Çatalhöyük'ten Mersin'e

BAŞTAN BAŞA ANADOLU   +9 Kişi
01 Nisan 2027 - 04 Nisan 2027
Son katılım : 17 Mart 2027
3 Gece / 4 Gün - Uçuşlar + 8 Yemek + Tüm Turlar dahil
Pegasus ile
Katılımcı Sayısı 12 Kişi ile sınırlıdır.
Tura Katılabileceğiniz Şehirler:İSTANBUL ve KONYA buluşmalı tüm şehirlerden
Gezilecek Yerler : Konya - Çatalhöyük - Klistra - Manazan - Karaman - Alahan Manastırı - Silifke - Uzuncaburç - Olba - Paslı - Kızkalesi - Narlı Kuyu - Kanlıdivane - Cennet Cehennem Mağaraları - Ayatekla - Mersin - Soli-Pompeiopolis Antik Kenti - Tarsus
Tur Tarihi : 01 Nisan 2027
Kalan Yer : 9+Kişi
Tur Kategorisi : Standart
UÇAK Dahil
HAREKET : İstanbul
Kişi Başı :
44750TL
Tek Kişi Farkı :
6300TL
3. Kişi :
41450TL
15 Aralık 2026'ya kadar rezervasyon yapın 4000 TL indirim kazanın.
Kişi Başı :
40750TL

Anadolu’nun en eski ve en önemli yerleşimlerinin başında gelen Çatalhöyük’ten, Romalıların geçiş yollarını ve ticaret güzergâhlarını kontrol etmek amacıyla sarp dağların doruklarına kurdukları yerleşimlere; ilk Hıristiyanların gözlerden uzak mağaralarda ibadet ettikleri dönemlerden Selçuklu ve Beylikler Dönemi’nin ihtişamlı yapılarına uzanan binlerce yıllık bir tarihin izinde sıra dışı bir yolculuk... Kısa bir seyahate Anadolu’nun farklı dönemlerini ve uygarlıklarını sığdıran bu özel program, kimsenin kolay kolay yolunun düşmediği yerleşimleri, dağların arasında saklı kalmış antik kentleri, kaya yerleşimlerini, kutsal mekânları ve görkemli anıtları keşfetme fırsatı sunuyor. Çatalhöyük’ün insanlık tarihinin en eski yerleşik yaşam izlerinden başlayarak Klistra ve Manazan’ın kaya oyma mekânlarına; Torosların hâkim noktalarına kurulmuş Alahan’dan Uzuncaburç, Olba ve Paslı’nın etkileyici kalıntılarına; Soli-Pompeiopolis’ten Tarsus’un çok katmanlı tarihî dokusuna uzanan rota, her durakta Anadolu’nun farklı bir yüzünü ortaya çıkarıyor. Konya Ovası’nın güneşte parıldayan sarı ve altın tonlarından Torosların sarp yamaçlarına, oradan Akdeniz’in maviden turkuaza uzanan renklerine doğru değişen manzaralar ise yolculuğun doğal dekorunu oluşturuyor. Bozkırın dinginliği geride kalırken dağ geçitleri, vadiler ve Akdeniz kıyıları boyunca art arda beliren antik kalıntılar, taş yapılar ve tarihî yerleşimler rotayı adeta açık hava müzesine dönüştürüyor. Tarih, arkeoloji, doğa ve yöresel kültürü aynı yolculukta buluşturan; bilinen güzergâhların ötesine geçerek Anadolu’nun daha az ziyaret edilen hazinelerine ulaşan, keşif duygusunu her gün yeniden yaşatan çok farklı bir gezi programı...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • İstanbul'dan Konya'ya uçakla gidiş ve Çukurova'dan dönüş avantajıyla konforlu bir keşif rotası;
  • Bozulmamış tarihî dokuları ve etkileyici atmosferleriyle Klistra ve Manazan'da zamanda yolculuk;
  • Turistik rotaların dışında kalan Alahan, Uzuncaburç, Olba ve Paslı ile Anadolu'nun az bilinen tarihî mirasının keşfi;
  • Mersin'in yeni ziyarete açılan iki müzesi ve Akdeniz kıyılarının önemli tarihî miraslarından Soli-Pompeiopolis Antik Kenti gezileri;
  • Karaman, Kızkalesi ve Mersin'de üç gece konaklama ile İç Anadolu'dan Akdeniz'e uzanan çok yönlü bir rota;
  • Zengin tarihî mirası ve çok katmanlı kültürel dokusuyla Tarsus'un keşfi;
  • Yöresel mutfak kültürünün özgün tatlarını deneyimlemeye olanak veren, bölgenin lezzetlerini öne çıkaran özel menü seçimi.

01 Nisan 2027 Perşembe İstanbul - Konya - Çatalhöyük - Kilistra (Gökyurt) - Manazan - Karaman

  • İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan saat 07:00'de kalkan Pegasus HavaYolları'nın PC2700 no.lu uçuşu ile Konya'ya hareket ve saat 08:10'da varış.
  • Karşılama ve ardından Dünya Mirası listesinde yer alan, 9000 yıllık yerleşim yeri olup burada bulunan neolitik döneme ait çok önemli kalıntılar sayesinde dönemin aydınlatılmasında çok önemli yer tutan Çatalhöyük'ü keşfetmek üzere yola çıkış. Konya Ovası'na hakim bir noktada yer alan Çatalhöyük'te yaşam 2.000 yıl boyunca kesintisiz devam etmiş olup, döneminde Mezopotamya dışında oluşmuş en kalabalık yerleşimdir. Çatalhöyük, gerek birbirine bitişik olarak planlanmış, kapısı çatıda olan, ölülerin içeride gömüldüğü evleri, gerekse çok ileri formlar ve bezemelerle yaptıkları çanak çömlekleri ve halkının yaşam şekli ile köylerden kentsel hayata geçişin önemli bir kanıtıdır. Gezinin ardından, öğle yemeği ve denizden 1373 m. yükseklikte bulunan Kilistra (Gökyurt) antik kenti istikametinde yola devam. Kilistra tarihî Kral Yolu (Via Sebaste) üzerinde yer alır. Jeolojik yapısı Kapadokya'yı andırır. Stratejik öneme sahip olan Lystra, Roma İmparatorluğu'nun güney uçlarında İmparator Augustus tarafından askerî koloni yapılan beş merkezden biridir. Hristiyanlık tarihinde de önemli bir yer tutar. Anadolu'yu gezen (MS 49-56) Aziz Paulus ve Barnabas'ın yeni vaz'ettikleri dine Lystra halkının çoğunluğu katılmıştır. Azîze Theakla'nın yanı sıra Lystra'da (Hatunsaray) hayatını kurtaran, onu tedavi eden Musevî ailenin çocuğu olan Timoteos, Paulus'un en seçkin yardımcıları arasına katılmış ve Efes Piskoposu seçilmiş. Aziz Paulus'un yaşamında önemli bir yeri olan Kilistra, mimari açıdan kiliseler, şapeller, manastırlar, gözcü kuleleri, sığınaklar, antik yollar, mahalleler, seramik atölyeleri gibi değerli örneklerle öne çıkmaktadır. Gezinin ardından, Kapadokya yeraltı şehirlerini andıran, kireç taşına oyulmuş beş katlı toplu yerleşimlerin bulunduğu Manazan'a doğru yola devam. İlk Hıristiyanlar tarafından, İki bin yıl öncesinin imkanlarıyla kayalara oyulmuş ve günümüzde diye anılan yerleşimlerin içinde salonlar, avlular, kiliseler, odacıklar bulunan bu ilginç mağaraları gezdikten sonra Karaman' a varış ve şehir turu. Ardından otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme Grand Karaman Otel'de.

    02 Nisan 2027 Cuma Alahan Manastırı - Uzuncaburç - Olba - Paslı - Kızkalesi

    Sabah kahvatının ardından Mut'a doğru hareket. Mut'ta kısa bir molanın ardından Alahan Manastrı'na doğru yola devam. Evliya Çelebi'nin "Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor" diye anlattığı Alahan Manastırı, Geçimli köyü civarında, 1300 m yükseklikte ve Göksu Vadisine bakan dik bir yamaca inşa edilmiş. 440-442 yıllarında yapılmış olduğu tahmin edilen Alahan Manastır'ı, Kiliseler, Manastır binası ve kayalara oyulmuş keşiş odacıkları ile mezarlarından oluşur. Kilise binaları, Ayasofya ile ortak mimari özellikler taşır ve zengin taş oymacılığının görüldüğü süslemelerle bezenmiştir. Ancak, bu muhteşem manastır kompleksinin özellikle konumu ve hakim olduğu manzaralar nefes keser. Gezinin ardından Mut'ta öğle yemeği ve Uzuncaburç'a doğru yola devam. Şaşırtıcı bir şekilde, hala dimdik ayakta duran sütunlarıyla Uzuncaburç, yakınındaki OlbaTerritoriumu'nun ibadet alanı olarak inşa edilmiş ve 72 yılında, Vespesianus zamanında Olba'dan ayrılarak Diokaesareia (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Günümüzde, özellikle sütunlu caddeleri görmeye değer. Geziden sonra, Helenistik Dönem'de önemli bir ticaret merkezi olan Olba'ya doğru yola devam. Bu şehir, ticaretin yanı sıra, önemli bir dini merkedir ve Hıristiyanlık Dönemi'nde de bu durumunun devam ettiğini dinsel mimari kalıntılardan anlamak mümkün: Olba Akropolisi'nin batısında bulunan büyük kilise ve bir çok küçük kilise kalıntıları ile vadide ki manastır kalıntıları bunun örnekleridir. Roma dönemi Çeşme kalıntısı ile vadide ki 150 m. uzunluğunda, 25 m. yüksekliğindeki iki katlı Su Kemeri ile Gözetleme Kuleleri, şehrin bu dönemdeki ihtişamını gösterir. Olba gezisinin ardından, Kız Kalesi'ne doğru yola devam ederken, Olba Territoriumu'ndaki Hellenistik Dönem savunma ve yerleşim sisteminin bir parçası olduğu tahmin edilen Paslı'yı gezmek üzere bir mola. Buradaki arkeolojik kalıntılar yerleşimin Hellenistik Dönem'den Bizans Dönemi'ne kadar devam ettiğini gösterir. Bölgede çok sayıda bulunan bu tip yerleşimler, kurulu oldukları akropol konumları, antik yol rotaları üzerinde olmaları, surlarla çevrili olmaları ve kulelere sahip olmaları gibi ortak özellikler taşırlar ve bu da savunma amaçlı yerleşimler olduğunu kanıtlar. Buradaki en ilginç yapı, şüphesiz halk arasında "Korkusuz Satrap Mezarı" olarak anılan Roma Dönemi Anıt Mezarı'dır. Burada ki Nekropol'de çok farklı mezar kalıntıları bulunsa da, bu denli devasa bir Tapınak-Mezar tekdir. Paslı'yı keşfettikten sonra Kızkalesi'nde ki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme Klikya otelde.

    03 Nisan 2027 Cumartesi Narlı Kuyu - Kanlıdivane - Cennet Cehennem - Ayatekla

    Sabah, kahveltıdan sonra, Narlı Kuyu yakınlarında bulunan Cennet Cehennem Mağaraları'na hareket. Aralarında 80 mt. Mesafe olan bu iki obruk, bir yeraltı deresinin yolaçtığı erozyonla oluşmuşlar. Bu iki obruğu görünce, neden cennet ve cehennem diye adlandırıldıklarını anlamak zor değil: Zira Cennet Obruğu'nun ağız kısmı daha geniş, içi aydınlık ve daha derin, Cehennem'in ise daha dar, karalık ve daha az derindir. Cennet Çöküntüsü'nün dibinde bir de mağara bulunmakta. Bu mağaranın girişinde ise 5.yüzyıldan kalma, Meryem Ana'ya ithaf edilmiş bir kilise kalıntısı görülebilir. Bu ilginç tabiyat oluşumlarını gezip gördükten sonra, Ortaçağ'da adı Porto Calamie olan ve Antik Çağ'dan Hristiyanlık Dönemi'ne kadar Cennet Cehennem Obrukları'na ibadete gelenler için bir liman görevi gören Narlı Kuyu'ya doğru yola devam. Burası günümüzde, sıra sıra balıkçı lokantalarıyla dolu şirin bir koydur. Roma Dönemi'nde, burada bulunan hamamdan kalan, meşhur "Üç Güzeller Mozaiği" buradaki küçük müzede sergilenmekte. Bu Koyda ki deniz suyunun soğukca ve parlak bir turkuaz renginde olmasının nedeni Cennet Obruğu'nun en dibinde sesi duyulan nehrin suyunun burada denize karışmasındandır. Mozikleri görüp, Koy'da bir çay molası verdikten sonra otele dönüş ve akşam üstü saat 16.30 a kadar otelde öğle yemeğini alıp plajdan faylanabileceğiniz serbest zaman. Akşam üstü, 19.yüzyıl ortalarında Fransız gezgin Victor Langlois tarafından keşfedilen Kanlıdivane gezisi için hareket. Antik Kent, yörede ilk Semavi Eyice tarafından yapılan kazılarla, 1970 li yıllarda ortaya çıkmış. Kent, doğal bir çökük olan 30 metre derinliğindeki geniş bir obruk etrafında kurulmuş. Semavi Eyice'ye göre Kanlıdivane isminin kökeni hakkında iki ihtimal vardır. İlk ihtimal isimdeki "kanlı" kısmının kentin antik ismi olan Kanitellis'ten ya da obruğun içinde yağmur sularıyla toprak rengine bulanan kabartmaların kırmızıya çalan renginden, "divane" kısmının ise burada dağınık olarak yaşayan Türkmen topluluklarının zaman zaman divan adı verdikleri toplantılarından gelebileceğidir. İkinci ihtimal ise Roma döneminde suçluların obruğa atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denildiğidir. MS 4. yüzyılda en parlak dönemini yaşayan kentin, geç antik dönemde önemli bir zeytinyağı üretimi merkezi olduğunu gösteren buluntular mevcuttur. Harabeleri gezdikten sonra Mersin'e gitmek üzere hareket. Varışta Divan Otele yerleşme. Akşam yemeği şehirde yerel lezzetleri tadacağınız bir restoranda, geceleme otelde.

    04 Nisan 2027 Pazar Mersin - Soli-Pompeiopolis Antik Kenti - Tarsus - İstanbul

    Sabah kahvaltının ardından, son yıllarda sistemli kazı çalışmalarının yürütüldüğü Soli-Pompeiopolis Antik Kenti gezisi. Kilikia Bölgesi’nin batı sınırında yer alan Soli-Pompeiopolis, MÖ I. binyılın başlarından itibaren Doğu Akdeniz ticaretinde önemli rol oynayan bir liman kenti olarak öne çıkmaktadır. Günümüze ulaşan etkileyici sütunlu caddesi ve antik döneme ait liman kalıntılarıyla bölgenin dikkat çekici ören yerlerinden biridir. Ardından Mersin Arkeoloji Müzesi gezisi. Müzede, Soli-Pompeiopolis Antik Kenti’nin yanı sıra Antik Dönem’de özellikle zeytinyağı ticaretiyle önem kazanan Elaiussa-Sebaste Antik Kenti’nden çıkarılan arkeolojik eserler ile Yumuktepe Höyüğü ve çevresinin tarihsel geçmişine ışık tutan buluntuların görülmesi. Ayrıca geleneksel yaşam kültürünü yansıtan Huğ Evi replikasının görülmesi. Daha sonra Mersin Deniz Müzesi gezisi; denizcilik tarihine ışık tutan tarihî kayıklar ile ahşap ve taş eserlerin görülmesi. Müze ziyaretinin ardından şehir merkezinde serbest zaman ve öğle yemeği. Öğle yemeğinin ardından, Neolitik Dönem’den günümüze farklı uygarlıkların izlerini taşıyan ve Antik Kilikia’nın en önemli kentlerinden biri olan Tarsus’a hareket. Kent merkezinde, Tarsus’un tarihî ve kültürel mirasını yansıtan başlıca noktaların görülmesi; Kleopatra Kapısı, Aziz Pavlus Kuyusu ve çevresi, Tarsus Ulu Camii, Kırkkaşık Bedesteni ve tarihî Tarsus evlerinin bulunduğu eski kent dokusunun gezilmesi. Ardından, doğal güzelliğiyle kentin simgelerinden biri olan Tarsus Şelalesi’ne karşı son akşam yemeği ve Çukurova Uluslararası Havalimanı’na transfer.
  • Çukurova Havalimanı'ndan saat 21:45'de kalkan Pegasus Hava Yolları'nın PC2095 no.lu uçuşu ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na hareket ve saat 23:20'de varış.
  • Karaman: Grand Hotel Karaman 4 *
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Mersin: Kilikya Otel - Kız Kalesi 4 *
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Mersin: Divan Mersin 5 *
    Tripadvisor'a Git
    video thumbnail
    video thumbnail
    video thumbnail
    Rezervasyon Şartları:
    Tura Kayıt: Yurt dışı seyahat talebiniz opsiyonlu olarak 7 gün tutulacak, tur ücretinin % 25 ini ve uçak biletlerini (uçak talep ettiğiniz takdirde) ödediğinizde seyahat rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır (ön ödeme miktarı turun niteliğine göre farklılık gösterebilir).

    Bakiyenin Ödenmesi. Tur ücretinin bakiyesini, seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar ödeyebilirsiniz.

    Turun İptali: Rezervasyon ve ödemesini yapmış olduğunuz yapmış olduğunuz seyahatinizi 30 gün öncesine kadar iptal edebilirsiniz. Ödemiş olduğunuz tur ücreti uçak ücreti hariç kesintisiz olarak, max. 20 gün içinde iade edilecektir. Uçak bileterinin iadesi ise, uçak şirketinin iptal şartlarına tabiidir.

    Seyahat Sigorta Kapsamı: Bu sigorta poliçesi iki ayrı sigorta kapsar:
    1. Acentamızın hizmet verdiği üçüncü şahıslara karşı sorumluluğuna istinaden yapabileceği hata, kusur ve ihmalleri teminat altına alır ve mecburidir,
    2. Sizlerin seyahatlerde karşılaşabileceğiniz ani sağlık sorunları, kazalar ve acil durumlar için güvence sağlayan bir sigorta türü. Bu sigorta sizleri seyahatten 30 gün önce koruma altına almaya başlar ve seyahat boyunca devam eder. Mecburi değildir ve acetamızın, siz gezgin dostlarına bir hediyesidir. Ancak sigorta şirketiyle meydana gelebilecek herhangi bir anlaşmasızlıkta Dünyanınrenkleri/Polotur'un herhangi bir sorumluluğu yoktur. Bu policeyi yetersiz bulan gezginler, kendi sigorta sağlayıcılarına başvurarak ilave teminat isteyebilirler.

    Uçak Biletleri Temini: İlerleyen tarihlerde uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebilir ve bu seyahat paketi fiyatına yansıyabilir. Bu nedenle tur ve uçak bileti rezervasyonunuzu öncelikle yaptırmanız size avantaj sağlayacaktır.

    Tur Programının Uygulanması: Dünyanınrenkleri/Polotur ilan edilen programı aynen uygulamaya sorumludur. Ancak mücbir sebeplerden dolayı programın akışında değişiklikler yapabilir.

    Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
    • Belirtilen otellerde oda+kahvaltı konaklama;
    • 4 akşam yemeği ve 4 öğle yemeği;
    • Konforlu özel tur otobüsüyle seyahat;
    • Rehberlik hizmetleri.
    • Tüm bahşişler (Tur Rehberi Bahşişi dahil) ;
    • Seyahat ve Sağlık sigorta paketi.
    Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
    • Konya'ya varış ve Çukurova'dan dönüş uçak biletleri;
    • Programda belirtilmeyen geziler;
    • Ören yerleri girişi için müze kart;
    • Her türlü kişisel harcama.


    *Dünyanın Renkleri Turizm özel seyahat sigorta paketi tüm seyahat ücretlerine dahildir. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçe, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan yolcuların tamamını kapsar. Poliçenin: Mesleki Sorumluluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Seyahat Sağlık bölümü ise, seyahat esnasında sağlık sorunları veya vefat durumunda, masraflarınızı: Yurt Dışı seyahatlerde 30 000 EURO ya; Yurt İçi seyahatlerde ise 10 000 TL sına kadar karşılar. Kapsam alanlarının detayını poliçenizde görebilirsiniz.