25 Ocak 2027 Pazartesi İstanbul - Kolombo
İstanbul Havalimanı'ndan, Türk Hava Yolları'nın TK732 no.lu uçuşu ile saat 19:30'da Türk Hava Yolları ile Kolombo'ya hareket.
26 Ocak 2026 Pazartesi Kolombo - Negombo

Saat 05:55'te Sri Lanka'nın giriş kapısı olan başkent Kolombo'nun kuzeyindeki Bandaranayke havaalanına varış ve karşılama. Kahvaltının ardından, Sri Lanka'nın batı kıyısında, tarihini, ticaretini ve yerleşimini şekillendiren ana su yolu olan Kelani Nehri'nin güneyinde yer alan, Budist, Hindu, Müslüman ve Hristiyan gibi farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadğı başkent Kolombo'yu keşfetmek üzere hareket. Portekiz, Hollanda ve Britanya dönemlerinde ada yönetiminin merkezi olduktan sonra Kolombo, Sri Lanka'nın 1815 yılında Britanya İmparatorluğu'na devredilmesiyle adanın başkenti olmuş ve 1948 yılında ülke bağımsızlığını kazandığında da başkent statüsü korunmuştur. Kelani Nehri'nin ağzı doğal bir koy oluşturduğu için bölge antik çağlardan beri gemilerin uğrak noktasıydı. 1505 yıllında Kolombo'ya gelen Portekizliler burayı resmî bir liman olarak düzenlemeye başladı. Hollandalılar 1656 yılında limanı devralarak daha düzenli bir ticaret merkezi hâline getirdiler. XIX. Yüzyılda İngiliz döneminde ise modern liman inşa edildi ve yapılan dev dalgakıran Kolombo'yu Güney Asya'nın en güvenli limanlarından biri yaptı. Büyük ölçüde deniz doldurularak inşa edilen bugünkü modern limanı ile Kolombo dünyanın en büyük yapay limanlarından birine sahip olup Sri Lanka'nın dış ticaretinin büyük bir kısmını gerçekleştirmektedir. Son hızla eski evlerin yerini alan gökdelenlerleriyle, sömürge dönemlerinden kalma mimarisiyle, gelişmekte olan karmakarışık bir şehir olan Kolombo'da şehir turu. Kolonyal mimarinin kalbi ve bugün finans merkezi olan şehrin en karakteristik noktası, İngilizlerin eski idari merkezi ve askeri garnizonu Kolombo Fort; Kolombo'nun ana pazarı olan meşhur Pettah mahallesi ve kuyumcuların bulunduğu "Sea Street"; 1908-1909 yılları arasında Hint-Saracenic tarzında inşa edilen kırmızı-beyaz Ul-Alfar Camii; Şiva'ya adanmış olan, karmaşık taş oymaları ile Sri Kaileswaram Hindu tapınağı; Kolombo'nun en önemli ve en görkemli Budist kompleksi Beira Gölü kıyısındaki Gangaramaya Tapınağı ve göl Üzerindeki Seema Malaka Meditasyon Tapınağı görülecek yerler arasında. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, Negombo'daki otelimize transfer ve yerleşme. Günün geri kalan kısmı okyanus kenarında, Palmiye ormanı ve göl ile çevrili olan sakin bir konumda bulunan otelde dinlenme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
27 Ocak 2027 Çarşamba Negombo - Anuradhapura - Mihinthale - Habarana

Kahvaltının ardından, Sri Lanka'nın en canlı, en otantik balık pazarlarından biri olan Negombo balık pazarı gezisi için otelden hareket. Daha sonra, Anuradhapura, Polonnaruwa ve Kandy ile sınırlı, adanın iç kesimlerindeki kültürel üçgeni keşfetmek üzere yola çıkış. Yaklaşık üç saatlik bir yolculuktan sonra seyahatin en kuzey noktası olan ve
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan kutsal şehir Anuradhapura'ya varış. Öğle yemeğinden sonra Anuradhapura'nın keşfi. Anuradhapura, MÖ III. yüzyılda, aydınlanma ağacı olarak kabul edilen Bodhi Ağacı fidanı'nın, bir Budist rahibe tarikatı kurucusu olan Sanghamitta isimli rahibe tarafından, Budizmi yaymak amacıyla buraya getirilmesiyle önem kazanır. M.Ö. III.- M.S. X. yüzyıllar arasında Sri Lanka'nın ilk dinî ve siyasi başkenti olan Anuradhapura, adada en uzun süre başkentlik yapan kent ünvanına sahipdir. Fakat Anuradhapura dönem dönem Güney Hindistan'dan gelen Tamil akınlarıyla sekteye uğramış. Nihayet, Anuradhapura Devleti, Hindistan'da güç kazanan Chola Devleti'nin 993 yılında kuzeyden başlayan işgaline uğramış ve 1017'de güney eyaleti Ruhuna'nın da kaybedilmesiyle tarih sahnesinden silinmiştir. Terk edilen başkent, yüzyıllar boyunca cangıl ormanın içinde gizli kalmış. Anuradhapura, XIX. yüzyılda İngilizler tarafından yeniden keşfedilince yeniden bir hac yerine dönüşür. Bodhi Ağacı ve antik kalıntılar gezisinin ardından, Anuradhapura yakınında bulunan ve Sri Lanka'da Budizm inancının tanındığı ilk yer olan Mihintale'nin keşfi. M.Ö. 247 yılında, Kral Devanampiya Tissa Mihintale Tepesi'nde avdayken büyük Hintli Budist imparator Ashoka'nın oğlu Mahinda ile karşılaşır. Mahinda kralın bilgeliği test edip iyi bir mürit olacağını düşünerek krala hızla din görüşünü değiştirttirir. Bundan dolayı Mihintale Sri Lanka Budizmi'nin beşiği olarak tanınır. Bir haç yeri olan ve birçok dini mabeti, manastırı ve mağarası bulunan Mihintale Kayası'nın tepesine ulaşmak için 1840 basamaklı merdivenleri tırmanmak gerekmekte. Gezinin ardından Habarana'ya transfer ve iki gece geçirmek üzere muhteşem bir doğanın içinde yer alan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
28 Ocak 2027 Perşembe Habarana - Sigiriya - Polonnaruwa - Habarana

Kahvaltının ardından, adanın eşsiz harikası, "Gökteki Kale" veya "kaya kale" olarak da nitelendirilen meşhur Sigiriya'yı keşfetmek üzere hareket. Sigiriya, V. yüzyılda Anuradhapuralı kral Dhatusena'nın oğlu I. Kashyapa tarafından inşa edilmiş. Kashyapa, devasa bir kayanın zirvesinde zaptedilemez bir kalenin yanı sıra bir de saray kurmaya çalışmış. Bölgenin tarihi önemi, antik Sri Lanka'nın karmaşık siyasi entrikalarıyla bağlantılıdır. Kral Kasyapa'nın ölümünden sonra Sigiriya terk edilmiş ve XIV. yüzyıla kadar Budist manastırı olarak kullanılmış. Kaya kalesi sadece askeri ve savunma özellikleriyle değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal unsurlarıyla da önemlidir.
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan eski saray kompleksi "Aslan Kayası" ismiyle de anılmakta. İki büyük aslan pençesi arasından yükselen merdiveni kullanarak eski kraliyet kalesi'nin kalıntılarının bulunduğu ve nefes kesen orman ile vadi manzarasına hakim Sigiriya Kalesi'nin tepesine çıkış. Tırmanışın ortalarına doğru, bir galeride 1600 yıllık kadın figürlü zarif duvar resimleri görebilirsiniz. Bu freskler, dönemin sanat ve estetiğine dair değerli bilgiler sunmakta. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, XI.-XIII. yüzyıllar arasında Sri Lanka'ya başkentlik yapmış olan Polonnaruwaya hareket. 993'teki Anuradhapura'nın tahribatından sonra eskiden geçici bir kraliyet meskeni olan ve saldırılara karşı daha korunaklı bir konumda bulunan Polonnaruwa yeni başkent olur. Sri Lanka tarihindeki ikinci Sinhala devleti 150 yıl kadar Polonnaruva'dan yönetilmiştir. XII. Yüzyılda altın çağını yaşayan kentte Kral Parakramabahu I. üç duvarla çevrilmiş, saraylar ve tapınaklar barındıran muhteşem bir bahçe-şehir yaptırır. Polonnaruwa, alışılmadık boyutları ve yapılarının doğa ile uyumları nedeniyle, Sri Lanka'da olağanüstü bir antik kent örneğidir. Ülkedeki en değerli Buda heykellerinden biri olan 14 metrelik Yatan Buda'yı burada da görebilirsiniz.
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan tarihi Polonnaruwaya gezisinden sonra, Habarana'daki otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
29 Ocak 2027 Cuma Habarana - Dambulla - Matale - Kandy

Kahvaltının ardından, Kuzey noktası Anuradhapura, Doğu noktası Polonnaruwa ve Güney noktası Kandy olan üç kadim başkentin oluşturduğu Sri Lanka'nın Kültürel Üçgeni içinde Mihintale ve Sigiriya gibi yer alan Dambulla'ya doğru hareket. Yol üzerinde, egzotik sebze ve meyvelerin satıldığı renkli bir pazarda mola. Daha sonra,
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Dambulla'ya varış. 160 metre yükseklikteki devasa bir kayanın içinde oyulmuş beş mabedi ile Sri Lanka'nın en büyük, en iyi korunmuş mağara tapınak kompleksi olan Dambulla, "Altın Tapınak" olarak da andlandırılmakta. Anuradhapura'dan uzak, mağaralarda 14 yılını sürgünde geçiren Kral Walagamba tekrar tahtı ele geçirince, buraya adanın en görkemli kaya tapınaklarını yaptırmış. Dambulla Mağaraları 22 yüzyıldır Budistler için bir kutsal hac yeridir. Gezinin ardından, ülkenin en iyi baharatlarının üretildiği Matale'ye doğru yola devam. Matale'ye varmadan önce, Sri Lanka'nın çok eski sanatlarından olan "Batik" için kullanılan kumaşların boyama tekniğini öğrenebileceğiniz bir atölye gezisi. Matale'de öğle yemeğinden sonra, tarçın, kakule, karabiber, kimyon, vanilya, karanfil gibi çeşitli baharatların, fıstıkların ve ayurvedik bitkilerin yetiştirildiği bir baharat bahçesi ziyareti. Gezinin ardından, Sri Lanka'nın ikinci büyük şehri ve Yüksek Topraklar'ın başkenti Kandy'ye doğru yola devam. Adanın kalbinde dağlarla çevrili bir alanda bulunan, göl kenarında kurulmuş olan Sri Lanka'nın son yerli krallığının başkenti ve ülkenin kültürel kalbi Kandy'ye varışı takiben otele yerleşme. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
30 Ocak 2027 Cumartesi Kandy - Numara Eliya - Kandy

Kahvaltının ardından, Yüksek Topraklar'da seyahat ederek Sri Lanka'nın en önemli çay üretim merkezi olan Nuwara Eliya şehrine doğru yola çıkış. Dolambaçlı yollardaki yolculuk sırasında göreceğiniz yemyeşil vadilerin, tepelerin yamaçlarında ve kıyılarında yer alan çay bahçelerinin, derelerin, şelalelerin ve puslu dağların yarattığı müthiş güzellikler sunuyor. XIX. yüzyılın sonundan itibaren çayıyla anılan bir ülkeye dönüşmeye başlayan Seylan'da ilk deneysel çay bitkileri 1824 yılında Çin'den ve 1839 yılında Assam'dan getirilmiş. Kahvesiyle meşhur ülkede, 1870'lerde "hemileia vastatrix" adlı bir mantar hastalığından dolayı kahve ağaçlarının neredeyse tümü tahrip olunca ticari çay üretimi yavaş yavaş başlamış. Nesillerden beri "Ceylon Tea" Sri Lanka ekonomisinin belkemiğini oluşturarak, ülkenin kaderi için önemli bir rol oynamış. Bugün Çin, Hindistan, ve Kenya'dan sonra çay üretiminde dünyanın dördüncü büyük ülkesidir. 2000 metre yükseklikte yer alan Nuwara Eliya bölgesi, Sri Lanka'da en önemli çay üretim merkezi olup en kaliteli çayları yetiştirilmekte. Yol üzerinde bir çay plantasyonunda mola vererek, çay üretim fabrikası gezisi. Öğle yemeği için, serin ikliminin ve çevresindeki muhteşem doğanın sayesinde bir sayfiye yeri olan, Nuwara Eliya şehrine varış. "Işık şehri" anlamına gelen Numara Eliya kırmızı telefon kulübeleri, kırmızı tuğlalı postanesi, Sri Lanka'nın en iyilerinden biri olan golf sahası, Viktorya dönemi mimarisi binaları ile "Küçük İngiltere" olarak da adlandırılmakta. Ayrıca, eşsiz iklimi ve genellikle sabahın erken saatlerinde sisli, keskin havası ve canlandırıcı atmosferi ile tipik bir İngiliz ortamı sunmaktadır. Kazaklar ve şapkalar Nuwara Eliya halkının giyiminin önemli bir parçasıdır. Nuwara Eliya gezisinin ardından, öğleden sonra Kandy'ye dönüş ve serbest zaman. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
31 Ocak 2027 Pazar Kandy - Pinnnawela - Kandy

Mahaweli Nehri üzerinde ve son kral Sri Wickrama Rajasinha tarafından 1807 yılında inşa edilmiş yapay bir gölün kıyısında bulunan Kandy'nin adı, tepe anlamına gelen ve Singala dilinde bir kelime olan "Kanda" dan gelir. XIV. Yüzyılın başlarından itibaren Kandy, Budizm'in iki büyük mezhebi olan Mahayana ve Theravada'nın merkezi olur. 1470 yılında Sinhala kralların başkenti olduğunda şehir, "Kanda Uda Pas Rata" yani "beş bölgeden oluşan dağlık Krallık" olarak biliniyordu. Yeni ikamet eden kraliyet ailesi ve soyluların ihtiyaçlarını karşılamak için kutsal tapınak alanının yanında bir "ızgara şehir" kuruldu. Krallar, Portekizliler'in ve Hollandalılar'ın geçici işgal dönemi hariç, 1815 yılında, Avrupa'nın sömürge yönetimi döneminde İngilizlerin Sri Wickrama Rajasinha'yı devirmelerine kadar bağımsızlıklarını muhafaza edebilirler. Kandy, 1815 yılına kadar Sri Lanka'nın başkenti olarak kalmıştır. Bugünkü Kandy adı, sömürge döneminde "Kanda Uda Rata"nın İngilizceleştirilmiş bir versiyonudur.
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Kandy şehir turu esnasında, büyüleyici bir deneyim olan "puja" ayinlerinin yer aldığı saatlerde, ülkenin en kutsal mabetlerinden biri olan "Sri Dalada Maligawa" yani "diş tapınağı" nın gezisi. İnanışa göre, Buda'nın cesedi yakıldıktan sonra sol üst köpek dişi saklanmış. Kutsal emanet, Hindistan'da babasının krallığını kuşatan Hindu ordularından kaçan Orissalı Prenses Hemamali'nin saçında gizlenerek, 313 yılında Sri Lanka'ya kaçırılmış ve burada gizlenmiş. Sri Lanka'nın kültür, sanat ve el sanatları merkezi olan Kandy, 300 yıl süren sömürge döneminde, geleneksel sanatlarını şehrin elitinin himayesinde koruyabilmiş. Çarşı bölgesi, Sanat ve el sanatları merkezi gezme imkanı. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, fil yetimhanesi ile tanınan Pinnawela'ya doğru yolculuk. 1975 yılında kurulan ve dünyada tek olan bu "Fil Koruma ve Eğitim Merkezi" nde, yerli ve yabancı fil uzmanlarının yardımıyla nesli tükenmekte olan fillerin yetiştirilmesi programı geliştirdi. Akşamüstü, Sri Lanka'nın çeşitli dansların sergilendiği kültürel şovun izlemesi. Gezinin ardından otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
01 Ocak 2027 Cuma Kandy - Madu Nehri - Beruwela

Sabah, adanın güneybatısına doğru yolculuk. Beruwela'nın hemen güneyinde, Hint Okyanusu'nun kıyısında bulunan deniz kaplumbağası yetiştirme, koruma ve rehabilitasyon merkezini ziyaret. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, kendine özgü mangrov bitki örtüsünün görülebildiği Madu Nehri'nde (Sinhala dilinde "ganga") Cinnamon (Tarçın) Adası'na kadar bir tekne turu yapmak üzere hareket. Madu Ganga, Balapitiya'da denize dökülen sığ bir nehirdir. Madu Ganga'nın iki dar kanalla bağlandığı küçük Randombe gölü ile birlikte Madu Ganga sulak alanını oluşturur. Ağzı ve yaklaşık 64 mangrov adası karmaşık bir kıyı sulak alan ekosistemi oluşturmaktadır. Yüksek ekolojik, biyolojik ve estetik öneme sahip olup 300 bitki türüne ve 248 omurgalı hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. Sri Lanka'da bozulmamış mangrov ormanlarının kalan son alanlarından biridir. Madu Ganga'nın ana sırrının gelgit olduğu iddia edilmektedir. Gelgit sırasında deniz suyu iç kesimlere gelir ve tatlı suyla karışır, akşamları ise tam tersi gerçekleşir ve doğanın büyüsünü yaratır. Adaların sakinleri soyulmuş tarçın ve tarçın yağı üretmekteler. Yerel halkın bir diğer uğraşı ise karides balıkçılığıdır. Gezinin ardından, Beruwela'daki ve masmavi Hint Okyanusu'nun nefes kesen manzarasına hakim, Hindistan cevizi ağaçları ve tropikal bahçeleriyle çevrili otelimize yerleşme. Beruwela, uzun yürüyüşler yapabileceğiniz, muhteşem manzaralı, upuzun bir kumsala sahip. Denizden yararlanmak ve seyahatin yorgunluğunu atmak için günün kalan zamanı serbest. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
02 Şubat 2027 Salı Beruwela - Galle - Beruwela

Kahvaltının ardından, Beruwala'nin 70 kilometre güneyinde bulunan, Portekiz sömürge döneminin mimari esintilerini görebileceğiniz adanın en güzel sahil şehri Galle'yi keşfetmek üzere hareket. İlk olarak, bu bölgeye özgü, sırık üzerine tüneyerek, Kuvvetli gelgitlerde ve okyanusun dalgalı olduğu zamanlarda doğadaki zorluklara karşı sığ sularda geleneksel yöntemlerle avlanan balıkçıların görülmesi. Akabinde Galle gezisi için yola devam.
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan, özel bir atmosfere sahip, surlarla çevrili ve beyaz deniz feneriyle tarihi şehir, Sri Lanka'nın en iyi korunmuş sömürge kasabasıdır. XVI. yüzyılda Portekizliler tarafından kurulan Galle, XVIII. yüzyılda kaleyi ve şehri genişleten Hollandalılar döneminde altın çağını yaşamış. Galle, Avrupa mimari tarzı ve Güney Asya gelenekleri arasındaki etkileşimi gösteren Güney ve Güneydoğu Asya'da Avrupalılar tarafından inşa edilen müstahkem şehirlerin en iyi örneğidir. İngilizler'in XIX. yüzyılda Kolombo limanı geliştirmesine dek Galle Sri Lanka'nın en önemli limanıydı. Galle limanından hala kauçuk, çay, ip, hindistan cevizi yağı ve hindistan cevizi lifi ihraç edilmekte. Galle'de öğle yemeği ve serbest zamanın ardından, okyanusa açılan uzun bir kumsalın üzerinde konumlanan ve çok geniş lagün tarzı havuza sahip palmiye ağaçları ve tropik bahçelerle çevrili otelimize dönüş. Günün geri kalan zamanı serbest. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
03 Şubat 2027 Çarşamba Beruwela - Kolombo/Katunayake

Sabah otelde serbest zamanın ve öğle yemeğinin ardından, Beruwala'dan yaklaşık bir buçuk saat mesafede bulunan Kolombo'ya hareket. Varışı takiben, başkentin keşfine devam. 1877 yılında İngiliz sömürge döneminde kurulan Colombo Ulusal Müzesi özellikle kraliyet dönemi eserleriyle Sri Lanka tarihini en iyi anlatan yerlerden biri. Kandy Krallığı (1469-1815) dönemine ait tahtlar, Kandyan kraliyet nişanları ve saray yaşamına ait objeler gibi Kandy şehrinde hüküm sürmüş son yerli Sri Lanka krallığının ihtişamını gösteren önemli eserler burada sergilenmekte. Müze ziyaretinin ardından, eski aristokratların mahallesi" olarak bilinen, elçiliklerin bulunduğu rezidensyel ve en prestijli bölge olan Cinnamon Gardens; 1948'de Sri Lanka'nın İngiltere'den bağımsızlığını ilan ettiği yer olan, 1949-1953 yılları arasında inşa edilen, kalbinde Independence Memorial Hall'un bulunduğu, Sri Lanka'nın özgürlük sembolü olan ülkenin modern kimliğinin en sembolik yerlerinden biri olan Independence Square Bağımsızlık Meydanı; 1859'da Britanya sömürge yönetimi tarafından oluşturulan ve zamanla Kolombo'nun en büyük kamusal rekreasyon alanı haline gelen, okyanusa açılan uzun sahil şeridi olan "Galle Face Green" in görülmesi. Geziden sonra, son alışverişler için serbest zaman. Akşamüstü Katunayake bölgesindeki otelimize transfer ve yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
04 Şubat 2027 Perşembe Kolombo - İstanbul
Sabah erken havalimanına transfer. Türk Hava Yolları'nın TK733 no.lu uçuşu ile saat 09:15'te hareketle, 15:45'te İstanbul Havalimanı'na varış.