25 Ekim 2026 Pazar İstanbul - Seul
İstanbul Havalimanı'ndan, Türk Hava Yolları'nın TK20 no.lu uçuşu ile saat 17:10'da Seul'e hareket.
26 Ekim 2026 Pazartesi Seul

Saat 09:05'te ülkenin kuzeybatısında bulunan Güney Kore'nin başkenti Seul'un Incheon Uluslararası Havalimanı'na varış. Seul, modern görünümünün altında derin bir geçmişe sahip. Seul, 1910'daki Japonlar'ın sömürgeleştirmesine kadar Kore'de hüküm süren Joseon Hanedanı'nın kurucusu general Yi Songgye tarafından 1394 yılında Hansong adı altında başkent ilan edimiş. Tüm yarımadaya erişim sağlayan merkezi ve stratejik bir bölgede yer alan başkentin adı, sömürge döneminde (1910-1945) Kyongsong olarak değiştirilmiş. 1948 yılında yapılan seçimler sonucu Kore Yarımadası'nın Kuzey ve Güney Kore olarak ikiye ayrılmasından dolayı güneyde Kore Cumhuriyeti kurulunca başkent, Seul adını almış.
Karşılamanın ardından, Incheon'dan yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki, Seul'u ikiye ayırdığı ve "hayat kaynağı" olarak gördüğü Hangang (Han) Nehri'nin kuzeyinde bulunan Şehrin merkezine transfer. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, geleneksel ve modern Seul'u keşfetmek üzere şehir turu için hareket. Modern Seul, hükümet binaları, bankaları, iş merkezleri ve üniversiteleri ile Güney Kore'nin en önemli finansal, politik ve kültürel merkezidir. Seul'un kuzey kesiminde ise Joseon Hanedanlığı zamanında beş büyük saray inşa edilmiş. Bu yüzden eskiden şehrin kuzeyinde soylu sınıfının ve en zenginlerin gösterişli malikaneleri ve tarihi yapıları bulunuyordu. İlk olarak, XIV. yüzyılda ve ikinci kez XIX. yüzyılda inşa edilen kraliyet sarayı Gyeongbokgung'u ziyareti. 500 yıldan fazla hüküm süren Chosen (Joseon) Hanedanı'nın beş sarayından biri olan ve "Büyük ölçüde Gökler tarafından kutsanmış" olarak nitelendirilen saray, Halk Müzesi ile geleneksel Kore hayatı koleksiyonunu barındırmakta. Daha kuzeyde bulunmasından dolayı "Kuzey Sarayı" olarak da anılan Gyeongbokgung Sarayı, beş saray arasında en görkemli olanıdır. Saat 14:00'te kraliyet muhafızlarının nöbet değişiminin izlenmesi. Bu tören, Kore'de nadiren karşılaşacağınız geleneksel bir sahneyi görebilmek için mükemmel bir fırsattır. Muhafızların parlak ana renklerdeki gösterişli kostümlerini görmek büyük bir keyiftir. Halk Müzesi ziyaretinin ardından, otelimize transfer ve odalara yerleşme. Akşamüstü, Kore geleneksel kültürünü yansıtan, el sanatı ürünlerinin satıldığı, eski kitap satılan kitapçılar, antika dükkanları ve sanat galerileri ile dolu Insadong Caddesi boyunca bir yürüyüş. Bu cadde, 1988 yılında Insadong Geleneksel Kültür Geçidi olarak tanımlanmış. Insadong'da yerel bir restoranda "budist tapınak" mutfağının özgün Vejetaryen lezzetlerini tadacağımız akşam yemeği. Geceleme otelde.
27 Ekim 2026 Salı Seul - Gyeongju

Kahvaltının ardından, Seul merkez istasyonuna transfer. Güney Kore'de KTX (Korea Train Express) adı verilen yüksek hızlı treniyle ülkenin güneydoğusunda, Japon Denizi kıyısından 28 kilometre içeride ve eyalet başkenti Daegu'nun ise 55 kilometre doğusunda yer alan Kore'nin kültürel ve manevi başkenti Gyeongju'ya hareket. Seul'den Gyeongju'ya yüksek hızlı tren yolculuğu, iki şehir arasındaki seyahatin en konforlu yollarından biridir ve yolculuk yaklaşık 2 saat 15 dakika sürmektedir. Gyeongju'da alçak dağlar yaygındır. Bunların en yükseği şehrin batı sınırı boyunca uzanan Taebaek Dağları'dır. Gyeongju'nun tarihi şehir merkezi, Gyeongju Havzası'ndaki Hyeongsan nehrin kıyısında yer almaktadır. Gyeongju, 7. yüzyıldan itibaren Kore Yarımadası'nın ticaret merkezi haline gelerek, İpek Yolu'nun batı ve doğu bölgelerinden (Çin, Arap Yarımadası ve Japonya) kara ve deniz yoluyla tüccarların gelmesine yol açtı. Şehrin çeşitli yerlerinde çok sayıda tarihi mekan ve kalıntının bulunması nedeniyle Gyeongju'ya "Açık Hava Müzesi" denmektedir.
Varışı takiben,
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Gyeongju Tarihi Alanları gezisi için hareket. Gyeongju, "başkent" anlamına gelen eski adıyla Seorabeol veya Saro, Kore'de en uzun hüküm süren güçlü Silla Krallığı (M.Ö 57-M.S 935)'nın başkentiydi. Tepe ve dağların oluşturduğu çift sıra ile çevrili Gyeongju ovası, şehrin doğal kalesi konumundaydı. Asırlar boyunca önemini sürdüren Gyeongju, VI. yüzyılda yarımadanın neredeyse tamamını birleştirmeyi başarmış. Devletin teşvikiyle Budizm gelişti ve birçok tapınak inşa edildi. 935 yılı civarında Kral Taejo tarafından konulan şehrin adı "Gyeongju" "tebrik bölgesi" anlamına gelmektedir.
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan ve "Duvarsız Müze" olarak nitelendirilen Silla Krallığının antik başkenti Gyeongju'nun keşfi. VIII. yüzyılın ortalarında altın çağını yaşayan Silla Krallığı mükemmel bir Budist ülke kurulmasına girişmiş.
tarafından Dünya Mirası Listesi'ndeki görkemli Bulguksa Tapınağı kompleksini ziyaret. Bulguksa Tapınağı ve Seokguram Mağarası, Birleşik Silla dönemindeki başbakan Kim Dae-seong (701-774) tarafından 751 yılında yapılmaya başlanmış ve 23 yılda tamamlanmış. Başbakan Kim'in önceki hayatında dul bir kadının erdem sahibi oğlu olarak yaşadığı için, sadrazam oğlu olarak yeniden dünyaya gelmiş. Başbakan, bu hayattaki anne ve babasını onurlandırmak için Bulguksa'nın yapımını, önceki hayattaki anne ve babasını onurlandırmak için ise Seokguram'ın yapımını denetlemek amacıyla istifa etmiş. Bulguksa'da halka açık ibadetler, Seokguram'da ise kralın özel ibadetleri gerçekleşiyordu. Seokguram Mağarası'nın içinde, Doğu'ya bakan ve güneşin ilk ışıklarını karşılayan büyük bir Buda heykeline eşlik eden 38 Bodhisattva bulunmakta. 634 yılında inşa edilen ve en eski Uzak Doğu gözlemevi olan Cheomseongdae kulesi gezisi. Mimarisi oldukça ilginç olan bu gözlem kulesinin yapısı ay takvimi ve dört mevsim esasına dayanmakta. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Silla Kraliyet'ine ait üç mezar grubunun bulunduğu
Dünya Mirası Tümülüs Parkı'nın yürüyerek gezilmesi. Arkeolojik kazılar sırasında, kraliyet ailesi ve soyluların mezarı olan çok sayıda höyükten gün ışığına çıkarılan pek çok eser Gyeongju Ulusal Müzesi'nde sergilenmekte. Mezarların arasında en bilineni Cheonmachong dur. "Göksel At" anlamına gelen Cheonmachong mezarını ziyaret. Noseo-Dong mezarlarının gezisinden sonra, bölgenin kültürel tarihini gözlemleyebileceğiniz Gyeongju Ulusal Müzesi gezisi. Müzenin zengin koleksyonlarının arasında Wolji Göleti'nden çıkarılan yüzlerce parça sergilenmekte. Yerel bir restoranda akşam yemeğinden sonra, Anapji olarak da bilinen Wolji Göleti'ne gece turu. Silla Hanedanlığı hükümdarlarından Kral Munmu'nun tarafından 674 yılında Donggung sarayının içinde yaptırılan yapay göletin binaları restore edilerek eski ihtişamına kavuşturulmuş. Wolji Göleti, Silla Krallığı dönemindeki insanların yaratıcılığının olağanüstü bir örneğidir. Geceleme, Güney Kore'nin en geleneksel şehirlerinden biri olan ve "Altın Şehir" olarak nitelendirilen Gyeongju'daki otelimizde.
28 Ekim 2026 Çarşamba Gyeongju - Yangdong - Ahopsan Bambu Ormanı - Busan

Kahvaltının ardından, Yangdong'a hareket. Güneydoğu Kore, çeşitli kültürel ve doğal varlıklarının yanı sıra tarihsel bölgeleriyle de tanınmakta. Benzersiz kültürel değerlerinden dolayı
tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Kore'nin en büyük geleneksel köyü Yangdong'u ziyaret. XV. yüzyılda kurulmuş, Joseon döneminde "yangban" yani üst sınıf ailelerin yaşadığı bir köydür. Burada, mükemmel yapısı korunarak günümüze kadar ulaştırılan ve doğa ile iç içe yaşayabilmek için geliştirilen "Hanok" olarak adlandırılan geleneksel Kore evlerinin mimarisini görebilir, Joseon dönemindeki aristokratik Konfüçyüs kültürünün yanı sıra yaşam tarzını da öğrenebilirsiniz. Hanok'un özelliklerinden biri kış soğuğunu önlemek için geliştirilmiş olan ve "ılık taşlar" anlamına gelen "ondol" isimli ısıtma sistemidir. Hanok'un bir diğer önemli unsuru ise, sıcak ve nemli yazları rahat bir şekilde geçirebilmek için geliştirilmiş olan, ahşap zeminin yerle arasında boşluk olacak şekilde yerleştirilen "maru" isimli doğal klima sistemidir. Joseon Hanedanı'nın geleneksel kültürünü ve muhteşem doğasını sergileyen, 160 tane kiremit ve saz çatılı Hanok'un bulunduğu ve bunların bir kısmı hâlâ yerel halk tarafından kullanılan tarihi köyün gezisi. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, Güney Kore'nin güneydoğusunda yer alan ülkenin en büyük ikinci şehri ve en büyük limanı Busan'a doğru yola devam. Yol üzerinde, doğallığını 400 yıldan daha uzun süredir koruyan büyüleyici Ahopsan Bambu Ormanı gezisi. "Ahopsan" kelimesi saf Korece olup "dokuz vadinin kucaklaşması" anlamına gelir. Japon işgali, savaş ve sanayileşme dönemlerinde halka kapalı tutulan ve böylece doğallığını koruyabilmiş olan yüksek bambu ağaçlarıyla kaplı bu alan, 2016 yılında halka açılmıştır. Burası 2014'te çekilen "Kundo: Age of the Rampant" filmiyle tanınmaya başlamış, birçok Kore draması ve filmde kullanılmıştır. Daha sonra, Geumjeongsan Dağı eteklerinde yer alan ve Güney Kore'nin en önemli Budist tapınaklarından biri olan tarihi Beomeosa Tapınağı'nı ziyaret. 678 yılında Silla Hanedanlığı döneminde ünlü keşiş Uisang-daesa tarafından inşa edilen tapınak Kore Budizmi'nin Jogye Tarikatı'na bağlıdır. Dağ atmosferiyle öne çıkan bu tapınak gezisinden sonra, bu sefer deniz kıyısında yer alan, eşsiz bir Budist tapınak olan Haedong Yonggungsa'yı ziyaret. Kore'deki çoğu tapınak dağlık bölgelerde bulunurken, Haedong Yonggungsa deniz manzarasına karşı konumlanmış pagodalar, taş heykeller ve yürüyüş yolları ile dikkat çeker. Tapınak Zen Budizmi'nin bir koluna bağlı olduğu için "Zen" ile ilişkilendirilebilir. Asya'nın en işlek ticaret merkezlerinden biri olan Busan (Pusan)'a varışta Busan'ın merkezinde, Busandaegyo, Yeongdodaegyo, Namhangdaegyo ve ayrıca Busan Limanındaki Busanhangdaegyo köprülerine hakim bir konumda olan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
29 Ekim 2026 Perşembe Busan

Kahvaltının ardından Güney Kore'nin en cazip destinasyonlarından biri olan Busan'ı keşfetmek üzere hareket. İlk olarak Kore'nin en büyük deniz ürünlerinin satıldığı yer olan, balık satıcılarının büyük çoğunluğu kadın olan ve Busan'ın kültürel kimliğini en iyi yansıtan yerlerden biri olan geleneksel Jagalchi pazarı gezisi. Ardından, Busan'ın Saha-gu bölgesinde yer alan ve rengarenk evleriyle ünlü bir mahalle olan Gamcheon Kültür Köyüne hareket. Eskiden yoksul bir yerleşim bölgesi olan köy, sanat projeleriyle yeniden canlandırılmış ve bugün Busan'ın en popüler turistik noktalarından biri haline gelmiş. Dağın yamacına inşa edilmiş Gamcheon köyü, pastel renklere boyanmış evler, labirent sokaklar, duvar resimleri, heykeller ve sanat galerileriyle doludur. Daha sonra, Songdo Plajı üzerinde uzanan ve şehre farklı bir açıdan, 86 metre yükseklikten bakma imkanı sunan "Songdo Sea" teleferiğiyle bir deneyim. "Songdo Sea Cable Car" ilk olarak 1964'te Güney Kore'nin ilk teleferiği olarak açılmış, 2017'de büyük bir yenileme sonrası "Busan Air Cruise" adıyla yeniden hizmete girmiştir. Kore'nin ilk modern plajı olarak bilinen Songdo plajının üzerinden geçen 1,62 km uzunluğundaki teleferik hattı, Songlim Park ile Amnam Park arasında uzanır. Amnam Park'tan Songdo Yonggung Bulut Köprüsü olarak da bilinen Songdo Yonggung asma köprüsüne kadar kısa ve keyifli yürüyüş. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, Barış Parkı'nın karşısında bulunan, Kore Savaşı'nda can veren BM çokuluslu gücü askerlerinin defnedildiği Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı'nı ziyaret (United Nations Memorial Cemetery in Korea - UNMCK). 1950-1953 yılları arasındaki BM'nin çağrısıyla Kore savaşına 16 ülkeden katılmış ve şehit olmuş olan BM askerlerini onurlandırmak adına kurulmuştur. Yaklaşık 2300 mezar içeren mezarlık dünyadaki tek Birleşmiş Milletler mezarlığıdır. Kore Savaşı'nda hayatını kaybeden Türk şehitlerinden 462'si burada yatmaktadır. Ankara'nın 1950 sonlarında Kore'ye asker gönderme yönündeki cesur kararı, Türkiye'nin NATO'ya girmesine yol açarak 1952 yılında Nato üyesi olmasını sağladı. Türkiye, Kore Savaşı'na en fazla (toplamda 21.212) asker gönderen ülkelerden biri olmuş ve "Kuzey Yıldızı" olarak bilinen Türk Tugayı savaşta kritik rol oynamışyır. Bu mezarlık, Türkiye ile Güney Kore arasındaki dostluk ve kardeşliğin sembolü haline gelmiş. 7.5 kilometre uzunluğundaki Kore'nin ilk iki katlı deniz köprüsü Gwangan (diğer adıyla Elmas) asma köprüsünün görülmesi. Şehrin modern yüzünü temsil eden bu köprü Busan'ın en ikonik yapılarından biri olup özellikle gece ışıklandırmalarıyla ünlüdür. 510 km ile Güney Kore'nin en uzun nehri olan Nakdong Nehri şehrin batısından akarak Kore Boğazı'na dökülür. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
30 Ekim 2026 Cuma Busan - Jeju Adası

Sabah, Gimhae havalimanına transfer ve bir saatlik bir uçuşla, yaklaşık 2 milyon yıl önce volkanik püskürmeyle Kore'nin güneybatı ucunda, Kore Yarımadası ile Japonya arasında yer alan Kore Boğazı'nda ortaya çıkan doğa harikası ve Biyosfer Rezervi "Jeju-do" yani Jeju Adası'na varış. Ardından heryerinden yeşil fışkırdığı ve "Tanrıların Adası" olarak da adlandırılan 1,848 kilometrekare ile Güney Kore'nin en büyük adasını keşfetmek üzere hareket. Yanardağları, yarı tropikal iklimi, kumsalları, çağlayanları ve yürüyüş yollarıyla "Küçük Hawaii" olarak da nitelendirilen ve
tarafından Dünya Doğa Mirası Listesi'ne alınan Güney Kore'nin en büyük adası Jeju, kendine özgü doğası ve bitki örtüsüyle anakaradan farklı manzaralar sunmakta. Dokkaebi Yolu olarak da bilinen "Gizemli Yol"dan geçerek, yüksek çevre tarafından oluşturulan bir optik illüzyondan dolayı, bu yolda bırakılan şişe gibi nesneler aşağı inmek yerine yokuş yukarı gidip yer çekimine meydan okumanın bir görüntüsüne tanık olabilirsiniz. Adanın tam ortasında, 1950 metre yüksekliğindeki Güney kore'nin en yüksek dağı olan sönmüş "Hallasan" yanardağı bulunmakta. Yerel bir deyişe göre: "Jeju Adası, Halla Dağı; Halla Dağı, Jeju Adası'dır." 1970 yılında milli park ilan edilen en önemli yerlerinden biri olan Hallasan Milli Parkı'nda kısa ama etkileyici bir yürüyüş yaptıktan sonra, Halk Sanatları ve Doğa Tarih Müzesi'ni ziyaret. Anaerkil bir kültüre sahip adanın en eski geçim kaynağı olan dalış geleneği yaşlı kadınlar tarafından devam ettirilmekte. Bu kadınların hayatlarını, çalışmalarını anlatan müzenin ilginç bölümü de deniz Kızı anlamına gelen "Haenyeo" olarak andlandırılan, inanılmaz derinliklere nefesini tutarak dalış yapan kadın dalgıçlara ayrılmış. "Haenyeo" olmak, kadınlara hem ekonomik bağımsızlık hem de diğer alanlarda daha özgür olma olanağı vermekte. 2016 yılında Jeju Haenyeoları,
Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edildi. Bu miras yalnızca denizden geçim sağlayan bir yaşam biçimini değil, aynı zamanda doğaya saygıyı, güçlü kadın dayanışmasını ve topluluk ruhunu da temsil ediyor. Son olarak, dilekleri gerçekleştirme gücüne sahip olduğu söylenen kayalık bir plajdaki ejderha şeklindeki kaya oluşumunun görülmesi. Öğle yemeği geziler esnasında. Akşamüstü, dünyanın en ilginç adalarından biri olup yıl boyunca yumuşak havasıyla ve doğal yapısıyla ziyaretçileri büyüleyen Jeju Adası'nda iki gece geçirmek üzere adanın kuzeyinde yer alan adanın en önemli şehri Jeju-si yani Jeju şehrinde yer alan otelimize yerleşme. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
31 Ekim 2026 Cumartesi Jeju Adası

Gün boyunca, muhteşem doğası ve ilginç yapısıyla Jeju Adası doğu bölgelerinin keşfi. İlk olarak doğal abide olarak kabul edilen ve dünyada görülebilen en iyi lav tünellerinden biri sayılan Manjang-gul Mağarası gezisi. Jeju Adası'ndaki birçok lav mağarası arasında Kimnyeong-gul ile birikte Manjang-gul en ünlüsüdür. Ayrıca dünyanın en güzel ve en büyük lav tünellerini barındırır. Genişliği 5,15 metreye, yükseklikği 10 metreye kadar çıkarken tünel 8 kilometreden fazla uzanmakta ve birçok muhteşem lav sütunu ile diğer ilginç oluşumları barındırmakta. Daha sonra, Seongsan Ilchulbong gezisi için Jeju Adası'nın doğusuna doğru yola devam. Jeju Adası'nın en doğu ucundaki Seongsan Ilchulbong her gün güneşi ilk karşılayan noktadır ve buradan güneş doğuşu olağanüstü güzel bir görünümdedir. Seongsan Ilchulbong'un tepesinde yaklaşık 600 metre çapında ve 90 metre derinliğinde büyük bir krater bulunmakta. Tepesini çevreleyen çok sayıdaki sivri uçlu kaya sayesinde, uzaktan bakıldığında krater dev bir taca benzemekte. Falezlerden oluşan güneydoğu ve kuzey kenarlarının aksine, Seongsan Ilchulbong'un kuzeybatı cephesi Seongsan Köyü'ne bağlı yemyeşil bir yamaçtır. Basamaklı bir patikadan yarım saatlık bir tırmanışla kraterin kenarındaki seyir terasına ulaşılabiliyor. Buradan görünen okyanus manzarası eşsiz. Yine adanın doğusundaki geleneksel Seongeup köyü günün bir sonraki gezisi olacak. Koryo döneminde Jeju eyaletinin başkenti olan Seongeup, kuşaktan kuşağa bırakılan miras sayesinde benzersiz bir kültürel varlığa sahip. Asırlık ağaçların süslediği Seongeup köyünde, köylülerin hala yaşadığı, duvarları lav taşından ve kilden, çatıları ise sazdan yapılmış yaklaşık 3 bin ev bulunmakta. Köyde ayrıca Hyangkyo ve Tolharubang adlı eski hükümet binası ve ilginç mezar taşları görmek münkün. Jeju Adası'na özgü bir lehçenin konuşulduğu bu köyün eşsiz özellikleri arasında halk müzigi ve oyunları, yerel yemekler ve zaanatçılık bulunur. Köy gezisinden sonra, yeşil alanlarla çevrili Sangumburi Krateri gezisi. Sangumburi, yaklaşık 650 metre genişliğinde, 100 metre derinliğinde ve 2.070 metre çevresi olan düz bir kraterdir. Kraterin bitki örtüsü çeşitlilik göstermektedir. Kuzey tarafında, kırmızı dikenli ağaçlar, manolya ağaçları ve nadir kış çilekleri yetişir. Kraterin güney tarafında, herdem yeşil ağaçlar, akçaağaçlar ve dağ çilekleri alanı kaplar. Bu kadar sınırlı bir alanda çok sayıda farklı ağaç ve bitki türü yetiştiği için araştırmacıların da dikkatini çeker. Jeju Adası'nın simgesi olan ve "Eski Büyük Baba" anlamına gelen Dol Hareubang taş heykellerini adanın her yerinde görebilirsiniz. Son olarak, Jeju adasının taşlarla özdeşleşmiş mitolojik tarihine ışık tutan Bukchon Dol Hareubang Parkı gezisi. Gün içerisinde öğle yemeği ve akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
01 Kasım 2026 Pazar Jeju Adası - Seul

Kahvaltının ardından, Jeju-do'daki son gün, adanın keşfine devam. İlk olarak, Jeju-si'nin yaklaşık 30 kilometre batısında yer alan, Jeju Adası'nın en popüler yerlerinden biri olan, tavus kuşlarının dolaştığı büyülü yer Hallim Parkı gezisi. Burada kuş, su, botanik ve Bonzai bahçelerininin yanı sıra küçük ama sevimli şelale ve bitişiğindeki lotus göletini görebilirsiniz. Ardından, parkın yakınlarında bulunan ve parçalanan deniz kabuklarından dolayı kendine has bir renge sahip olan beyaz kum ve kristal berraklığında suları ile Jeju'nun en güzel, en pitoresk plajı Hyeopjaeri'nin keşfi. Burada uzanan 9 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi, zümrüt rengi ve kobalt mavisi rengindeki denizi ve etrafa dağılmış ormanlarıyla oldukça güzel bir manzara sunmakta. Daha sonra, Kore'nin geleneksel çay kültürünü yakından tanıyabileceğiniz O'Sulloc çay bahçesinin ve iç bahçedeki lotus göletiyle çay müzesinin gezisi. Son olarak, Jusangjeolli Falezi'ndeki Jungmun Daepo Lav Sütunları'nın keşfi. Üst üste yığılı bu lav kolonları Jeju Adası'nın kültürel abideleri olarak görülmekte. Jusangjeolli'nin ilginç oluşumları, binlerce yıl önce aktif bir yanardağken Hallasan Dağı'ndan fışkıran lavların Jungmun bölgesindeki denize ulaşmasında oluşmuş. Küp ya da irili ufaklı altıgen biçimindeki bu kayalar sanki taş ustaları tarafından oyulmuş gibi durmakta. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, havalimanına transfer ve Seul'a uçuş. Akşamüstü şehrin en eski havalimanı olan Gimpo'ya varışı takiben şehir merkezine transfer ve Han Nehri üzerinde yer alan Banpodaegyo (Banpo) Köprüsü'ndeki gösteriyi izleme. Hem su, hem ışık, hem de müzik eşliğinde yapılan bu gösteri, Han Nehri kıyısında en popüler akşam etkinliklerinden biridir. Köprünün her iki yanında toplam 1,140 metre uzunluğunda su püskürtme sistemi ile dakikada yaklaşık 200 ton nehir suyu pompalanır ve 20 metre yükseklikten tekrar nehre dökülür. Banpo Köprüsü üzerindeki ay ışığı gökkuşağı çeşmesi anlamına gelen "Moonlight Rainbow Fountain", dünyanın en uzun köprü çeşmesi olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girmiştir. Yerel bir restoranda akşam yemeğinden sonra, otele transfer ve yerleşme. Geceleme otelde.
02 Kasım 2026 Pazartesi Seul

Sabah, Seul'deki beş büyük Joseon Hanedanlık sarayından biri olan ve en iyi korunmuş olanlar arasında yer alan
tarafından Dünya Mirası Listesi'ndeki Changdeokgung Sarayı gezisi ile Seul'ün keşfine devam. Joseon döneminde, 1405 yılında Jongno semtinde inşa edilen Changdeokgung Sarayı, 1592'deki Japon işgali sırasında yakılmış, daha sonra da restore edilmiş. Yaklaşık 270 yıl boyunca Joseon Hanedanlığı ana sarayı olarak kullanıldı. İki katlı yapısıyla Joseon mimarisinin zarif örneklerinden biri olan sarayın ana giriş kapısı, resmî törenlerin yapıldığı ana salon "Injeongjeon", kraliyet ailesinin yaşam alanı "Nakseonjae" ve göletler, pavilonlar ve doğal güzelliklerle dolu gizli bahçe "Huwon" (gizli bahçe bölümünün günlük ziyaretçi sayısı sınırlıdır: bazı dönemlerde gizli bahçeyi gezmek mümkün olamamaktadır) sarayın öne çıkan yapılardır. Akabinde, Kore'deki en büyük müze olan, ülkenin köklü tarihine ve zengin kültürel mirasına adanmış Kore Ulusal Müzesi gezisi. Bu Müze antik dönemden günümüze Kore'nin muhteşem kültürel varlıklarını sergilemekte. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, Zen meditasyonun yapıldığı, Budist Jogyejong mezhebinin merkezi olan şehrin en önemli tapınaklarından biri olan Jogyesa'yı ziyaret. Jogyesa 1936'dan itibaren Jogye Tarikatı'nın baş tapınağı oldu ve bugün Kore'de Seon (Zen) Budizminin merkezidir. Şehrin kalbinde, etrafı kalabalık caddelerle çevrili olan bu tapınağın içerisine girdiğiniz anda huzur ve sakin bir ortamıyla bambaşka bir dünyaya adım atmış oluyorsunuz. Daha sonra, Kore kültürünün, her türlü zevke hitap eden ürünlerinin en iyi şekilde sergilendiği, binden fazla dükkan, açık tezgah, sokak satıcısı ve restoran ile Kore'nin en büyük geleneksel pazarı olan Namdaemun'u ziyaret. Namdaemun Pazarı, Seul'de yerel halkın günlük yaşamını gözlemlemek ve otantik alışveriş deneyimi yaşamak için ideal bir yerdir. Akşamüstü, çok az konuşma barındırması ve zekice kurgulanmış yüksek dozdaki komedi unsuru "Cookin' Nanta" şovu izleme. Bıçak, tencere, tava ve tezgahın da dahil olduğu, aklınıza gelebilecek her tür mutfak aletiyle Utdari, Puneori, Jajinmori gibi Kore geleneksel müziğinin ritimlerini buluşturan şovda, müzik bir olay örgüsünün parçası halinde sunulmakta. 5 kişinin sahnelediği gösterinin karakterleri baş aşçı, seksi aşçı, kadın aşçı, mutfak yöneticisi ve yöneticinin yeğeni. Her şeyin sıradan ve heyecansız gittiği bu mutfakta işler, huysuz, kötü niyetli yöneticinin, saat 18:00'daki düğünün menüsünü aşçılara aynı gün vermesi ve acemi, sakar yeğenini de yanlarına katmasıyla çığırından çıkıyor. "Cookin' Nanta" her milletten ve yaştan insanın birlikte kahkaha atabilecekleri bir ortam oluşturmak konusunda gerçekten çok başarılı. İlk kez 1997'de sahnelendi ve Kore'nin en uzun süre sahnelenen gösterisi oldu. Yerel bir restoranda Güney Kore usulü barbeküden oluşan lezzetli geleneksel akşam yemeğinden sonra otele dönüş. Geceleme otelde.
03 Kasım 2026 Salı Seul - DMZ - Seul

Sabah erken, DMZ yani "Demilitarized Zone" olarak adlandırılan askerden arındırılmış bölge gezisi. DMZ, Kuzey ve Güney Kore arasındaki sınır boyunca uzanan 38. Paralel çizgisinden geçen bölgedeki hattır. Bu hat batısından doğusuna yaklaşık 240 kilometre uzunluğunda ve 4 kilometre genişliktedir. Kore Savaşı esnasında, 27 Temmuz 1953 yılındaki imzalanan ateşkes antlaşması ile iki ülke askerlerini cephenin 2000 metre gerisine taşımak üzere anlaşarak bir tampon bölge oluşturur. Antlaşma, Kuzey Kore, Güney Kore, ABD ve Birleşmiş Milletler arasında yapılmıştır. Dorasan gözlem platformundan Kuzey Kore sınır manzaralarını izleyebilir. Kuzey Kore tarafından 1970'lerde kazılan ve Kasım 1978'de Güney Kore tarfından ortaya çıkarılan "Üçüncü Sızma Tüneli" ni yürüyerek keşfedebilirsiniz. Seul'den sadece 44 kilometre uzaklıkta Kuzey Koreliler, Güney Kore'ye bu tüneli kazarak gizlice girmişler. İşgal durumunda, 30.000'den fazla askerin ağır silahlarıyla 1635 metre uzunluğundaki tünelden geçmesinin yalnızca bir saat alacağı tahmin ediliyor. Devletin izin verdiği ziyaretin saatleri, askeri durum ve diplomatik gelişmelere göre değişebiliyor; bazen turlar iptal edilebiliyor. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından Seul'a dönerek başkentin keşfine devam. Teleferik ile Namsan Dağı üzerinde bulunan şehrin en ikonik yapılarından biri olan "N Seoul Tower" olarak bilinen Namsan Kulesi'ne çıkış. Deniz seviyesinden (Namsan Dağı'nın yüksekliği 262 metre artı kulenin yüksekliği 236,7 metre) yaklaşık 500 metre yükseklikteki kule, aynı zamanda bir radyo ve TV yayın kulesi olarak da işlev görüyor. Gözlem güvertesinden bakıldığında Seul'ün neredeyse tamamını kapsayan 360° panoramik bir manzara görülebiliyor. Geziden sonra, Gangnam bölgesindeki COEX Mall alışveriş merkezinin görülmesi; alışveriş bir yana kültürel deneyim açısından oldukça özel bir yer. Burada öne çıkan iki önemli nokta: şarkıcı ve rapçi PSY'nin 2012 yılında dünya çapında fenomen haline gelen "Gangnam Style" şarkısına ithafen "K-Pop Square" olarak bilinen alanda yapılan ve Gangnam Style Statue olarak adlandırılan Bronz El Heykeli; geniş bir atrium alanı kaplayan, hem modern mimarisinin sunduğu estetik anlayışı, hem de kültürel işleviyle Starfield Kütüphanesi. Yerel bir restoranda akşam yemeğinin ardından, Incheon Havalimanı'na transfer.
04 Kasım 2026 Çarşamba Seul - İstanbul

Türk Hava Yolları'nın TK91 no.lu uçuşu ile saat 00:10'da hareketle 05:55'te istanbul Havalimanı'na varış.