Sabah, saat 09:00'da, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan kalkan AJet Hava Yolları'nın VF3030 no.lu uçuşu ile Antalya'ya hareket ve saat 10:20'de varış.
Karşılama ve nefis bir köy kahvaltısı için
Karacaören Baraj Gölü kıyısına hareket. Kısa bir yolculuğun ardından göl kıyısına varış. Göl sularının ışıltısı üzerinden süzülen sisin büyüleyici atmosferi, kış manzarasının çekiciliği ve kuş seslerinin huzur veren müziğiyle kahvaltınızı ederek yolculuğun yorgunluğunu attıktan sonra, Sığla Ormanları'nın derinliklerine doğru yola çıkmak için tekneye bineceksiniz. Tekne, dik kayalıkların gölgesinde süzülürken suyun yüzeyinde ışık oyunları oluşur. Sığla ormanlarının zümrüt tonları, kayaların sert dokusuyla birleşerek büyüleyici bir manzara sunar. Her kıvrımda doğanın farklı bir yüzüyle karşılaşırsınız. Bu etkileyici gezintinin ardından tekneyi terkederek,
Sagalassos Lodge&Spa'ya doğru yola çıkış. Varışta Lodge'a yerleşme. Şöminenin etrafında, muhteşem dağ ve orman manzaralarının karşısında sıcak içeceklerinizi yudumlaken
Cameratalia Kuarteti ile tanışma:
Can Özhan Keman ve sanat yönetmeni;
Fahrettin Arda Keman;
Sevinç Duran Yalaz Viyola;
Pelin Baysal Ateşok Viyolonsel. Ardından
akşam yemeğinde zeytinyağlı ve ızgaralardan oluşan zengin açık büfe.

Sabah kahvaltıdan sonra,
Sagalassos Antik Kenti gezisi için lodge'dan hareket. 1706 da Fransız gezgin Paul Lucas tarafından keşfedilen bu antik kentteki kazı çalışmaları 1990 yılından beri Belçika Leuven Üniversitesi ekibi tarafından yürütülmekte. Antik kentin keşfi: Dünyanın en yüksek rakımlı antik tiyatrosu; Marcellum (gıda pazarı); Meclis binası; Antoninler Çeşmesi; Agora; Odeon; Roma Hamamı; Eski çağlardan beri suları akan hellenistik çeşme; Neon Kütüphanesi; Çömlekçiler Mahallesi ve diğer yapıtlar... Bu harika antik kenti keşfettikten sonra Lodge'a geri dönüş ve öğle yemeği. Öğleden sonra serbest zaman. Bu zaman süresince, dilediğiniz gibi açık veya ısıtmalı kapalı yüzme havuzlarından, sauna ve hamamdan ücretsiz olarak faydalanabileceğiniz gibi, yine Lodge'un ücretsiz olarak hizmetinize sunduğu dağ bisikletleri ile çevreyi dolaşabilirsiniz. Cuma günleri kurulan köy pazarını gezip yöresel ürünleri satın alabilirsiniz.
Akşam üstü 5 çayını kaçırmayın; bu arada sanatçıların
açık provasını izleyip, müzik üzerine söyleşiler yapabilirsiniz. Akşam, lodge'un restoranında,
Ağlasun'lu Hanımlar'ın hazırladıkları Romalılardan beri süren geleneğin ürünlerinden oluşan yerel lezzetlerin tadımı. Yemekten sonra, fotoğraflarla genel provayı izleyebilir, sanatçılarla sohbete devam edebilirsiniz.

Sabah, kahvaltıdan sonra
Kremna Antik Kenti'ne doğru yola çıkış. Kremna, yunancada uçurum demek ve buraya gelince neden şehrin bu adı aldığını da apaçık göreceksiniz. Buradan göreceğiniz, Aksu Vadisi'ne ve Karacaören Barajı'na doğru uzanan panoramanın insanı etkilememesi mümkün değil. Surlarla çevrili kentin bugün görünen kalıntıları Roma dönemine ait. harabeleri gezdikten sonra,
Eğirdir Gölü'nü gezmek üzere yola çıkış. Eğirdir, Göller Bölgesi'nin merkezi sayılır ve gelirken de yol üzerinde göreceğiniz devasa elma bahçeleriyle tanınır. Kasabanın en keyifli yeri olan ve kıyıya bir yol ile bağlı bulunan Yeşil Ada üzerinde bir gezinti yaptıktan sonra Göl kıyısındaki bir yerel lokantada, gölün
meşhur kerevit ve sazan dolmasının tadımı. Yemekten sonra Lodge'a dönüş yolunda
Isparta'da mola. Ardından lodge'a geri dönüşte
5 Çayı sizleri bekliyor olacak.
Akşam yemeğinde zengin hafta sonu açık büfesi. Yemekten sonra,
saat 21:00'de Dünyanın Müziği konseri:
Konser Programı
J. S. Bach Air, BWV 1068
W. A. Mozart Eine kleine Nachtmusik, K.525
D. Şostakoviç Yaylı Çalgılar Dörtlüsü No.8, Op.110
A. Piazzolla Oblivion
A. Piazzolla Libertango
Müziğe, eserlerin duygusal akışını destekleyen bir anlatım unsuru olarak eşlik eden tüm fotoğraflar,
Fotoğraf Sanatçısı Sn. İzzet Keribar'ın arşivinden alınmış olup, bizzat kendisi tarafından hazırlanmıştır. Kendisine çok teşekkür ederiz.

Sabah, keyifli bir kahvaltıdan sonra
Burdur Gölü'nden geçerek
Salda Gölü'ne doğru yola çıkış.
Salda Gölü, Göller Bölgesi içinde, ormanla kaplı tepeler, kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu karstik bir göldür. 184 metreye varan derinliği ile Türkiye'nin üçüncü en derin gölü olup
Dünyadaki Mars özelliği gösteren iki yerden biridir. Göldeki magnezyum yüklü beyaz kayaların aynısı Mars'ta da olduğu için buraya Mars yüzeyli göl denmekte. Gölün toprak yapısının sahip olduğu mineraller sayesinde, göl suyunun bazı cilt hastalıklarına karşı tedavi edici etkisi vardır. Suyunun temiz ve berrak oluşu ve turkuaz rengi, güneybatı ve güneydoğu kıyılarında yer alan küçük kumsalların Okyanus adalarını andırmalarına neden olmakta. Çeşitli molalar vererek gölün çevresini gezdikten sonra
Çal Bağ Yolu'nu keşfetmek üzere yola devam. Çal Bağ Yolu, binlerce yıllık tarihe sahip bu coğrafyanın potansiyelini kültürüyle, gastronomisiyle, doğal güzellikleriyle ve en önemlisi de bağcılık ve şarap üretimiyle gün yüzüne çıkarmak ve paylaşmak için kurulan bir önoturizm rotası. Çal'ı aslında çok iyi biliyorsunuz. İbrahim Çallı'ya hayat veren platodan, şarap tanrısı Dionysos'tan adını alan antik şehir Dionysopolis'ten, en çok da kadehlerimize dolan Çal Karası üzümünden… Burada yerleşik
Lermonos Bağlarına varış. Lermonos'un kurucusu Prof. Dr. Hürriyet Yılmaz'ın Çal'daki 20 yıllık bağcılık deneyimi 2021 yılında 300 dönüm bağ alanına ve 200.000 litre üretim kapasitesine sahip bir tesise ulaşmasını sağladı. Adını yüzlerce yıl yöre halkının inandığı antik Anadolu kültü Güneş Tanrı Apollon Lermonos'tan (Lairbenos) alan şaraphane bulunduğu topraklara değer katıyor, kuşaklardır bağcılık yapan şarabın görünmez yaratıcıları ile şarabı yudumlayanları birleştiriyor. Bölgenin ilk şarap üretim tesislerinden birini restore eden Lermonos, 2021'de ilk rekoltesini üretti. Lermonos'da üretim tesisinin yanı başındaki rustik taş binada tadım yapacak, yerel peynirlerin ve sizin için özel olarak hazırlanan yemeklerin tadını çıkaracağız. Akşamüstü Denizli/Çardak Havalimanına transfer.
AJet Hava Yollarının VF3195 no.lu uçuşu ile 19:20'da İstanbul Hava Limanı'na hareket ve 20:40'da varış.