26 Ekim 2026 Pazartesi İstanbul - Catania - Etna Yanardağı - Taormina

İstanbul Havalimanı'ndan, Türk Hava Yolları'nın TK1393 no.lu uçuşu ile saat 08:10'da hareketle saat 08:35'te Sicilya Adası'nın doğu kıyısında, Etna Yanardağı ile deniz arasında yer alan Catania (Katanya) ya varış. Etna Yanardağı'nın eteklerinde kurulmuş olması, şehre eşsiz bir doğa manzarası kazandırıyor. Karşılamadan sonra, Sicilya'nın en büyük ikinci şehri olan Catania turu için hareket. 1693 depreminden sonra şehir, Barok tarzda yeniden inşa edildi. Piazza del Duomo ve Catania Katedrali bu dönemin en önemli örnekleridir. Yürüyerek keşfedeceğiniz tarihi şehir merkezi, içerdiği volkanik taşlardan ve mermerden oluşan Geç Barok dönemi yapılarından dolayı
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış. Tarihi merkezinin kalbi olan via Etnea caddesi, Azize Agata'ya adanmış görkemli Duomo (katedral) meydanı, bazalttan yapılmış Catania'nın simgesi Fontana dell'Elefante (fil) çeşmesi, yeraltından gelen nehir suları ile beslenen Fontana dell'Amenano çeşmesi; Palazzo del Municipio belediye sarayı, Catania doğumlu ünlü opera bestecisi Vincenzo Bellini Meydanı görülecek yerler arasında. Catania'da yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Catania ile Messina arasında uzanan, tüm ihtişamıyla yükselen, enfes bir panoramik manzara sunan
tarafından Dünya Doğa Mirası Listesi'ne alınan Etna Yanardağı'na hareket. Yaklaşık 1250 kilometrekare yüzölçümü ve 3350 metre yüksekliğiyle Avrupa'nın en büyük ve yüksek yanardağı olan, yarım milyon yıldır aktif olan Etna Yanardağı, Dünya Doğa Mirası Listesi'ne alınmış. Sicilyalılar buna "Mongibello" demekteler. Lavla kaplı dağın eteğinde, 1900 metre yükseklikte bulunan Silvestri dağındaki "sönmüş" kraterler seviyesine kadar unutulmaz bir volkan gezisi. Akşamüstü, kartpostallık manzaralarıyla ünlü Taormina'ya hareket. Etna Dağı'nın gölgesinde ve parıl parıl parlayan İyon denizi manzarasına nazır yer alan Taormina'ya varışı takiben otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
27 Ekim 2026 Salı Taormina - Messina - Cefalu - Palermo

Taormina, tarih boyunca D.H. Lawrence, Oscar Wilde, Johann Wolfgang von Goethe, Richard Wagner, Truman Capote, Tennessee Williams, Guy de Maupassant, Gustave Klimt, Elizabeth Taylor, Cary Grant gibi pek çok ünlü yazarın, besteci ve sanatçı uğrak noktası olmuştur. Kahvaltının ardından, denizden 200 metre yükseklikte, Tauro Dağı'nın kayalık terasları üzerine kurulmuş, harikulade yeşilliklerle kaplı bir bölgede bulunan ve güzelliği ile dünyaca tanınan Sicilya'nın en güzel kasabalarından biri olan ve çok özel bir atmosfere sahip romantik Taormina'nın yürüyerek keşfi. Şehrin İyon Denizi'nin muhteşem görüntüsüne ve Etna Yanardağı'na hakim bir tepesinde konuşlanmış, festivalleriyle, çeşitli opera ve konserlere ev sahipliği yapan Greko-Romen stilindeki antik tiyatro'yu ziyaret. Taormina'yı neredeyse boydan boya geçen Corso Umberto'nun, küçük meydanların, terasların ve daracık ara sokakların tadını çıkarabilmeniz için şehirde serbest zamanın ardından yerel bir restoranda öğle yemeği. Akabinde, turistlerin ve ünlülerin gözdesi Taormina'dan ayrılarak, İyon Denizi'nın kıyısını takip ederek, üçgen şeklindeki Sicilya'nın kuzeydoğu ucunda bulunan liman şehri Messina'ya doğru yola devam. Kuvvetli akıntılardan dolayı eski çağlardan beri denizcilerce çok tehlikeli bir geçit sayılan, en dar noktası 3.3 kilometre olan ve Sicilya'yı İtalya çizmesinin güneybatı ucundaki Calabria bölgesinden ayıran stratejik Messina Boğazı'nın görülmesi. Daha sonra, Tiren Denizi'nin kıyısında batı istikametine doğru yolculuk ve küçük bir tatil beldesi olan Cefalu'ya varış. Normanların egemenliğine geçtikten sonra inşa edilip çok güzel bir Orta Çağ Bizans-Arap-Norman yapısı olan,
Dünya Mirası Listesi'ndeki Cefalu katedralinin apsisindeki Bizans sanatının güzel örneklerinden olan Hz. İsa mozaiğini ve ardından bir Orta Çağ çamaşırhanesini görerek, şehrin balkonlarından sarkan çamaşırlarıyla tipik, daracık sokaklarında gezinti. Akşamüstü, adanın kuzeybatı kısmında bulunan ve özerk bir bölge olan Sicilya'nın idari başkenti olan, kendine has atmosferiyle, birçok filme ilham veren Palermo'ya varış. Doğal bir limana sahip ve Tiren Denizi'ne bakan dağlarla çevrili olan Palermo, IX. yüzyılda Araplar tarafından Conca d'Oro yani Altın Havza olarak adlandırılan verimli bir havzada yer almakta. Şehir merkezinde bulunan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
28 Ekim 2026 Çarşamba Palermo

Çeşitli kültürlerin yaşandığı ve 1130-1194 yılları arasında Arap-Norman krallığının başkentliğini yapmış olan Palermo, tarihi çeşitliliğiyle öne çıkarak
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınmış ve 2018 İtalya Kültür Başkenti ilan edilmiş. Sabah, tarihi Arap mahallesindeki renkli Capo pazarında bir gezinin ardından Palermo turu için hareket. Bu gezide Norman Kralları'nın hüküm sürdüğü XII. yüzyıldan kalan Kraliyet Sarayı'ndaki zengin mozaikleri ile Arap-Norman mimari sentezinin bir mücevheri olan Capella Palatina (Palatin Şapeli) ziyaretinden sonra, Fatımîlerce yaptırılan ve sonra kiliseye çevrilen kırmızı kubbeli San Giovanni Degli Eremiti Kilisesi; Santa Maria Assunta Katedrali; denize doğru uzanan Corso Vittorio Emmanuele ile Via Maqueda caddelerinin kesiştigi, Barok dönemi Palermo'sunun kalbi olan tarihi Quatro Canti (Dört Köşe) Meydanı; belediye binası; Pretoria meydanı ve çeşmesi; en canlı ve hareketli meydanı Politeama Meydanı; Teatro Politeama Garibaldi tiyatrosu ve Teatro Massimo opera binası gibi tarihi yapıları, Palermo limanını ve Palermo'nun sokak lezzetlerinin de yer aldığı Pazar yerlerini de görebilirsiniz. Öğle yemeğinden sonra, Belvedere'den Palermo koyunun manzarasına hakim bir tepede kurulmuş Monreale gezisi. Palermo'ya 7 km mesafede bulunan ve Norman Kralı II. Wilhelm tarafından gördüğü bir rüya neticesinde inşasının başladığı rivayet olunan ve katedralin etrafında gelişen şehire Kraliyet Tepesi anlamına gelen Monreale adı verilmiş. Burada bulunan Sicilya'nın en güzel mimari örneği ve iç mekanını boydan boya kaplayan zengin Bizans mozaikleri ile Arap-Norman mimari sentezinin bir mühceveri olan
Listesi'ndeki büyüleyici Katedral ve her biri ayrı motifler sergileyen zarif sütünları ile Benedikten Manastırın ziyaretleri. Arap-Norman Palermo ile Cefalu ve Monreale katedrallerinden oluşan Sicilya'nın Norman krallığı döneminden kalma dini ve sivil yapılar, Batı, İslam ve Bizans kültürleri arasındaki sosyo-kültürel senkretizmin olağanüstü bir örneğidir. Gezinin ardından, Palermo'ya dönüş ve şehir merkezinde serbest zaman. Palermo'nun mutfak kültürünü arzunuza göre keşfedebilmeniz için akşam yemeği serbest. Merkezi olan otelimizin çevresinde çeşitli gastronomik tercihler sunan restoranlar bulabilirsiniz. Geceleme otelde.
29 Ekim 2026 Perşembe Palermo - Erice - Selinunte - Agrigento

Sabah, tarihi binalar ve yeşil alanlarla süslenmiş uzun bir sahile sahip Palermo'yu terk ederek, Sicilya'nın batı kıyısındaki Trapani bölgesine hakim, deniz seviyesinden 750 metre yükseklikte bir tepede, kartal yuvası gibi konumlanmış, Orta Çağ dokusu ile şirin Erice kasabasına doğru hareket. Yaklaşık 1,5 saatlik manzaralı bir yolculuktan sonra Monte San Giuliano - Erice' ye varış. Taşlık tipik sokaklarından yürüyerek Belediye binasının da bulunduğu Piazza Umberto'yu, pagan dönemdeki Afrodit mabedinin üzerine kurulmuş, Carmine, Trapani ve Spada adlı kapıların bulunduğu tepedeki kalesiyle, yerel el işlerinin, seramiklerin satıldığı mağazaları ve Erice'ye has bademli, meyveli kurabiyelerin tadıldığı kafeleriyle dolu şirin Erice kasabasının sokaklarında gezinti. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından geniş bir ovada yayılmış, Akdeniz'e hakim bir konuma sahip, Antik Yunan dünyasının en büyük arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilen Selinunte ören yerine doğru hareket. Sicilya'nın, "Magna Grecia" adı altında Yunanistan'ın sömürgesi olduğu döneme ait birçok kenti Kartaca tarafından M.Ö. 409 yılında yıkıldı ve çoğu Romalılar tarafından tekrar inşa edildi. M.Ö 650'lerde Yunan kolonisi olarak kurulan Selinunte Kartacalılar ve Yunan anakarasıyla kurduğu iyi ilişkiler sayesinde gelişen ticaretiyle ve konumuyla zengin olmuş. Varlığını M.Ö.II.yy.da Roma egemenliğine kadar kadar sürdürmüş sonra bir daha toparlanamamıştır. Bu yunan dönemi mimarisinin en saf halini yansıtan Dor düzeni Tapınaklar ve diğer kalıntıların yer aldığı deniz kıyısındaki Selinunte antik kentini gezdikten sonra, sahil yolundan güneybatıya doğru yola devam. Akşamüstü, pek çok güzelliğe ev sahipliği yapan, zengin Antik Çağ kalıntıları ile ünlü Agrigento'ya varışı takiben otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
30 Ekim 2026 Cuma Agrigento - Piazza Armerina - Modica

Sabah, modern şehir merkezinin hemen güneyinde yer alan ve adeta bir açık hava müzesi olup,
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan ve 2025 İtalya Kültür Başkenti ilan edilen Agrigento (eski Yunan adıyla Akragas, Latince ise Agrigentum) antik kenti gezisi. Çok geniş bir alana yayılmış olan ve bir zamanlar yirmi tapınak içeren bu benzersiz "Valle dei Templi" denilen Tapınaklar Vadisi'nin antik Yunan dönemine ait en ünlü ve en iyi korunmuş yedi tapınağından en güzel örneği olan "Tempio della Concordia", vadinin en eski tapınağı Tempio di Ercole (Herakles), Tempio di Giunone (Hera Lacinia) tapınağı gibi önemli yapıların keşfi. Sicilya'nın antik ruhunu en güçlü şekilde hissettiren şehirlerden biri Agrigento gezisinin ardından, adanın iç kesimlerinde bulunan Piazza Armerina'ya hareket. Öğle yemeğinden sonra, çok iyi korunmuş ve bir bölümünde "Bikinili Kızlar" adıyla tanınan harikulade Geç Roma dönemi mozaiklerinin yer aldığı, hamamlarıyla, freskolarla süslü salonlarıyla bir varsıl Roma Villası olan ve
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Villa Romana del Casale gezisi. Bu Roma villası, dünyanın en zengin mozaik koleksiyonlarından birine sahiptir. Sicilya'nın güneydoğusunda yer alan
tarafından Dünya Mirası Listesi'ndeki Noto Vadisi'nde, 1693 yılındaki büyük depremin ardından, sekiz şehir Barok mimarisi tarzında yeniden inşa edilmiş. Akşamüstü, Modica şehrine varış. Sicilya Barok dönemi, özellikle 1693 depreminden sonra yeniden inşa edilen şehirlerde ortaya çıkan, Avrupa'daki en özgün Barok mimari üsluplardan biridir. Catania, Noto ve Ragusa gibi şehirler bu dönemin en görkemli örneklerini barındırır. Sicilya Barok'u daha "naif" ve yerel mimariyle harmanlanmış bir karakter taşır. Gülümseyen maskeler, grotesk figürler, yoğun süslemeler ve dramatik cepheler bu dönemin ayırt edici özellikleridir. Modica, sadece XIII. Yüzyıl Barok mimarisinin başyapıtları ile değil, aynı zamanda 1880 yılından beri antik Aztek reçetelerinden ilhamını alan meşhur geleneksel Modica çikolatası ile de ünlü. Modica'nın tarihi merkezine 5 dakika uzaklıkta yer alan Sacro Cuore bölgesindeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
31 Ekim 2026 Cumartesi Modica - Ragusa - Noto - Siracusa

Gün boyu,
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan geç barok dönemi üç harika şehri görme imkânına sahip olacaksınız. Özellikle Noto ve Ragusa şehirleri, Barok mimarinin doruk noktası kabul edilir. Kahvaltının ardından, Ragusa gibi "Modica Alta" ve "Modica Bassa" adlı iki bölüme ayrılmış olan Modica şehri gezisi için hareket. Şehrin en güzel yapılarından San Pietro kilisesi, San Giorgio katedrali, Palazzo Castro Polara Grimaldi ve şehrin harika panoramasını seyredeceğiniz Pizzo Belvedere görülecek yerler arasında. Çikolata tadımı ve öğle yemeğinin ardından, yakın mesafede bulunan Noto Vadisi'nin bir başka önemli şehri Ragusa'ya hareket. Sıradışı bir yapıya sahip şehir, "Monti Iblei" dağlarının güney eteklerinde, "Cava San Leonardo" ve "Santa Domenica" adlı iki derin vadinin arasında bulunan geniş bir tepe üzerine konumlanmış. Şehir "Ragusa Superiore" ve "Ragusa İbla" adlı iki ana kısımdan oluşmakta. Şehir, ortasından geçerek kendini ikiye bölen "Valle dei Ponti" (köprüler vadisi) üzerinde bulunan üç köprüden dolayı "Citta dei Ponti" yani köprüler şehri olarak anılmakta. 1693 yılındaki depreminden sonra Ragusa Superiore tepeye taşınırken, eskiden bulunduğu yerdeki Orta Çağ planlı Ragusa İbla restore edilmiş. Şehrin en ilginç bölümü olan Ragusa İbla'nın yürüyerek keşfi. Zarif barok mimari yapılarını görerek, labirent sokaklardan ve küçük meydanlardan geçip Giardino Ibleo bahçesine kadar geleceğiniz bir gezi. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Sicilya'nın en güzel şehirleri arasında sayılan "Barok'un başkenti" Noto'ya doğru yola devam. Varışı takiben, mimari harikaları barındıran büyüleyici Noto'nun yüreyerek keşfi. Sicilya'da Barok stilinin bir pırlantası olan Noto kasabasının, 1693 büyük depremin de tamamen yerle bir olduktan sonra XVIII. yüzyılda aslına uygun olarak baştan inşa edilen ve restore edilen çok sayıdaki tarihi yapılarını görerek, bölgenin en önemli orkinos dalyanlarına sahip Nicolaci ailesinin saray yavrusu evinin ziyareti. Gezi ve serbest zamanın ardından Noto'nun hemen kuzeyindeki Siracusa'ya doğru yola devam. Şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Otelden yürüme mesafesindeki Ortygia'da deniz kıyısında bulunan bir restoranda akşam yemeği. Geceleme otelde.
01 Kasım 2026 Pazar Siracusa - Catania - İstanbul

Kahvaltının ardından, adanın bütün dönemlerine şahitlik etmiş olan, meşhur matematikçi ve mucit Arşimed'in doğduğu ve yaşadığı kent olan Siracusa'yı keşfetmek üzere hareket. Siracusa hem arkeolojik mirası hem de barok şehir dokusuyla
Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Günümüze ulaşan en önemlilerinden olan M.Ö. V. yüzyıla tarihlenen Siracusa antik Yunan Tiyatrosunu, "latomia" denilen ve aynı zamanda hapishane de olan taş ocaklarını ve botanik parkını içeren Neapolis ören yerini gezisinden sonra, Siracusa'nın en eski yerleşim yeri olan ve köprülerle Siracusa'ya bağlı olan Ortygia yarımadasının keşfi... 2500 yıllık tarihe sahip olan ada yerleşimi aynı zamanda birçok güzel tarihi eseri de barındırmakta. Ortygia'nın ana merkezi olan keyifli Duomo Meydanı antik Athena mabedinin üzerine kurulmuş olan muhteşem eşsiz yapı Duomo di Siracusa katedraline ev sahipliği yapar. Görkemli bir Barok mimari örneği olan Barok cephesiyle katedralin duvarlarında hâlâ antik Dor sütunları görülebilir. Şehrin azizesi Santa Lucia'nın kilisesi de bu meydanda da bulunmakta. Kilisenin içerisinde ünlü ressam Caravaggio'nun, azizenin şehit edilişi üzerine 4x3 metre ölçülerinde gerçekleştirdiği muhteşem bir eseri bulunmakta.... Bir tatlı su kaynağı olan Fonte Arethusa çeşmesini ve Arşimed meydanını gezdikten sonra, Siracusa'nın en büyüleyici bölgesi olan Ortygia'da serbest zaman. Ardından, havalimanına transfer ve Türk Hava Yolları'nın TK1396 no.lu uçuşu ile saat 19:25'te hareketle saat 23:50'de Istanbul'a varış.