İstanbul Hava Limanı'ndan , saat 13.55'deki Türk Hava Yollarının TK2860 no.lu uçuşuyla Isparta'ya hareket ve 15:10'da varış.
Varışta karşılama ve
Burdur gezisi için hareket. Şehrin tarihi sokaklarında kısa bir yürüyüşün ardından, Sagalassos ve Kibyra kazılarında bulunan heykel ve diğer kalıntıların sergilendiği, bir müzecilik harikası olan
Burdur Arkeoloji Müzesi' nin keşfi. Daha sonra,
İnsuyu Mağarası'nda bir mola ve mağaranın gezilmesi: Uzunluğu 597 m ve en geniş yeri 80 m dolayında olan bu mağara birbirine bağlı 9 boşluktan oluşmuş. Boşluk yanaklarında birikmiş suların oluşturduğu gölcükler mağara tabanından geçen karstik bir yer altı akarsuyu ile birbirine bağlanmışlar. Karstik yapının zamanla erimesi ve aşınması sonucunda mağara içinde meydana gelen sarkıt ve dikitler muhteşem görüntüler sunmakta. Gezinin ardından Ağlasun'a hareket. Varışta Lodge'a yerleşme.
Akşam Lodge'un barında veya terasında hoşgeldiniz kokteyli. Daha sonra, Ağlasun mutfağının Romalılar'dan beri devam eden lezzetlerinden oluşan keyifli bir akşam yemeği ve Umut Ünleyen Triosu'ndan Jazz dinletisi.

Sabah kahvaltıdan sonra,
Sagalassos Antik Kenti gezisi için lodge'dan hareket. 1706 da Fransız gezgin Paul Lucas tarafından keşfedilen bu antik kentteki kazı çalışmaları 1990 yılından beri Belçika Leuven Üniversitesi ekibi tarafından yürütülmekte. Antik kentin keşfi: Dünyanın en yüksek rakımlı antik tiyatrosu; Marcellum (gıda pazarı); Meclis binası; Antoninler Çeşmesi; Agora; Odeon; Roma Hamamı; Eski çağlardan beri suları akan hellenistik çeşme; Neon Kütüphanesi; Çömlekçiler Mahallesi ve diğer yapıtlar... Bu harika antik kenti keşfettikten sonra
Eğirdir Gölü'ne doğru yola devam. Eğirdir, Göller Bölgesinin merkezi sayılır ve gelirken de göreceğiniz devasa elma bahçeleriyle tanınır. Göl üzerinde bulunan Yeşil Ada'da gezerek bu çok güzel göl ve dağ manzaralarını seyredebilirsiniz. Göl kıyısında öğle yemeğinin ardından
Kovada Gölü'ne hareket. Kovada Milli Parkı içinde bulunan gölün kıyıları ve bahar aylarındaki göçmen kuşların hareketliliği tam anlamıyla bir doğa şaheseri. Kovada Gölünün etrafı, sık ormanlık alanlar, ormanlık dağlar ve kısmen meyva bahçeleriyle kaplı. Bu nedenle göl görüntüsü ve manzarası büyüleyici. Göl kıyısında mola ve gezinti. Ardından,
Yazılı Kanyon'a hareket: Az bilinen bir doğa harikası bir milli park; Yazılı Kanyon adını ise, ünlü şair Epiktetos'un buradaki kayaları oyarak yazdığı ünlü
Hür İnsan Üzerine Şiirden almakta. Kanyonun harika manzaralarını izlemek için bir yürüyüşün ardından Sagalassos'a dönüş.
Akşamüstü beş çayı ve ufak atıştırmalıklar sizleri bekliyor olacak.
Akşam yemeğinde zeytinyağlı ve ızgaralardan oluşan zengin açık büfe ve Umut Ünleyen Triosu'ndan Jazz dinletisi.
Sabah, saat 14:00'e kadar sürecek olan,
Umut Ünleyen'in size mutfak becerilerini de sunacağı brunch ve serbest zaman. Bu zaman süresince, dilediğiniz gibi açık veya ısıtmalı kapalı yüzme havuzlarından, sauna ve hamamdan ücretsiz olarak faydalanabileceğiniz gibi, yine Lodge'un ücretsiz olarak hizmetinize sunduğu dağ bisikletleri ile çevreyi dolaşabilirsiniz. Daha sonra,
Kremna Antik Kenti'ne doğru kısa bir yola çıkış. Kremna, yunancada uçurum demek ve buraya gelince neden şehrin bu adı aldığını da apaçık göreceksiniz. Buradan göreceğiniz, Aksu Vadisi'ne ve Karacaören Barajı'na doğru uzanan panoramanın insanı etkilememesi mümkün değil. Surlarla çevrili kentin bugün görünen kalıntıları Roma dönemine ait. harabeleri gezdikten sonra Lodge'a geri dönüş.
Akşamüstü, havuz başında " İyi Yolcuklar" kokteyli..
Akşam yemeğinde, Burdur Şiş'in ve Yöresel Düğün Yemekleri'nin lezzetlerini deneyimleme.
Sabah,
Salda Gölü'ne doğru yola çıkış.
Salda Gölü, Göller Bölgesi içinde, ormanla kaplı tepeler, kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu karstik bir göldür. 184 metreye varan derinliği ile Türkiye'nin üçüncü en derin gölü olup
Dünyadaki Mars özelliği gösteren iki yerden biridir. Göldeki magnezyum yüklü beyaz kayaların aynısı Mars'ta da olduğu için buraya Mars yüzeyli göl denmekte. Gölün toprak yapısının sahip olduğu mineraller sayesinde, göl suyunun bazı cilt hastalıklarına karşı tedavi edici etkisi vardır. Suyunun temiz ve berrak oluşu ve turkuaz rengi, güneybatı ve güneydoğu kıyılarında yer alan küçük kumsalların Okyanus adalarını andırmalarına neden olmakta. Çeşitli molalar vererek gölün çevresini gezdikten sonra
Çal Bağ Yolu'nun iki üreticisini tanımak üzere yola devam. Çal Bağ Yolu, binlerce yıllık tarihe sahip bu coğrafyanın potansiyelini kültürüyle, gastronomisiyle, doğal güzellikleriyle ve en önemlisi de bağcılık ve şarap üretimiyle gün yüzüne çıkarmak ve paylaşmak için kurulan bir önoturizm rotası. Çal'ı aslında çok iyi biliyorsunuz. İbrahim Çallı'ya hayat veren platodan, şarap tanrısı Dionysos'tan adını alan antik şehir Dionysopolis'ten, en çok da kadehlerimize dolan Çal Karası üzümünden… İlk olarak Küp Şarap Evini
ziyaret edeceğiz: Küp, sadece Çal'ın değil, Türkiye'nin en köklü şaraphanelerinden, şarap üretimine 1959'da başlamış. Kuran kişi ise "Şapkacı Hasan" lakabı ile tanınan Hasan Altıntaş. Evinin arka bahçesinde Antik Roma'dan kalma küpler bulan Hasan Altıntaş, girişimci ruhunun verdiği heyecanla ilk şaraplarını bu küplerde üretiyor, şaraphane de adını buradan alıyor. Bugün ikinci kuşak Asım Altıntaş ve üçüncü kuşak Hasan Çağlar Altıntaş 700-800 dekarlık bağa ve yılda 4.500 ton üretim miktarına sahip olan Küp'ün başında. Geçmişin köklerini modern şarap üretimi ile birleştiren Küp'te özel tasarım mahzenlere bakan tadım alanında üreticinin geniş portföyünden şaraplar tadacağız. Tadımdan sonra Lermonos Bağlarına doğru yola devam. Lermonos'un kurucusu Prof. Dr. Hürriyet Yılmaz'ın Çal'daki 20 yıllık bağcılık deneyimi 2021 yılında 300 dönüm bağ alanına ve 200.000 litre üretim kapasitesine sahip bir tesise ulaşmasını sağladı. Adını yüzlerce yıl yöre halkının inandığı antik Anadolu kültü Güneş Tanrı Apollon Lermonos'tan (Lairbenos) alan şaraphane bulunduğu topraklara değer katıyor, kuşaklardır bağcılık yapan şarabın görünmez yaratıcıları ile şarabı yudumlayanları birleştiriyor. Bölgenin ilk şarap üretim tesislerinden birini restore eden Lermonos, 2021'de ilk rekoltesini üretti. Lermonos'da üretim tesisinin yanı başındaki rustik taş binada tadım yapacak, yerel peynirlerin ya da sizin için özel olarak hazırlanan yemeklerin tadını çıkaracağız. Akşamüstü Denizli/Çardak Havalimanına transfer.
Türk Hava Yollarının TK2579 no.lu uçuşu ile 18:30'da İstanbul Hava Limanı'na hareket ve 19:55'de varış.