulmuş olan batı Polonya'nın en büyük şehri Wroclaw'ya varış ve otele yerleşme. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.21 Mayıs 2027 Cuma Wroclaw - Auschwitz* (Önemli Not) - Krakow
Kahvaltının ardından 2016 Avrupa Kültür Başkenti seçilen Polonya'nın en güzel ve en renkli şehirlerinden biri olan Wroclaw'ın yürüyerek keşfi. Şehir 120 den fazla köprü ile bağlı olan 12 ada üzerinde kurulmuş. Geçmişte Wratislav, Prezzla ve Breslau olarak tanınan Wroclaw tarih boyunca Almanlar, Çekler (Bohemyalılar) ve Avusturyalılar arasında çekişme konusu olmuş. Berlin'den sonra 1945 yılında Kızıl Ordu tarafından kurtarılan son Alman kalesi Wroclaw, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra temelli olarak Polonya'ya bağlanır. Oder Nehri, şehrin kalbi ve büyük Pazar Meydanı olan Rynek'in etrafında akmakta. Rengarenk evlerle çevrili meydanın göbeğinde Gotik ve Rönesans mimarisinin örnekleri olan eski kumaş borsası ve belediye binası; önemli dini yapıları olan Vaftizci Yahya Katedrali, 91 metrelik çan ve saat kulesiyle Elizabet Kilisesi, iki kulesi arasında bir köprü bulunduran Mecdelli Meryem Kilisesi, Beyaz Leylek Sinagogu; Mimar Max Berg tarafından 1911-1913 tarihleri arasında tasarlanan, 22 Mayıs 2027 Cumartesi Krakow - Wieliczka - Krakow
Sabah, eski Polonya krallarının oturdukları Voyvoda'nın başkenti olup, günümüzde de Küçük Polonya (Ma?opolska) Voyvodası'nın başlıca şehri olan Krakow'un keşfi. İlk olarak, 23 Mayıs 2027 Pazar Krakow - İstanbul
Sabah, müthiş şehir manzarasını seyretmek için Krakow tarihi şehrinin güneyinde, Vistül Nehri'nin kıyısında yer alan Wawel Tepesi'ne çıkış. Burada bulunan ihtişamlı kraliyet sarayı ve bitişiğinde bulunan katedralin gezileri. Krakow XI. yüzyılın başında bir katedral ile donatılır ve daha sonra, 1038 yılında ülkenin parçalanma ve kaos döneminden çıkmasını sağlayan reformcu hükümdarı I. Kazimierz Odnowiciel o dönemde Polonya'nın eski siyasi ve dini merkezi olan Gniezno şehrini terk ederek buraya yerleşir. XVI. yüzyılın başlarında Polonya kralı ve Litvanya Büyük Dükü I. Zygmunt en iyi yerli ve yabancı sanatçıları getirterek, buraya görkemli bir Rönesans sarayı inşa ettirir. XVII. yüzyıla kadar, kralların taç giydikleri katedralin bodrumunda kraliyet mezarları bulunmakta. Ayrıca, burada bir bölümde İstanbul'da ölmesine rağmen naaşı daha sonra Polonya'ya götürülen ve Wawel Katedrali'nde defnedilen Adam Mickiewicz; Adam Mickiewicz ile birlikte Polonya Romantizmi'nin en büyük şairlerinden biri olan, 1849'da Paris'te ölen ancak Polonya onu ulusal kahraman olarak gördüğü için naaşı 1927'de Krakow'a getirilen
Juliusz Slowacki ve Polonya kültüründe çok saygı gören, yaşamının büyük bölümünü Paris'te geçiren ve 1883'te orada ölen Cyprian Norwid gibi tanınmış Polonyalı şairlere ayrılmış. Katedralin kulesi ise, Kral I. Zygmunt'un emriyle dökülen ve Polonya'nın ulusal sembollerinden biri kabul edilen 1520 tarihli "Zygmunt" adlı dünyanın en büyük çanlarından birini barındırmakta. Daha sonra, Avrupa'daki en büyük Osmanlı çadırları koleksiyonunun sergilendiği Wawel Kalesi'nin Oryantal Sanat Koleksiyonu ve Polonya krallarının resmî kabul törenleri, diplomatik görüşmeler ve devlet işlerini yürüttükleri "Devlet Daireleri" ziyareti. Gezinin ardından, arzunuza göre keşfe devam edebilmeniz veya son alışverişleri yapabilmeniz için serbest zaman. Çok sayıda Rönesans ve Gotik tarzı yapı bulunduğu Krakow'un en eski sokaklarından biri olan Kanonicza Sokağı'nın yanı sıra Rynek Glowny'den başlayıp Wawel Tepesi'ne uzanan, Orta Çağ'da kralların taç giyme ve tören alaylarının geçtiği ve günümüzde restoranlar, kafeler, kiliseler ve dükkânlarıyla dolu canlı bir yaya sokağı olan Grodzka Sokağı'nda keyifli vakit geçirebilirsiniz.
Öğleden sonra geç saatlerde Krakow Havalimanı'na transfer ve Türk Hava Yolları'nın TK1274 no.lu uçuşu ile saat 20:20'de hareketle saat 23:40'ta İstanbul Havalimanı'na varış.
Varşova: Polonia Palace Hotel 4 *
Tripadvisor'a Git



Gdansk: Hanza Hotel 4 *
Tripadvisor'a Git



Torun: Bulwar Hotel 4 *
Tripadvisor'a Git



Wroclaw: Art Hotel Wroclaw 4 *
Tripadvisor'a Git



Krakow: PURO Kraków Stare Miasto 4 *
Tripadvisor'a Git



Rezervasyon Şartları:
Tura Kayıt: Yurt dışı seyahat talebiniz opsiyonlu olarak 7 gün tutulacak, tur ücretinin % 25 ini ve uçak biletlerini (uçak talep ettiğiniz takdirde) ödediğinizde seyahat rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır (ön ödeme miktarı turun niteliğine göre farklılık gösterebilir).Bakiyenin Ödenmesi: Tur ücretinin bakiyesini, seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar ödeyebilirsiniz.
Turun İptali: Rezervasyon ve ödemesini yapmış olduğunuz seyahatinizi 30 gün öncesine kadar iptal edebilirsiniz. Sürecin daha uzun olduğu durumlarda ise özel iade şartları turun iptal şartlarında belirtilir. Ödemiş olduğunuz tur ücreti, uçak ücreti hariç kesintisiz olarak, maximum 20 gün içinde iade edilecektir. Uçak biletlerinin iadesi ve geri ödenmesi ise, uçak şirketinin iptal şartlarına tabiidir.
Seyahat Sigorta Kapsamı: Bu sigorta poliçesi iki ayrı sigortayı kapsar:
1. Acentemizin hizmet verdiği üçüncü şahıslara karşı sorumluluğuna istinaden yapabileceği hata, kusur ve ihmalleri teminat altına alır ve mecburidir,
2. Sizlerin seyahatlerde karşılaşabileceğiniz ani sağlık sorunları, kazalar ve acil durumlar için güvence sağlayan bir sigorta türüdür. Bu sağlık ve kaza sigortası, sizi seyahat başlangıcı ile koruma altına almaya başlar ve seyahat boyunca devam eder. Mecburi değildir ve acentemizin, siz gezgin dostlarına bir hediyesidir. Ancak sigorta şirketiyle meydana gelebilecek herhangi bir anlaşmasızlıkta Dünyanınrenkleri/Polotur'un herhangi bir sorumluluğu yoktur. Bu policeyi yetersiz bulan gezginler, kendi sigorta sağlayıcılarına başvurarak ilave teminat isteyebilirler.
Uçak Biletleri Temini: İlerleyen tarihlerde uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebilir ve bu seyahat paketi fiyatına yansıyabilir. Bu nedenle tur ve uçak bileti rezervasyonunuzu öncelikle yaptırmanız size avantaj sağlayacaktır.
Tur Programının Uygulanması: Dünyanınrenkleri/Polotur ilan edilen programı aynen uygulamaya sorumludur. Ancak mücbir sebeplerden dolayı programın akışında değişiklikler yapabilir.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
- Yukarıda belirtilen otellerde oda+kahvaltı geceleme;
- 1. günden 8. güne kadar 8 akşam yemeği;
- 1. günden 8. güne kadar 8 öğle yemeği;
- Programdaki geziler ve ören yerleri girişleri;
- Tüm bahşişler ve tur lideri bahşişi dahil;
- Rehberlik hizmetleri;
- Sağlık içerikli Seyahat Sigorta Paketi.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
- İstanbul/Varşova ve Krakow/İstanbul uçak biletleri;
- Programda belirtilmeyen geziler;
- Her türlü kişisel harcama;
- Vize ücretleri.
*Dünyanın Renkleri Turizm özel seyahat sigorta paketi tüm seyahat ücretlerine dahildir. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçe, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan yolcuların tamamını kapsar. Poliçenin: Mesleki Sorumluluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Seyahat Sağlık bölümü ise, seyahat esnasında sağlık sorunları veya vefat durumunda, masraflarınızı: Yurt Dışı seyahatlerde 30 000 EURO ya; Yurt İçi seyahatlerde ise 10 000 TL sına kadar karşılar. Kapsam alanlarının detayını poliçenizde görebilirsiniz.
*Önemli Not: Auschwitz-Birkenau Anıtı'na ve Müzesi'ne giriş kuralları, son senelerde artan talepten dolayı katılaştırılmış olup, isim ve soyadlarını ihtiva eden giriş rezervasyonları 90 gün önceden yapılıp, bir daha değiştirilememektedir. Bu nedenle iç mekanları gezebilmek için bu tura 3 ay önceden kayıt yaptırmak gerekmektedir. Daha sonra tura katılan gezginler, Auschwitz-Birkenau'yu sadece dışarıdan görüp, gezi süresini köyde bekleyerek geçirebileceklerdir.
Bu nedenle, Auschwitz-Birkenau Anıtı'na ve Müzesi'ni gezebilmek için tura son kayıt tarihi 11 Şubat 2027'dir.