Başlangıç Günü
23 Ekim Cuma günü saat 23:00'te İstanbul Havalimanı'nda buluşma.
24 Ekim 2026 Cumartesi İstanbul - Antananarivo

Türk Hava Yolları'nın TK160 no.lu uçuşu ile saat 02:10'da hareketle 14:50'de Fransızca adı Tananarive olan ve kısaca "Tana" olarak da bilinen Madagaskar Cumhuriyti'nin başkenti ve ülkenin en büyük şehri Antananarivo'ya varış. Adanın merkezinde, 1276 metrede bir rakımda olan ve subtropikal yayla iklimine sahip Antananarivo göz alıcı çeltiklerle çevrili. Malgaşça "Tonga soa eto Madagasikara!" yani Madagaskar'a hoşgeldiniz. Karşılamadan sonra, adanın omurgası olan Yüksek Topraklar'da XII. yüzyılın başlarında Kral Andrianjaka tarafından kurulan Antananarivo'yu keşfetmek üzere hareket. "Bin savaşçı şehri" olarak nitelendirilen Antananarivo eski Merina monarşisi ve Madagaskar Krallığın beşiği. 1200-1500 metre arası yükseklikte yerleşik olan şehrin keşfi esnasında, caddeleriyle Avrupayi bir havaya sahip olan aşağı şehirdeki Anosy Gölü ve Antananarivo'nun kalbi olan Avenue de l'Indépendance (Bağımsızlık Caddesi) gezileri. Eski bir su deposu olan göl, Hıristiyanlaştırılması ve sanayileşmesinde büyük rol oynayan İskoç misyoner James Cameron'un ve sonra Jean Laborde'un çalışmaları sayesinde geliştirilmiş. Efsaneye göre 1862 yılında Tananarive'ye Fransız konsolosu olarak atanan sanayici Jean Laborde, kraliçeye karşı duygular beslediği için gölün ana hatlarını kalp şeklinde çizmiş; Ekim ve Kasım aylarında çiçek açan jakaranda ağaçlarıyla çevrilidir. Gezinin ardından Anosy Gölü'ne yakın ve şehrin güzel bir konumundaki otelimize yerleşme. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
25 Ekim 2026 Pazar Antananarivo - Morondava

Sabah, Madagaskar'ın batı kıyısında, Menabe bölgesinin en önemli şehri olan Morondava'ya uçmak üzere havaalanına transfer. Menabe, XVI.-XVIII. yüzyıllar arasında Sakalava Krallığı'nın güney kısmı olarak biliniyordu. Krallık, XVII. yüzyılda Andriandahifotsy tarafından kuruldu. Onun oğlu Andramananety, kuzeyde kurulan Boina Krallığı'ndan ayırmak için bu bölgeye, geniş kızıl renkli laterit topraklarından dolayı "Menabe" adını verdi. Yani ismin kökeni, bölgenin kızıl topraklarını ve büyüklüğünü yansıtır. Tarih boyunca Sakalava halkı, Madagaskar'ın batısında güçlü bir siyasi ve kültürel etki yaratmıştır. Sakalava kültürü, müzikleri, dansları ve ritüelleriyle bölgenin kimliğini şekillendirir. Menabe, hem tarihi Sakalava Krallığı'nın mirasını hem de Madagaskar'ın en ikonik doğal güzelliklerini barındıran bir bölge. Morondava'ya varışta oryantasyon turu. Daha sonra tropikal bahçeler içinde yer alan otelimize yerleşme. Otelde öğle yemeği ve dinlenmenin ardından, Madagaskar'ın güneybatı kıyılarında yaşayan, denizle iç içe bir yaşam süren yarı-göçebe balıkçı topluluğu Vezo halkının yaşadığı Betania balıkçı köyünü keşfetmek için mangrov ormanının su yollarında keyifli bir kano gezisi; burada bir pirogun nasıl yapıldığını da görebilirsiniz. En önemli araçları olan piroglar, tek parça oyulmuş ağaç gövdelerinden el yapılır ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle üretilir. Bu köyde geleneksel pirogların yapımını görmek mümkün. Morondava'ya dönerken, küçük pazarları ve CEM olarak bilinen Menabe Ekoturizm Merkezi gezisi. Bu merkez, yerel halkın el sanatlarını ve kültürünü destekleyen, aynı zamanda ekoturizmi geliştirmeyi amaçlayan bir sosyal girişimdir. Akşam, otelin özel plajında gün batımını seyredebilirsiniz. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
26 Ekim 2026 Pazartesi Morondava - Kirindy Ormanı Rezervi - Morondava / Baobab Caddesi

Kahvaltının ardından, 4x4 arazi araçlarıyla Kirindy Ormanı Rezervi'ne doğru yola çıkış. Morondava'nın yaklaşık 20 kilometre kuzeyinde Madagaskar'ın en ikonik doğal manzaralarından biri olan "Allée des Baobabs" yani Baobab Ağaçları Bulvarı'nı gün ışığında keşfetmek için mola. Gökyüzü masmavi, güneş ışıkları ağaçların kalın gövdelerini aydınlatır. Yol boyunca uzanan bu dev ağaçlar, sanki bir doğal katedralin sütunları gibi yükselir. Daha sonra, Morondava'nın yaklaşık 50 km kuzeyinde yer alan Kirindy Kuru Ormanı'na doğru yola devam. Kirindy, kurak yaprak döken orman ekosistemiyle ünlü bir doğa koruma alanıdır. Madagaskar'a özgü birçok endemik hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapar. Burası, özellikle Madagaskar'a özgü yırtıcı memeli "fossa" ile Propithecus verreauxi (beyaz sifaka) gibi sekiz lemur türü ile bilinir. Tehlike altında olduğu kabul edilen Madagaskar'ın en karakteristik lemurlarından biri olan beyaz sifakalar, yerde yürürken yan yan zıplayarak hareket eder. Kirindy Kuru Ormanı'na varışta, Kirindy rezervinin tipik fauna ve florasını keşfetme. Kirindy'ye özgü hayvanları ve bitkileri görmek için yerel rehber eşliğinde yürüyerek gezinti. Öğle yemeği Kirindy'de. Öğleden sonra, Baobab Ağaçları Bulvarı'nı gün batımında görebilmek için Morondava'ya doğru dönüş yolculuğu. Buradaki nispeten izole bir şekilde bırakılmış baobab ağaçları, yoğun bir ormanın parçasıydılar; ancak bölgedeki artan nüfus ve tarım için büyük çaplı yapılan ormansızlaştırma çalışmaları nedeniyle büyük zarar gördüler. Boabob Bulvarı'nın korunmasına yönelik ilk adım olarak, 2007 yılında Çevre, Su ve Orman Bakanlığı tarafından geçici koruma statüsü verildi. Kırmızı topraklı bu yol, her iki yanında 30 metreye kadar yükselen dev Baobab ağaçlarıyla dünyanın en ünlü fotoğraf noktalarından biri haline gelmiştir. Gün batımında dev Baobabların gökyüzüne karşı siluetleri, dünyanın en etkileyici manzaralarından biri olarak kabul edilir. Yakınlarında birbirine sarılmış gibi görünen "Baobabs Amoureux" yani aşık baobablar olarak adlandırılan iki Baobab ağacı da görebilirsiniz. Gün batımının tadını çıkardıktan sonra, otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
27 Ekim 2026 Salı Morondava - Miandrivazo

Sabah erken Morondava'dan ayrılmak için, manzaralı bir rota izleyerek ve kırsal köylerden geçerek Miandrivazo kasabasına doğru yola çıkış. Molalar vererek yaklaşık 5 saatlik bir yolculuğun ardından, Mahajilo Nehri kıyısında bulunan ve nehir gezilerinin başlangıç noktası olarak bilinen Miandrivazo'ya varışta otele yerleşme. Öğle yemeğinden sonra, Mahajilo Nehri'nde piroglarla gezi yaparak nehir kıyılarındaki yerel yaşamın keşfi. Yüksek platolarında doğan ve Batıya doğru akarak Menabe bölgesinde önemli bir akarsu olan yaklaşık 260 kilometre uzunluğundaki Mahajilo Nehri Miandrivazo kasabası yakınlarında Tsiribihina Nehri ile birleşerek bölgenin ekosisteminde ve ulaşımında önemli rol oynar. Nehir tropikal ve kurak ormanlarla çevrilidir; kuşlar, sürüngenler ve balık türleri için yaşam alanı sağlar. Mahajilo Nehri Miandrivazo halkı için günlük yaşamın ve geçim kaynaklarının merkezindedir. Gezinin ardından otele dönüş. Yaklaşık 5-10 dakika uzaklıkta yer alan otelden yürüyerek gün batımında nehir kıyısında yürüyüş yapabilirsiniz. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
28 Ekim 2026 Çarşamba Miandrivazo - Antsirabe

Kahvaltının ardından, hem coğrafi bir bölge adı hem de tarihsel bir krallığın mirası olan Menabe'den ayrılarak, Madagaskar'ın iç kesimlerine doğru yolculuğa devam. Yolculuk sırasında piknik şeklinde öğle yemeği. Çeltik tarlaları ve geleneksel kerpiç evleriyle Madagaskarın Yüksek Topraklar diye adlandırılan bölgesini keşfederek, öğleden sonra, 1.400 metre yükseklikte bulunduğu için adanın en serin iklimine sahip ve fransız sömürgecilik döneminde tanınmış bir termal merkezi olan Madagaskar'ın üçüncü büyük kenti Antsirabe'ye varışı takiben otele yerleşme. Daha sonra, kırmızı çiçekli ağaçlarla süslenmiş geniş caddelerin kenarlarındaki değişik mimarî stillerin sergilendiği evler ve Antsirabe'nin simgesi olan, erkeklerin yürüyerek çektikleri çok sayıdaki renkli çek çek (pousse-pousse) arabası şehre özel bir atmosfer kattığı sokakların keşfi. Bol sodyum klorür içereren bölge suyundan dolayı "tuzun bol olduğu yer" anlamına gelen Antsirabe termal faaliyetlerinin yanı sıra günümüz pamuk endüstrisinde de önemli bir rol oynamakta. Madagaskar, bütün adaya dağılmış önemli bir mineral zenginliğine sahip. 1868 yılında Norveç misyonerler Antsirabe'ye yerleşmeye karar verdi ve termal suların tedavi edici özelliklerini keşfetti. Fransız sömürge döneminde, kaplıcaları nedeniyle Fransızlar tarafından "Malgaş Vichy" olarak anılmıştır. Fas Sultanı V. Muhammed ve oğlu II. Hasan, Ocak 1954'ten Ekim 1955'e kadar bu şehirde sürgünde yaşamıştır. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
29 Ekim 2026 Perşembe Antsirabe - Ambositra - Fianarantsoa

Kahvaltının ardından, yarı değerli taşların işlendiği bir atölye ziyareti. Antsirabe, Madagaskar'ın yarı değerli taşlarıyla ünlü merkezlerinden biri olup taş işçiliği merkezi olarak kabul edilir. Şehir ve çevresi özellikle akik, kuvars, ametist, turkuaz, rodonit, opal ve lapis lazuli gibi taşların çıkarıldığı ve işlendiği bir bölge olarak bilinir. Gezinin ardından, Antananarivo'dan Toliara'ya kadar inen Madagaskar'ın en önemli karayolu hattı ve en ikonik turistik güzergâhı 1000 kilometrelik ünlü "Route Nationale 7" (RN7 yani Rota 7) yolundan güneye doğru yolculuğumuza devam. Antsirabe'den Fianarantsoa'ya, Ambalavao'dan Tulear'a kadar uzanan bu rota, Madagaskar'ın doğal güzelliklerini ve kültürel çeşitliliğini keşfetmek için eşsiz bir yolculuk sunar. Çeltik ve tütün tarlaları arasından geçerek geleneksel el sanatlarıyla tanınan Ambositra'ya varış. Öğle yemeğinden ve ahşap oymacılığı ve kakmacılığıyla tanınan Zafimaniry halkının bir zanaatkar atölyesini ziyaret ettikten sonra, ülkenin kültürel, eğitim ve Fransız sömürge döneminde başlatılmış olan adanın başlıca şarap üretim merkezlerinden biri olan, Haute Matsiatra bölgesinin başkenti Fianarantsoa'ya doğru yola devam. Tropikal iklimin zorluklarına rağmen, yüksek yaylalarda yetiştirilen üzümlerden elde edilen şaraplar ülkenin gastronomik kimliğinin önemli bir parçasıdır. Orta-güney Yüksek Topraklar'da Fianarantsoa merkezli ülkenin üçüncü en büyük etnik grubu olan Betsileolar yaşamakta. "Betsileo" kelimesi "Yenilmezler" anlamına gelir; XVII. yüzyılda Sakalava-Menabe krallığının işgalini püskürten Kral Besilau'dan türemiştir. XIX. yüzyılda kuzeydeki Merina Krallığı tarafından fethedildiler ve ardından Fransız sömürge yönetimine girdiler. Malgaşça'da "İyi şeyler okutulabilen yer" anlamına gelen Fianarantsoa, akademik kurumları ve tanınmış okullarının sayesinde Madagaskar'ın entelektüel ve dinî merkezi olarak tanınmakta. 1831'de Kraliçe Ranavalona I tarafından, Antananarivo'nun "ikiz şehri" olarak inşa edilmiştir. ülkenin üçüncü en büyük etnik grubu olan Betsileoların yaşadığı Fianarantsoa'ya varışı takiben şehir turu. Akşamüstü yukarı şehirde konumlanan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
30 Ekim 2026 Cuma Fianarantsoa - Ambalavao - Anja - Ranohira

Kahvaltıdan sonra, Fianarantsoa'dan ayrılarak güney istikametine doğru yoculuğa devam. Bağların süslediği manzaraların ortasından geçerek, güzel şarapları ile tanınan ve bütün güneyden gelen hayvan sürülerinin buluştuğu yer olan Ambalavao'ya varış. Madagaskar'ın en büyük hörgüçlü öküz pazarı kurulmakta. Hörgüçlü öküz, günümüzde de Madagaskar halkı için bir zenginlik ve güç sembolü olmaya devam etmekte. Şehirdeki evler, Betsileo mimarisine özgü verandalı yapılarıyla dikkat çeker. Ambalavao'da Ham ipek üretiminin yanı sıra, Ambalavao şehrinin diğer bir özelliği ise avoha bitkisinden üretilen ve çiçek içeren el yapımı meşhur Antaimoro kağıdı imalâtıdır. Öğle yemeği ve geleneksel Antaimoro kağıt fabrikası ziyaretinin ardından halka kuyruklu "Maki Catta" lemurlarını yakından görebileceğiniz Anja Doğa Rezervi gezisi. Madagaskar'ın güney ve güneybatısındaki kuru ormanlarda ve çalılık alanlarda yaşayan, vücutlarından daha uzun, siyah-beyaz çizgili kuyruğu ile hemen tanınan bu iri lemur türü, ağaçta yaşamayı tercih eden diğer lemurların aksine daha çok yerde vakit geçirirler. Bu uzun kuyruk, denge sağlamak için kullanılır; özellikle yerde yürürken ve ağaçlarda hareket ederken çok önemlidir. Ayrıca kuyruklarındaki siyah-beyaz halkalar, grup içi iletişimde ve görsel işaretleşmede dikkat çekici bir rol oynar. 20 bireye kadar gruplar halinde yaşarlar. Halka kuyruklu lemur, Madagaskar'da "maki" adıyla da bilinir. Ranohira'ya giden yol boyunca, sık sık hörgüçlü öküz sürülerine rastlanmakta. Bazılarının kutsal olarak kabul edildiği kayalıkların içinden ve Horombe platosundaki "güney'in kapısı" olarak andlandırılan "üç yuvarlak tepe" leri geçerek akşamüstü Isalo Ulusal Parkı'na açılan kapı olmasıyla ünlü Ranohira'ya varış ve lodge'umuza yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
31 Ekim 2026 Cumartesi Ranohira - Isalo Milli Parkı - Toliara - Ifaty

Sabah, Jürasik dönemde yağmurun ve rüzgarların şekillendirdiği, kumtaşı ve sedimanter kayalardan oluşan Madagaskar'ın en ünlü doğal parklarından biri Isalo Milli Parkı gezisi. Yerel rehber eşliğinde endemik bitki örtüsü ile platolarda ve kanyonlarda yapıcağınız 3 saatlik yürüyüş sırasında muhteşem manzaralar görebilirsiniz. Gezinin en zevkli anlarından biri ise, hiç şüphesiz, harika bir doğal havuz olan periler şelalesinde yüzerek serinlemek olacak. Park gezisinden sonra otele dönüş. Öğle yemeğinin ardından, Madagaskar'ın güneybatısında, Menarandra ve Oni-lahy nehirleri arasındaki kireçtaşı platosunda yer alan ve karma bir doğal ve kültürel varlığından dolayı
Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Mahafaly bölgesine hareket. Yol boyunca, Ilakaka bölgesinde safir arayıcılığını yapan insanların oturdukları ve sazlardan yapılmış evlerden oluşan "mantar" köylerin, güney ve batı bölgelerine özgü dev gövdeli baobab ağaçlarının, aloes bitkilerinin, sütleğengillerin (yaprakları kalın ve suya pek ihtiyaç duymayan bitkiler) ve Mahafaly etnik grubunun geometrik desenleri ve günlük hayatını betimleyen resimleri ile süslü ilginç mezarlarının keşfi. Adanın güneybatısında, deniz kıyısında bulunan ve üzerinden tropik kuşağın güney sınırını işaret eden Oğlak Dönencesi'nin geçtiği güneyin en büyük şehri olan Toliara'dan geçerek, mangrov manzarası eşliğinde bir kum pistinden ulaşılan 27 kilometre uzaklıktaki küçük bir tatil beldesine dönüştürülen balıkçı köyü İfaty'ye varış. Bu bölgede Madagaskar'ın en büyük ve en guzel mercan resifleri bulunmakta. Güneydeki en popüler sahil destinasyonu Ifaty'nin kuzeyinde yer alan ve Mozambik Kanalı'nın sıcak sularının keyifini çıkarabileceğiniz otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
01 Kasım 2026 Pazar Ifaty

İfaty, Madagaskar'ın sessiz sahil cenneti olarak bilinir. Mercan resifleri ve baobab ormanlarıyla ünlüdür. Güneybatı bölgesi sıcak, kuru bir çöl iklimine sahip olunca burada neredeyse hiç yağmur yok. Sabah, Mangily köyüne hareket ve deniz kenarındaki adaya özgü ağaçları görebilceceğiniz 60 hektarlık etkileyici Reniala doğa rezervi gezisi. Renaiala rezervi özellikle baobab ağaçları ve Dünya üzerinde yalnızca Madagaskar'ın güneyinde görülen eşsiz dikenli orman ekosistemiyle ünlüdür. Malagasi dilinde "ormanın anası" olan baobab anlamına gelen Reniara rezervi, müthiş zor çevresel şartlarda yaşamın sürebileceğini göstermekte olan baobab ağırlıklı değişik endemik ağaç, bitki, kuş ve sürüngen türlerini barındırmakta. Buradaki tuhaf görünümlü asırlık baobab ağaçları arasında yerli halkının "çaydanlık" ismini koyduğu 12 metreden fazla çapındaki dev bir baobab da bulunmakta. Ölümsüz ağaç olarak bilinen baobab'ın gövdesi sıcak iklim şartlarına dayanabilme olanağı veren ciddi bir su deposu görevi yapar. Su ile dolu şişkin gövdesinden dolayı yerel halk tarafından "şişe ağaç" olarakta adlandırılmakta. Öğle yemeği için lodge'a dönüş. Öğleden sonra, Mozambik Kanalı'nın sıcak sularının keyifini çıkarabilmeniz için otelde serbest zaman. Ifaty plajı bir mercan resifi ile korunmaktadır. Daha sonra, eskiden göçebe bir etnik grup olan balıkçı Vezo halkının yaşadığı köyü gezmek üzere mercan resifi boyunca pirog denilen yerli teknelerle hareket. "Vezo" kelimesi, Malgaşça'da "kürek çekenler" anlamına gelir. Bu isim, onların denizcilik ve balıkçılıkla özdeşleşmiş yaşam tarzını yansıtır. Vezo halkının günlük yaşamını gözlemledikten ve balıkçıların kıyıya dönüşüne tanık olabileceğiniz geziden sonra otele dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
02 Kasım 2026 Pazartesi Ifaty - Toliara - Antananarivo

Sabah, Antananarivo'dan ülkenin en güneyindeki Toliara'ya kadar 1000 kilometrelik ulusal karayolu "Route Nationale 7" yani Rota 7'nin bitiş noktasında bulunan ve yılda 3600 saat güneş ışığı almasından dolayı "güneşin şehri" olarak adlandırılan Toliara'ya hareket. Toliara Hint Okyanusu'nda Madagaskar adasını ile Güneydoğu Afrika'yı birbirinden ayıran Mozambik Kanalı kıyısında yer almaktadır. Birçok Madagaskar sahil kasabası gibi, Tulear XVII. yüzyılda Fransız korsanlar tarafından yerel etnik gruplarla ticaret yapmak amacıyla kurulan Toliara 1895'te Fransızlar tarafından planlı bir şehir olarak inşa edilmiş olup Madagaskar'ın güneybatı bölgesinin en önemli şehri oldu. Günümüzde limanından sisal, pamuk, pirinç, yer fıstığı ve sabun gibi çeşitli ürünlerin ihracat ve ithalatı yapılmaktadır. Şehir kozmopolit yapısıyla farklı etnik grupları barındırır. Çeşitli yerel sanat ürününün satıldığı zaanatkarlar çarşısı ve güzel bir deniz kabuğu pazarının bulunduğu şehirde gezintinin ardından, yerel bir restoranda öğle yemeği. Daha sonra, Fransız adı olan ve yaygın bir şekilde hala kullanılan Tulear (Malagasy dilinde, Toliara) havalimanına transfer ve Antananarivo'ya uçuş. Başkente varışı takiben, şehir manzaralı otelimize transfer ve yerleşme. Akşam veda yemeği ve geceleme otelde.
03 Kasım 2026 Salı Antananarivo - İstanbul

Kahvaltının ardından, Merina Krallığı'nın merkezi olarak tarih boyunca önemli bir rol oynayan ve ülkenin en etkileyici tarihi kalıntılarından bazılarına ev sahipliği yapan, renkli bir mahalle olan ve
Geçici Listesi'nde yer alan "Haute Ville" (Yukarı Şehir) ile Antananarivo'nun keşfine devam. Haute Ville ayrıca, Sahra Altı Afrika'da benzeri olmayan istisnai bir kentsel alandır. Tipik Malgaş mimari unsurları ile sömürge döneminden kalan unsurların karışımı, yeterince iyi korunmuş eşsiz, yüksek kaliteli bir mimari yaratmıştır. Yüksek Topraklar'ın tipik geleneksel evleri, bazı kolonyal yapıları, dönemin ihtişamını ve görkemini yansıtan 1839 yılında inşa edilen kraliçe I. Ranavalona'nın sarayı olan "Rova Manjakamiadana" ve sırası ile gelen üç kraliçe ile evlenen başbakan Rainilaiarivony'nin sarayı "Andafiavaratra" (Başbakanlık Sarayı) nın bulunduğu tarihî yukarı şehir gezisi. Pembe barok yapısıyla dikkat çeken ve Madagaskar'ın en renkli müzesine dönüştürülmüş olan Andafiavaratra sarayı, Merina kral ve kraliçelerine ait kişisel esyaları ve portreleri barındırmakta. Başkentin keşfine devam ederek, tarihî bir binada bulunan ve sergilediği eski fotoğraflar ile Madagaskar'ın ve Antananarivo'nun tarihine ışık tutan ilginç Fotoğraf Müzesi'ni ziyaret. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, çok çeşitli yerel sanat ürününün satıldığı zaanatkarlar çarşısında hediyelik eşya satın alabileceğiniz bir gezi. Daha sonra, havalimanına transfer ve Türk Hava Yolları'nın TK161 no.lu uçuşu ile saat 17:05'te istanbul'a hareket.
04 Kasım 2026 Çarşamba İstanbul
Saat 06:10'da İstanbul Havalimanı'na varış.