Baştan Başa Ege Adaları Turu

MİNİ-GRUP İLE TURLAR  11 GECE
13 Temmuz 2021 - 24 Temmuz 2021
11 Gece / 12 Gün - Feribot ile ulaşım, 18 Yemek ve Tüm Turlar dahil
Ferry Boat ile
Katılımcı Sayısı 12 Kişi ile sınırlıdır.
Tura Katılabileceğiniz Şehirler: Çeşme Buluşmalı (Uçak Hariç)
Gezilecek Yerler : Sakız Adası (Chios) - Nea Moni - Anavatos - Avgonyma - Samos Adası - Kokkari - Vathi - Pythagorion - Tam Gün Tekne Turu - Patmos Adası - Kalymnos Adası - Kos Adası - Rodos Adası
Tur Tarihi :13 Temmuz 2021
KALAN YER : 9+ Kişi
Tur Kategorisi : Standart
Kişi Başı :
1.685 € (16.225TL)
Tek Kişi Farkı :
370 € (3.563TL)
3. Kişi :
1.560 € (15.021TL)
Tur Tarihi :03 Ağustos 2021
KALAN YER : 9+ Kişi
Tur Kategorisi : Standart
Kişi Başı :
1.685 € (16.225TL)
Tek Kişi Farkı :
370 € (3.563TL)
3. Kişi :
1.560 € (15.021TL)
Tur Tarihi :24 Ağustos 2021
KALAN YER : 9+ Kişi
Tur Kategorisi : Standart
Kişi Başı :
1.685 € (16.225TL)
Tek Kişi Farkı :
370 € (3.563TL)
3. Kişi :
1.560 € (15.021TL)
Tur Tarihi :07 Eylül 2021
KALAN YER : 9+ Kişi
Tur Kategorisi : Standart
Kişi Başı :
1.685 € (16.225TL)
Tek Kişi Farkı :
370 € (3.563TL)
3. Kişi :
1.560 € (15.021TL)
Yaz aylarında, tatilinizin bir kısmını, biraz gezip, birazda Ege'nin mavi sularında serinleyerek geçirebileceğiniz bir yolculuk programı. Üstelik son derece küçük gruplarla, adeta size özel bir seyahat. Arkadaşlarınızla birleşip, kolayca bir grup bile oluşturabilirsiniz. Bütün yemekler için tavernada dediğimize bakmayın zira Yunanlılar tüm lokantalara taverna diyorlar ama özellikle akşam yemekleri için sizlere, lezzetli mezeler ve deniz mahsulleri yiyebileceğiniz keyifli mekanlar seçtik: bunlar bizim teverna tanımımıza daha uygun olacaklar. Zaten bu yolculuğun ilinci yarısında, çoğu günler öğle yemeği zamanları feribotta olacağınız için, son gün hariç, öğle yemeklerini sebest bıraktık. Bu programın bir başka özelliği ise, oniki günde, ikisi Dünya Mirası Listesi'nde yer alan, altı Adayı gezecek olmanız. Yeme, içme ve denize girmenin haricinde, Adaları son derece iyi bilen rehberiniz Ali Karapınar ile, şirin köy ve kasabaları tüm detaylarıyla keşfedeceğinize eminiz. Kültürel gezilerle, denizi bir arada bulacağınız ve yorulmadan, keyifli bir tatil yapabileceğiniz bu yolculuğu kaçırmayın...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • Çeşme'de başlayıp, Fethiye'de biten bir seyahat programı,
  • Başlangıç noktasına tüm şehirlerden gelerek tura katılabilme imkanı,
  • Turun öncesini ve sonrasını istediğiniz gibi değerlendip, tatilinizi uzatabilirsiniz,
  • Altı önemli Ege Adası olan Sakız, Samos, Patmos, Kalymnos, Kos ve Rodos'un detaylı keşfi,
  • Katılımcı sayısı 12 Kişiyle sınırlı gruplar,
  • Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Nea Moni Manastırı, Patmos ve Rodos gezileri,
  • Adalar'ın az tanınan köylerinin keşfi,
  • Deneyimli rehber dostumuz Ali Karapınar ile seyahat ayrıcalığı,
  • Samos Adası'nda tam gün tekne turu,
  • Akşamları keyifli tavernalarda lezzetli yemekler,
  • Yerel mutfağın zenginliklerini tadacağınız zengin bir menü seçimi.

1. Gün SalıÇeşme - Sakız Adası (Chios)

Sabah saat 08:00'de Çeşme Ulusoy Kruvaziyer Limanı girişinde rehber ile buluşma ve işlemlerden sonra feribota biniş. Saat 09:00'da Çeşme'den hareket ve 45 dakikalık keyifli bir deniz yolculuğunun ardından Sakız Adası' (Chios) na varış. Giriş işlemlerinden sonra, özel tur aracıyla, damla sakızı ağaçlarının bulunduğu, "Sakız Diyarı" (Mastichochoria) adıyla bilinen Güney Ada turuna başlama. İlk durak, Ada'ya adını veren ve antik çağlardan beri başlıca ekonomik kaynağı olan damla sakızı ile ilgili herşeyi öğreneceğiniz Sakız Müzesi. 2016 yılında hizmete giren bu müzede damla sakızının üretimi ile ilgi bütün aşamaları müzenin görselleri ve rehberimizin açıklamaları ışığında en ince ayrıntılarıyla öğrenebilirsiniz. Ada'nın kuzey yarısını kaplayan dağlık bölgeler soğuk kuzey rüzgârlarının güneyi etkilemesini önler ve bu sayede oluşan yumuşak iklim güney bölgelerinin sakız ağacı ormanlarıyla kaplı olmasını sağlar. Dünya'da var olan 11 sakız ağacı türü arasında sadece bu adada yetişeni damla sakızını verir. Sakız'lılar şifa ve hoş koku kaynağı olan bu ürünü antik çağlardan beri Akdeniz çanağının dörtbir yanına ihraç ederlerken, Ada'nın Osmanlı yönetimine girdiği 1566'dan itibaren en büyük müşteri Topkapı Sarayı'nın Harem'i olmuştur. Yazılı kaynaklar, yıllık toplam üretimin yüzde 85'ini Saray'ın satın aldığını yazmakta. Sakız Müzesi'ni ziyaret ettikten sonra Ada'nın Güneydoğusu'nda Türkiye ile karşı karşıya bulunan Emporios bölgesine doğru yola devam. Burada deniz kıyısında bir tavernada yerel ürünleri tadacağınız keyifli öğle yemeğinin ardından Dünya'da türünün tek örneği olan, simsiyah çakıl taşları ile kaplı, Mavra Volia Plajı'nda yüzme molası.Taşların siyahlığı, plajın hemen arkasında göreceğiniz eki bir yanardağdan püskürtülen volkanik taşlar olmalarındandır. Bu tür taşlar, şifa verici özelliklerinden dolayı otellerin SPA'larında değerlendirilmekte. Yüzme molasının ardından, çevre köylerin keşfi. İlk durak Pirgi Köyü: Dış cepheleri grili-beyazlı geometrik desenlerle bezeli olan köyün dar sokaklarında yaya olarak gezip bol bol fotoğraf çekebilir ve rehberinizden köyün tarihçesini, Osmanlı dönemindeki önemini, duvar süslemelerinin kökenini öğrenebilirsiniz. Bir Ortaçağ köyü olan Pirgi'de göreceğiniz diğer bir ilginç yapı ise, Kristof Kolomb'un konutu olarak bilinen ev olacak. Kristof Kolomb'un nereye ayak bastığını bilemeden öldüğü o meşhur seferine yönelik hazırlıkları yaparken Sakız'a gelerek, buranın dünyaca ünlü denizcilerinden mürettebat oluşturduğu ve Ada'da kaldığı sürede de bu evde oturduğu söylenir. 1492'den beri aralıksız konut olarak kullanılmakta olan evin dışarıdan görülmesi. Pirgi'den sonraki durak, Ada'nın Güneybatısı'ndaki Mesta Köyü: Bu köy, Ortaçağ mimarisinin en güzel örneklerinden biridir ve bugüne kadar çok iyi korunmuştur. Köyün taş evlerle çevrili daracık sokaklarında gezinirken, Urfa ve Mardin'den aşina olduğunuz, evleri birbirine bağlayan, abbaraların içinden geçeceksiniz. Ortaçağda, Mesta ve geçimini damla sakızından sağlayan civar köylerin şehir mimarileri, köylülerin evlerindeki damla sakızı stoklarını çalmaya gelen korsanlardan korunabilecekleri gibi şekillenmiş. Köyleri surlarla çevirmek yerine evleri birbirine yapışık, dışa açılan kapı ve pencereleri olmayacak şekilde inşa ederek adeta köyün tamamını kaleye dönüştürmüşler. Evleri birbine bağlayan abbaralar sayesinde de köyün bir ucundan öbür ucuna, çatıdan çatıya geçerek, çabuk ve güvenli bir şekilde ulaşılarmış. Mesta'nın dar sokaklarında yürürken, saldırganların bu ve benzeri köylerde yollarını bulmalarının ne kadar zor olduğunu anlayabilirsiniz. Köy meydanındaki Taxiarchis (Başmelek) Kilisesi'ni de (şayet açıksa) ziyaret ettikten sonra Ada'nın başkenti olan ve aynı adı taşıyan Chios'a dönüp otele yerleşme. Akşam yemeği tavernada.

2. Gün ÇarşambaChios - Nea Moni - Anavatos - Avgonyma

Sabah kahvaltısının ardından yaya olarak Chios şehir merkezinin keşfi. Burada göreceğiniz başlıca tarihî eserler arasında Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan ve günümüzde Bizans Müzesi olarak hizmet veren Mecidiye Camii, onun hemen karşısında Sultan Abdülhamit'in yaptırdığı Hamidiye Çeşmesi, az ötede Sultan III. Selim'in damadı Melek Mehmet Paşa'nın kente armağanı olan ve kendi adını taşıyan Anıtsal Çeşme, tarihi surlar ve kale içinde Osmanlı Mezarlığı'nı sayabiliriz. Şehir merkezindeki çarşıda alışveriş için serbest zaman ve ardından Ada'nın Kuzeybatısı'na doğru yola çıkış. İlk durak, şehir merkezine 15 km mesafedeki Nea Moni Manastırı olacak. Nea Moni'nin kelime anlamı "Yeni Manastır". Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve 11. yüzyılda inşa edilmiş olan bu manastırın kilisesi, Yunanistan'daki "Makedon Rönesansı" sanatının en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir. Manastırın banileri, İstanbullular'ın Ayasofya'daki mozaiklerden tanıdıkları İmparatoriçe Zoe ve kızkadeşi Teodora'dır. İstanbul'un fethiyle birlikte Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesinden sonra Nea Moni Ortodoks dünyasının baş kilisesi olur. Nea Moni'den sonra yola devam ve daha öncekiler gibi, bir Ortaçağ köyü olan Avgonima Köyü'ne varış: Ada'nın batı kıyısına yakın bir tepenin üzerinde kurulu ve nüfusu birkaç aileden ibaret olan, sessiz, sakin bir köydür. Bir tepe üzerinde konuşlu olduğu için tertemiz havası ve geleneksel taş evleriyle beğeni kazananan Avgonima'da, köy meydanında bulunan bir aile tavernasında öğle yemeği. Ardından yola devam ve Anavatos Köyü gezisi. Ortaçağ'da Sakız Adası'nda var olan 56 köyden elli ikisinde yaşam aynen devam ediyor. Dört tanesi ise zaman içerisinde terk edilmiş. Anavatos'da onlardan biri. Nea Moni Manastırı'nın inşaatında çalışan işçilerin kurdukları tahmin edilen Köy adeta bir hayalet şehir görünümünde: Taş evlerin birçoğunun ahşap doğramaları da sökülmüş ama duvarların büyük çoğunluğu hala ayakta. Yunanlılar'ın anlattığına göre Mora Yarımadası'ndan Ege adalarına sıçrayan "1821 İsyanı"nı bastırmak üzere Türk askerleri buraya gelince, Anavatos'lular, kılıçtan geçirilecekleri korkusuyla, topluca deniztarafındaki uçurumdan aşağıya atlayarak yaşamlarına son vermişler. Köy bu olaydan sonra bir daha eski görkemine geri dönememiş, ikinci darbeyi de meşhur 1881 depreminde yedikten sonra hepten terk edilmiş. Ünlü Fransız ressam Delacroix bu olayı "Massacre de Chios" isimli tablosuna konu edinmiş. Bu tablonun bir kopyası Chios şehir merkezindeki Bizans Müzesi'nde (Mecidiye Camii) sergileniyor. Anavatos'un terk edilmiş dar sokakları arasında gezinerek en yukarıdaki kiliseye kadar çıkış ve burada doyumsuz Ege Denizi manzarasını seyrettikten sonra otele doğru geri dönüş. Şehre varışta, akşam yemeğine kadar olan süreyi otelde istirahat ederek geçirebilir ya da otelin yakınındaki plajlardan birinde yüzerek değerlendirebilirsiniz. Akşam yemeği şehirde bir tavernada. Geceleme Chios'ta.

3. Gün PerşembeSakız - Samos

Sabah, erken kahvaltının ardından, limana hareket. Saat 09:00'da Sakız'dan hareket edecek olan feribotun güvertesinde Ege Denizi'nin temiz havasını soluyarak yapacağınız iki saatlik yolculuğun ardından Samos Adası'nın kuzeyindeki Vathi limanına varış. Buradan tur aracıyla batıya doğru hareket.10 km ilerideki ünlü sayfiye kasabası Kokkari'ye varış ve deniz kenarındaki tavernada öğle yemeğinin ardından tavernanın önündeki plajda yüzme molası. Daha sonra Ada'nın Vathi'den sonra ikinci büyük şehri olan Karlovasi'ye hareket. Yunanistan Ege Üniversitesi'nin matematik fakültesine ev sahipliği yapan Karlovasi'nin adı Türkçe "Karlı Ova" dan geliyor: 1570'lerde bu şehrin açıklarına gelen Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının leventleri, karşılarındaki beyaz çiçekli badem ağaçlarıyla kaplı ovayı karla örtülü gibi niteleyerek "Karlı Ova" demişler, o zaman bu zamandır da bu bölge o isimle anılır olmuş. Kokkari'nin Osmanlı dönemine uzanan diğer bir özelliği de sayıları 50'yi aşan tabakhaneleri. Anadolu'dan giden ham kösele tabakalarla askerlere postaldan şık ayakkabılara uzanan yelpazede üretilen ürünler, tabakhanelerin önünde izleri halen görülen iskelelerden gemilere yüklenerek ihraç edilirmiş. İkinci Dünya Savaşı sonrasının sanayileşme sürecinde tabakhanelere birer birer kilit vurulmuş ama harabe halindeki binalar bile o dönemlerin ekonomik görkemi hakkında fikir vermeye yetiyor. Karlovassi gezisinden sonra Kokkari'ye dönüş. Yol üzerinde, deniz seviyesinden 370 metre irtifada, iki köy bulunmakta: Manolates ve Vourliotes. Bu köyler arasındaki vadinin adı "Bülbül Vadisi" Bu vadide, deniz seviyesinden başlamak üzere, 500 metre irtifaya kadar, teraslama usulüyle, şaraplık misket üzümü bağları yer almakta. Bu bağ çubukları 1570'lerde Kılıç Ali Paşa'nın İzmir Bornova'dan getirttiği Bornova Misketi sepajı. Bornova'nın misketi, o zamandan bu yana, özellikle de Fransızların desteğiyle yapılan başarılı hamleler sonucu günümüzde tatlı şarap kategorisinde, "Samos'un Muscat'ı" olarak uluslararası yarışmalarda, önemli ödüller kazanmakta. Bu iki köyden birini ziyaret ettikten sonra Kokkari'ye doğru yola devam. Köye varışda otele yerleşme ve akşam yemeğine kadar serbest zaman. Daha sonra, deniz kenarındaki tavernada keyifli bir akşam yemeği için. Dileyen gezgin dostlar, yemekten sonra Kokkari'nin renkli gece hayatında eğlenmeye devam edebilirler. Geceleme Kokkari'de ki otelde.

4. Gün CumaKokkari - Vathi - Pythagorion

Sabah kahvaltıdan sonra Ada'nın idarî başkenti Vathi'yi keşfetmek üzere yola çıkış. Kente varışta geziye, 1900'lerin ilk yıllarını anımsatan Pythagoras Meydanı'ndan yürüyerek başlama: Meydan daha o yıllarda günümüzdeki şeklini ve ismini almış. Aslanlı Heykel'in hikâyesini de dinledikten sonra gümrük binasına doğru uzanan çarşıyı yürüyerek geçme. Bu yürüyüşün sonunda Pythagorion'a hareket ve şehrin çıkışında bulunan Samos Şarap Müzesi gezisi. Samos'un sek, yarı sek ve tatlı şaraplarının tadımı. Tadımdan sonra Paleokastro Köyü'nde muhteşem bir öğle yemeği. Burada, dünyaca ünlü taverna Triantofillos'ta, keyifle yerel lezzetleri tattıktan sonra Pythagorion'a doğru yola devam ve şehre varışta otele yerleşme. Akşam yemeği öncesinde Pythagorion keşif turu: Samos'un, Vathi ve Karlovassi'nin ardından, üçüncü büyük kenti olan Pythagorion, adını, bu kentte doğmuş ve M.Ö 570-495 yılları arasında yaşamış olan matematikçi filozof Pythagoras'tan (Pisagor) almış. Türkçe'de "Pisagor teoremi" diye bilinen kurama adını veren filozof, hernekadar bu kuramın mucidi olarak anılsa da aslında, Sümerliler zamanından beri bilinen ve inşaatlarda uygulanan formülü matematikle ispat eden ilk bilim insanı olduğundan teoreme onun adı verilmiştir. Pisagor'un yaşamı ve onun icadı olan meşhur Adalet Kupası ile ilgili bilgileri de aldıktan sonra ünlü filozofun heykelini görerek, akşam yemeği için otelimize yürüyüş mesafesindeki bir tavernaya doğru yürüyüşe devam. Konaklama Pythagorion'da ki otelde.

5. Gün CumartesiPythagorion - Tam Gün Tekne Turu

Gün boyu Ege Denizi'nin mavi-türkuvaz sularıyla buluşma. Sabah kahvaltıdan sonra şehir merkezindeki balıkçı limanına yürüyerek tur teknesine biniş. Samos'un geleneksel balıkçı tekneleri olan ahşap tırhandillerin bazıları günümüzde tur teknesi olarak hizmet vermekte. Bu teknelerin kaptanları da son derece renkli kişiler: Neşeli, espritüel ve özellikle de iyi aşçı oluyorlar. Bazılarının eşleri de teknede kocalarına eşlik ve yardım ediyorlar. Çeşitli yüzme molalarının arasında, öğle saatlerinde nefis bir barbekü sizleri bekliyor olacak. Daha sonra masmavi sularda, geleneksel buzuki nağmeleri eşliğinde seyrederken uzoları yudumlayarak limana geri dönüş. Akşam yemeğine kadar serbest vakit . Akşam yemeği tavernada

6. Gün PazarPythagorion - Samos'un Saklı Köyleri

Yolculuğun son günü, sabah kahvaltısının ardından, önce Pythagorion'un henüz görmediğiniz tarihî ve turistik yapılarını gezip, sonra da Ada'nın güney bölgesinde yer alan ve kitle turizmi gruplarınca henüz keşfedilmemiş olan köylerden birkaçının keşfi. Bu turun konusu olan güney bölgesi, bağlarla kaplı kuzeyin aksine, narenciye bahçeleri, zeytinlikleri ve bal üretimiyle ünlüdür. Gezeceğimiz köylerden bazılarında Osmanlı döneminin izlerini görebilirsiniz. Bu vesileyle, diğer bütün adalarda cami, han, hamam, kamu binaları gibi Osmanlı yapılarına rastlarken Samos'ta bunlardan hiç bulunmayışının nedenlerini rehberinizden dinleyebilirsiniz. Bir köyün etnografya müzesi, bir başka köydeki 2500 yıllık olup hâlâ meyve veren zeytin ağacı, bir diğer köyün balcılık kooperatifi, miyadı dolduğu için karaya çekilip kaderine terk edilmiş tırhandiller, doyumsuz deniz ve orman manzaraları bu gezinin renkli keşiflerini oluşturacak. Her köyde, orayı 1856'da gezip izlenimlerini yazmış olan Fransız gezgin V.Guérin'in kitabından rehberinizin okuyacağı bölümlerden, aradan geçen 156 yıla ve iki dünya savaşına rağmen hiçbir şeyin değişmediğini gözlemleyebilirsiniz. Öğle yemeğini yol üzerinde bir tavernada aldıktan sonra Pythagorion'a dönüş ve şehir merkezinde serbest zaman. Akşam yemeği limanda bir tavernada. Geceleme Pythagorion'da, otelde.

7. Gün PazartesiSamos - Patmos

Sabah, kahvaltının ardından, saat 09:00 feribotuyla Patmos Adası'na hareket. 10:35 sularında Patmos'a varış. Bu Ada,tarıma olanak tanımayan kayalık yapısı ve içme suyu kaynaklarının yok denecek kadar az olması nedeniyle, Roma İmparatorluğu döneminde ölüme mehkûm edilenlerin sürgüne gönderildiği bir kayalıktı. Günümüzdeki şöhretini ise, burada yaklaşık iki yıl sürgünde yaşayıp, bu arada Apocalypse (Vahiy) isimli eseri yazmış olan, Hz.İsa'nın havarilerinden İncilci Yahya'ya borçlu. Patmos, bu tarihî yaşanmışlığın ışığında, Hristiyanlar için bir hac yeri ve kültür turizminin kilometre taşlarından biri olarak önem taşıyor. Ada'daki Ortaçağ köyünün adı Chora. İnşa tarihi 1138'ler. Chora'nın hediyelik eşya dükkânlarıyla çevrili dar sokaklarında yokuş yukarı çıkarak İncilci Yahya Manastırı'na varış. Burası, eteklerindeki köyden yarım yüzyıl önce inşa edilmiş ve adeta yaşayan bir müze. Ada, hernekadar kültürel özelliklerinden ötürü Kültür Mirasları listesinde yer alıyorsa da volkanik yapısı nedeniyle gününümüzde de tarım yok denecek kadar az yapılıyor ve içme suyu da Rodos'tan ve Girit'ten getirtiliyor.
Pekiyi, volkanik bir kaya üzerinde, Ege'nin masvavi sularına yansıyan tipik bembeyaz evleriyle görsel bir şölen sunan Patmos'ta neler yapabiliriz?
İşte Patmos'un "Olmazsa Olmaz"ları:
İskele(Scala):İskele, en ufak balıkçı kayıklarından, adalararası yolcu taşıyan kruvaziyer gemilerine kadar her türlü deniz aracının yanaştığı limandır. Dolayısıyla buradaki kalabalığı ve karmaşayı hayal etmek zor olmasa gerek. Ada, senede sadece birkaç ay turizmden kazandığıyla geçindiği için bu karmaşayı hoşgörüyle karşılıyorsunuz. Liman çevresindeki dar sokaklarda hediyelik eşyacılardan butiklere, dînî hatıra objelerinden yazlık elbise ve plaj malzemesi satan dükkânlara, café-bar ve tavernalardan otellere uzanan kıpır kıpır, cıvıl cıvıl bir hareketlilik sizleri bekliyor. Bu hareketlilik içinde 17.yy'dan kalma Agia Paraskevi kilisesini kimse fark etmiyor ama mutlaka gezilmeli ve birlikte gezeceğiz...
"Vahiy Mağarası": Limandan Manastır'a çıkarken ilk durağımız yolun yarısındaki İncilci Yahya Mağarası olacak. Havari'nin Vahiy'i burada kaleme aldığı kabul ediliyor. Mağara günümüzde bir şapele dönüştürülmüş; duvarlarında Yahya'nın vizyonlarını betimleyen mozaikler var.
Hora: İncilci Yahya Manastırı'nı çevreleyen evlerden oluşan mahalle "Chora", beyaz kireç badanalı tipik evleri ve denizin mavisine gönderme yapan mavi pervazlı pencereleri ile kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Bu konutların bazıları 15'inci yy'dan kalma. Evler arasında kıvrılarak gözden kaybolan daracık sokaklar, anbean değişen ışık-gölge oyunları ile fotoğrafçılara çok güzel kareler sunuyor.
İncilci Yahya Manastırı: Ada'nın en yüksek noktasındaki Manastır Patmos'un birinci sıradaki "Olmazsa Olmaz"ı. 11.yy'da Ossios Chrisodoulos isimli keşiş tarafından inşa edilen bu Bizans yapısı her yıl dünyanın dörtbir yanından onbinlerce ziyaretçi ağırlıyor. Manastır, keşiş lojmanlarının yanısıra birçok şapele, bir müzeye, 2 binden fazla kitap, 13 bin belge ve 900 el yazması kitap içeren bir kütüphaneye de ev sahipliği yapıyor.
Patmos Plajları: Patmos Adası'nın sahil şeridi berrak kristal sularıyla bilinen plajları ile meşhur. Bunlar arasında Agriolivado, Kambos, Meloi, Vagia, Lambi, Psili Ammos, Livadi Geranou ve Liginou en tanınmışları. Bir koyun içinde konumlanmış olan Psili Ammos ince kumu,kireç kayalıkları ve türkuvaz suları için özellikle tercih ediliyor ama Skala'dan 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde.
Akşam yemeği lokal bir tavernada, geceleme Patmos'ta,otelde.

8. Gün SalıPatmos - Kalymnos

Sabah, kahvaltıdan sonra, feribotla Kalymnos'a hareket. 4 saat civarı sürecek deniz yolculuğundan sonra Kalimnos'a varış ve otele yerleşme. Osmanlılar'ın "Kelemez Adası" son 500 yıldır sünger avcılığı ile ünlenmiş. Her ilkbaharda düzenlenen geleneksel bir festivalin ardından süngerciler denize açılır, en erken beş ay sonra Ada'ya dönerler ve bu dönüşlerinde de yine çeşitli kutlamalarla karşılanırlarmış. Ancak, gel zaman-git zaman, yakın kıyılarda sünger azalmaya başlayınca teknelerin rotası da gitgide uzaklara, taaa kuzey Afrika kıyılarına kadar uzanmış. Günümüzün Kalymnos'u son derece popüler bir tatil beldesi. Plajlarının büyük çoğunluğunun çakıl taşı olması kuma bulaşmaktan hoşlanmayanların tercih ettikleri bir özellik. Yapılan istatistikler, Kalymnos'a gelen turistlerin Ada'ya tekrar tekrar geldiklerini gösteriyor zira muhteşem doğal güzelliklerin yanısıra her yaşa ve zevke hitap eden aktivite seçenekleri de var. Balıkçılık, sünger avcılığı ve turizm Ada ekonomisinin temel taşlarını oluştururken, zeytincilik, narenciye bahçeleri, şaraplık üzüm bağları, arıcılık (Kalymnos balı tüm Yunanistan'da çok aranılan bir üründür), ve ovalarda sebzecilik de hatırı sayılır ölçekte yapılıyor. Kalymnoslular'ın şivesi diğer ada halklarınınkinden oldukça farklı. Dilbilimciler bunu onların Hellen değil, Dor ırkından gelmelerine bağlıyorlar. Ada'nın ilk halklarının, Anadolu'nun kadim halklarından Karyalılar olduğu, M.Ö ikinci binyılda Ada'ya gelip yerleştikleri, Truva Savaşı'na katılıp yenildikten sonra Akalılar (Yunanlılar) tarafından işgal edildikleri varsayılıyor. M.S 535 yılında Ege'de öyle kuvvetli bir deprem oluyor ki Kalymnos'u, bugün Telendos adıyla bilinen adadan ayırıyor. 1306'da Kalymnos'u ele geçiren Rodos şövalyelerinin hakimiyetine 1522'de Kanunî Sultan Süleyman son veriyor. 1912-43 döneminde İtalyanlar, onlardan sonra iki sene süreyle Almanlar ve nihayet 1948'den beri de Yunanlılar Ada'yı yönetiyorlar.
Kalymnos'ta başlıca gezilecek yerler: Ada'nın "başkenti" Pothia'da Hz.İsa'ya adanmış Agios Savvas Manastırı ve kilisesi gezisi. Kalymnos Adası'nın en yüksek tepesinde bulunan tarihi kilise ve manastır Ada'nın marina ve merkezini en güzel görebileceğiniz ve fotoğraflayabileceğiniz konumda. Tarihi kilise restore edilip korunmuş; hemen yanında ise yeni manastır, kilise ve çan kulesi yer alıyor. Her taraf ,tertemiz ve çok düzenli. Aziz Savvas Kalymnos Adası'nın koruyucusu, olarak kabul ediliyor. Ada'nın "Olmazsa Olmaz"larından... Chorio Ada'nın eski başkenti. Saint Jan Şövalyeleri'nin karargâhı olan Main Doré (Kastro Chrysocheiras) Kalesi burada yer alıyor. Ayrıca MS 9. yüzyıldan kalma Pera Kastro Kalesi ve 5'inci yy'dan kalma "Kudüslü İsa Kilisesi de bu bölgenin diğer tarihî yapıları.
Akşam yemeği, Ada'nın deniz ürünlerini, peynirlerini ve tatlılarını tadabileceğiniz lokal bir tavernada, sonrasında ise devam etmek isteyenler için, Kalimnos'un gece hayatı çok yoğun ve çeşitlilik arz etmekte. Geceleme Kalimnos'ta,otelde.

9. Gün ÇarşambaKalymnos - Kos (İstanköy)

Sabah, kahvaltıdan sonra feribotla Kos Adası'na hareket. Varışta otele yerleşme. Şehir merkezinin dümdüz yollarının önemli bir bölümü bisiklet trafiğine tahsisli olan 40 km uzunluğunda, 8 km genişliğindeki bu ada, sadece çok önemli bir turizm merkezi değil, aynı zamanda, tarıma elverişli bereketli topraklara da sahip:Ada'da zeytinlikler, bağlar, narenciye bahçeleri, badem ve incir ağaçlarının yanısıra tahıl ekilen tarlalar ve bostanlar da var. Varışta otele yerleşme ve şehir turu: Kos'ta, şehir merkezinin dışında, özgün bir mimari, ya da tarihi eserler aramak nafile: Ada'nın tarihine tanıklık etmiş olan en önemli yapıları şehir merkezinde toplu halde bulunuyorlar ve yürüyüş mesafesindeler. Bunlar arasında Osmanlı döneminden kalan yapılar da var. Gezilecek yerler: Hellenistik dönemden Agora ve Asklepion, Roma dönemi forumu ve odeonu, Roma dönemi hamamları, limanın girişinde 14-15'inci yy'lardan kalma, Rodos şövalyeleri tarafından inşa edilmiş olan Neratzia Kalesi. Şövalyeler, bu kalenin ve Bodrum Kalesi'nin anahtarlarını 1522'de Rodos'un fethiyle birlikte Osmanlılar'a teslim etmişler. Kale duvarlarında yer yer Rodos şövalyelerinin komutanlarının armaları görülmekte. Kos'un şehir merkezi, Yunan, Roma, Bizans Venedik ve Osmanlı dönemi mirası ile adeta bir açıkhava müzesini andırıyor. Bu zengin miras listesinde Hipokrat'ın ağacını da unutmamak gerekir. Söylence odur ki, ünlü doktorun ders verdiği o meydana, onun anısına bu çınar ağacı dikilmiş. Akşam yemeği,lokal bir tavernada. Sonrasında devam etmek isteyenler için, Kos'un gece hayatı da son derece renklidir ve Bodrum'u aratmaz. Geceleme Kos'ta,otelde.

10. Gün PerşembeKos - Rodos

Sabah, kahvaltıdan sonra feribotla Rodos Adası'na hareket. Varışta otele yerleşme. Günün geri kalanında, Milat'tan 410 yıl kadar önce kurulduğu tahmin edilen Rodos şehrinin keşfi. 14.yy'da Kudüs Sen Jan şövalyeleri tarafından inşa edilen ve 1522'de Kanunî Sultan Süleyman'ın Ada'yı fethine kadar şövalyelerin karargâhı olarak kullanılan, bir dönem Cem Sultan'ın rehin olarak alıkonulduğu şatoyu da içeren yüksek surlarla çevrili Ortaçağ kenti 1988'den beri Kültür Mirasları listesinde yer alıyor. Avrupa'nın en müstahkem ve en iyi korunmuş yerleşimi olarak kabul edilen tarihi şehir, yukarı mahallelerinde gotik mimarinin, aşağı doğru indikçe ise Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini barındırıyor. Surlarla çevrili ve tamamen yaya bölgesi olan kaleiçinin yürüyerek keşfi. Buram buram tarih kokan Arnavut kaldırımlı sokaklar, Gotik kuleli kiliseler, minareleri taaa uzaklardan görülen Osmanlı camileri, çeşmeler ve diğer tarihî yapılar geçmiş yüzyılların izlerini taşıdıkları için ziyaretçileri adeta Ortaçağ'da bir yolculuğa davet ederler. Bu yolculuğu yaparken, bir yandan da Milat'tan 290 yıl kadar önce inşa edildiği tahmin edilen ve "Antik Dünyanın Yedi Harikası"ndan biri kabul edilen, liman girişindeki, ünlü Colossus heykelini de gözünüzün önüne getirebilirsiniz. O heykelden günümüze hiçbir kalıntı ulaşamamış olmasının nedeni ise 6.yy'daki bir depreme bağlanıyor. Eski şehrin surlarla çevrili dar sokaklarında ilerlerken karşınıza çıkacak başlıca tarihî yapılardan, Büyük Üstatlar Sarayı,Süleymaniye Camii, İbrahim Paşa Camii, Ağa Camii, Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi, Fethi Paşa Saat Kulesi, Sultan Mustafa Camii en çok ilginizi çeken eserler olacak. Bu tarihi yapıların bazılarının içine girecek, bazılarını dıştan görebileceksiniz. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

11. Gün CumaRodos Adası Turu

Sabah, kahvaltının ardından Ada'nın sembolik hayvanı geyiklerin yaşam alanı olan hinterlandını gezmek üzere otelden hareket. Ilıman iklimi ile Eleoussa köyünden geçiş. Foundoukli Köyünde bir mola ve güzel fresklerle bezenmiş St Nicolas Bizans kilisesi gezisi. İlyas Peygamber Dağı'na doğru yola devam: Yirminci yüzyılın başlarında Oniki Adalar valisinin yazlık ikametgahı olan Elafos ve Elafina Hanları'nda bir mola. Batı sahilinden güneye doğru giderek tarihi Siana köyünden geçiş. Daha sonra Monolithos' ta, harika manzaraları ve kayalık bir zirvede adeta asılı duran bir ortaçağ kalesi kalıntılarını görmek için mola. Buradan nefis bir bal satın alabilirsiniz. Ardından yerel bir üreticide şarap tadımı. Doğuya doğru ilerleyerek tarihi dokusu bozulmamış ve bir ortaçağ kalesi ile antik bir akropol'ün taçlandırdığı Lindos köyüne varış. Lindos Akropol'ü Rodos'un en önemli arkeolojik sit alanı kabul ediliyor. Deniz seviyesinden 170 metre yükseklikteki tepenin güneyinden aşağıya baktığınızda Aziz Paulos Koyu'nu görüyorsunuz. Sen Jan şövalyeleri tarafından inşa edilmiş olan bu kaleye ulaşmak sadece ve sadece kuzeydeki merdivenlerden mümkün. Akropolü çevreleyen duvarlar ise Helenistik dönemden kalma. Kaleyi ilk inşa edenlerin, M.Ö 10.yy'da Dorlar olduğu düşünülüyor. Rodos, o dönemde, altı şehir devletinden oluşan Dor Konfederasyonu'nun üyesi. Anadolu'daki Kos, Knidos ve Halikarnas da aynı birliğin üyeleri. Lindos'un akropolünde iki önemli tapınak var: Biri Athena'yai diğeri ise Herakles'e adanmış. Kale, M.Ö 2.yy'da Perslerin saldırısında ağır hasara uğruyor ve bir Athena Rahibi olan Aelius Hegator'un finansmanıyla tamir ediliyor. Bu köyün bir başka özelliği ise beyaz badanalı evlerin sağlı-sollu sıralandığı daracık sokakları ve panoramik olarak göreceğiniz zümrüt yeşili iki plajıdır. Geziden sonra, kalabalık turist gruplarının güzergâhı üzerinde yer almayan sakin koylardan birinde öğle yemeği ve plaj molası. Akşam üstü Rodos şehir merkezine dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

12. Gün CumartesiRodos - Fethiye

Sabah, kahvaltıdan sonra, Ada'yı arzunuza göre gezebilmeniz için serbest zaman. Oteldeki odalarınızı öğlene kadar tutabilirsiniz. Öğle yemeği serbest. Öğleden sonra 16.30 da hareket eden feribot ile Fethiye'ye geçiş ve bu yolculuğun sonu. Bir dahaki yolculukta buluşmak üzere...
Sakız Adası:Seafront Studios .
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Samos Adası:Kokkari Lemos Hotel Özel Kategori
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Samos Adası:Pythagorion Tarsanas Studios&Appartment .
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Patmos:Porto Scoutari Romantic Hotel Özel Kategori
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Kalimnos:Olympic Hotel Özel Kategori
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Kos:Kosta Palace Özel Kategori
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Rodos:B.W.Plaza Hotel 4 *
Web Adresine Git
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Rezervasyon Şartları:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak 7 gün tutulur. Bu süre sona ermeden toplam tur bedelinin % 25 ini kapsayan ön ödemeyi yaptığınız takdirde rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Opsiyon süresi sonunda ön ödeme yapılmadığı takdirde talebiniz otomatik olarak iptal edilecektir. Bakiye, yurtiçi gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar, yurtdışı gezilerde seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar tamamlanmalıdır. Ödemelerin belirtilen süre içinde yapılmaması durumunda rezervasyon iptal olmuş sayılır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • Çeşme/Sakız/Samos/Patmos/Kalymnos/Kos/Rodos/Fehiye feribot biletleri,
  • Konforlu özel minibüs ile seyahat;
  • 1.günde 11. güne 11 akşam yemeği;
  • 1., 2., 3., 4., 5., 6. ve 11. gün 7 öğle yemeği;
  • Belirtilen otellerde 11 gece oda+kahvaltı konaklama;
  • Samos'da 1 gün tekne turu;
  • Rehberlik hizmetleri.
  • Tüm bahşişler ( Tur Rehberi Bahşişi hariç* ) ;
  • Seyahat sigorta paketi.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • 7., 8., 9., 10. ve 12. gün 5 öğle yemeği;
  • Her türlü kişisel harcamalar;
  • Tur lideri bahşişi*;
  • Vize ücretleri.

* Dünyanın Renkleri özel seyahat sigortası paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan bütün yolcuları kapsar. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçenin : Mesleki Sorumluk bölümü ödenen ücretin
% 100 'ünü, Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali bölümü ise ödenen ücretin %90'ini teminat altına almaktadır.
85 yaş ve üstü yolcularda Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali durumunda ödenen ücreti sigorta kapsamamaktadır.



* Turlarımızda, sizin takdirinize bağlı olduğunu düşündüğümüzden dolayı ücrete dahil etmediğimiz Tur Rehberi bahşişi için, bu turda kişi başına 75 $ düşünmek gerekir.

Vize

Yunanistan için Schengen vizesi gerekmekte. Pasaportunuzun en az 6 ay geçerli olması gereklidir.
ÖNEMLİ DUYURU:
Seyahate katılacak gezginlerin pasaportlarında (yeşil pasaportlar dahil) gidecekleri her ülke için, en az ve karşılıklı iki boş sayfaları olması gerekmektedir. Bazı ülkelerde karşılıklı iki sayfanın boş olmaması sorun yaratabilmektedir.