Çatalhöyük & Alahan & Mersin

Anadolu'nun en eski ve en önemli yerleşimlerinin başında gelen Çatalhöyük'den, Romalılar'ın geçiş yollarını ve ticareti kontrol etmek için garnizonlarını yerleştirdikleri sarp dağların doruklarındaki yerleşimlere, ilk Hıritiyanların gizlenerek ibadet ettikleri gizli mağaralardan, Selçuklu Beylikler Dönemi'nin ihtişamlı yapılarına uzanan uzun bir tarihe yolculuğu, kısa bir seyahate sığdıran ve kimsenin kolay kolay yolunun geçmediği yöreleri keşfedeceğiniz çok farklı bir gezi programı. Konya Ovası'nın güneşte parıldayan sarı tonlarından, Akdeniz'in türkuvaz çeşitlemelerine doğru ard arda yerleşmiş, güzellikleri karşısında sizleri büyüleyecek antik kalıntılar dizgesi...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • İstanbul'dan uçakla Konya'ya gidiş ve Adana' dan dönüş.
  • Bozulmamış tarihi dokularıyla Sille ve Manazan'ın keşfi.
  • Az tanınan Alahan, Uzuncaburç, Olba ve Paslı gezileri.
  • Mersin'de yeni ziyarete açılan iki müze ve Soli-Pompeiopolis Antik Kenti gezileri.
  • Kızkalesinde iki gece konaklama.
  • Yöresel mutfakların zenginliklerini tadacağınız menü seçimi.

26 Mart 2020 Perşembe İstanbul - Konya - Sille - Çatalhöyük - Manazan - Karaman

Sabah, Taksim ve Kadıköy'den Sabiha Gökçen Havaalanı'na transfer ve saat 06.30 de Pegasus Hava Yolları ile Konya'ya uçuş ve saat 07.40 da varış. Karşılama ve Karabuğa Dağları ile Takkeli Dağı arasında Sille Çayı'nın açtığı vadide bulunan, Roma, Bizans döneminde Kudüs yolu üzerinde yer aldığı için önemli bir dini merkez olan, daha sonra Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde ise tarihi İpek ve Baharat yolları üzerinde olması nedeniyle önemini hiç yitirmeyen Sille'ye doğru hareket. Bir kahvaltının ardından, şehrin taş sokakları ve evlerinin oluşturduğu güzel dokuyu keşfedip, Aya Eleni Kilisesi ile Subaşı ve Çay Camileri'ni gezdikten sonra, yerel mutfağı tadacağınız öğle yemeği ve ardından, Dünya Mirası listesinde yer alan, 9000 yıllık yerleşim yeri olup burada bulunan neolitik döneme ait çok önemli kalıntılar sayesinde dönemin aydınlatılmasında çok önemli yer tutan Çatalhöyük'ü tanımak üzere yola devam. Çumra'da, Konya Ovası'na hakim bir noktada yer alan Çatalhöyük'te yaşam 2.000 yıl boyunca kesintisiz devam etmiş olup, döneminde Mezopotamya dışında oluşmuş en kalabalık yerleşimdir. Çatalhöyük, gerek, birbirine bitişik olarak planlanmış, kapısı çatıda olan, ölülerin içeride gömüldüğü evleri, gerekse çok ileri formlar ve bezemelerle yaptıkları çanak çömlekleri ve halkının yaşam şekli ile köylerden kentsel hayata geçişin önemli bir kanıtıdır. Gezinin ardından, Kapadokya yeraltı şehirlerini andıran, kireç taşına oyulmuş beş katlı toplu yerleşimlerin bulunduğu Manazan'a doğru yola devam. İlk Hıristiyanlar tarafından, İki bin yıl öncesinin imkanlarıyla kayalara oyulmuş ve içinde salonlar, avlular, kiliseler, odacıklar bulunan bu ilginç mağaraları gezdikten sonra Karaman'a hareket. Varışta otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme Karaman'da otelde.

27 Mart 2020 Cuma Alahan Manastırı - Uzuncaburç - Olba - Paslı - Kızkalesi

Sabah, kahvaltının ardından kısa bir Karaman şehir turu ve ardından Alahan Manastırı'na doğru hareket. Evliya Çelebi'nin "Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor" diye anlattığı Alahan Manastırı, Geçimli köyü civarında, 1300 m yükseklikte ve Göksu Vadisine bakan dik bir yamaca inşa edilmiş. 440-442 yıllarında yapılmış olduğu tahmin edilen Alahan Manastır'ı, Kiliseler, Manastır binası ve kayalara oyulmuş keşiş odacıkları ile mezarlarından oluşur. Kilise binaları, Ayasofya Müzesi ile ortak mimari özellikler taşır ve zengin taş oymacılığının görüldüğü süslemelerle bezenmiştir. Ancak, bu muhteşem manastır kompleksinin özellikle konumu ve hakim olduğu manzaralar nefes keser. Gezinin ardından Mut'ta öğle yemeği ve Uzuncaburç'a doğru yola devam. Şaşırtıcı bir şekilde, hala dimdik ayakta duran sütunlarıyla Uzuncaburç, yakınındaki OlbaTerritoriumu'nun ibadet alanı olarak inşa edilmiş ve 72 yılında, Vespesianus zamanında Olba'dan ayrılarak Diokaesareia (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Günümüzde, özellikle sütunlu caddeleri görmeye değer. Geziden sonra, Helenistik Dönem'de önemli bir ticaret merkezi olan Olba'ya doğru yola devam. Bu şehir, ticaretin yanı sıra, önemli bir dini merkedir ve Hıristiyanlık Dönemi'nde de bu durumunun devam ettiğini dinsel mimari kalıntılardan anlamak mümkün: Olba Akropolisi'nin batısında bulunan büyük kilise ve bir çok küçük kilise kalıntıları ile vadide ki manastır kalıntıları bunun örnekleridir. Roma dönemi Çeşme kalıntısı ile vadide ki 150 m. uzunluğunda, 25 m. yüksekliğindeki iki katlı Su Kemeri ile Gözetleme Kuleleri, şehrin bu dönemdeki ihtişamını gösterir. Olba gezisinin ardından, Kız Kalesi'ne doğru yola devam ederken, Olba Territoriumu'ndaki Hellenistik Dönem savunma ve yerleşim sisteminin bir parçası olduğu tahmin edilen Paslı'yı gezmek üzere bir mola. Buradaki arkeolojik kalıntılar yerleşimin Hellenistik Dönem'den Bizans Dönemi'ne kadar devam ettiğini gösterir. Bölgede çok sayıda bulunan bu tip yerleşimler, kurulu oldukları akropol konumları, antik yol rotaları üzerinde olmaları, surlarla çevrili olmaları ve kulelere sahip olmaları gibi ortak özellikler taşırlar ve bu da savunma amaçlı yerleşimler olduğunu kanıtlar. Buradaki en ilginç yapı, şüphesiz halk arasında "Korkusuz Satrap Mezarı" olarak anılan Roma Dönemi Anıt Mezarı'dır. Burada ki Nekropol'de çok farklı mezar kalıntıları bulunsa da, bu denli devasa bir Tapınak-Mezar tekdir. Paslı'yı keşfettikten sonra Kızkalesi'nde ki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

28 Mart 2020 Cumartesi Narlı Kuyu - Kanlıdivane - Cennet Cehennem - Ayatekla

Sabah, kahveltıdan sonra, Narlı Kuyu yakınlarında bulunan Cennet Cehennem Mağaraları'na hareket. Aralarında 80 mt. Mesafe olan bu iki obruk, bir yeraltı deresinin yolaçtığı erozyonla oluşmuşlar. Bu iki obruğu görünce, neden cennet ve cehennem diye adlandırıldıklarını anlamak zor değil: Zira Cennet Obruğu'nun ağız kısmı daha geniş, içi aydınlık ve daha derin, Cehennem'in ise daha dar, karalık ve daha az derindir. Cennet Çöküntüsü'nün dibinde bir de mağara bulunmakta. Bu mağaranın girişinde ise 5.yüzyıldan kalma, Meryem Ana'ya ithaf edilmiş bir kilise kalıntısı görülebilir. Bu ilginç tabiyat oluşumlarını gezip gördükten sonra, Ortaçağ'da adı Porto Calamie olan ve Antik Çağ'dan Hristiyanlık Dönemi'ne kadar Cennet Cehennem Obrukları'na ibadete gelenler için bir liman görevi gören Narlı Kuyu'ya doğru yola devam. Burası günümüzde, sıra sıra balıkçı lokantalarıyla dolu şirin bir koydur. Roma Dönemi'nde, burada bulunan hamamdan kalan, meşhur "Üç Güzeller Mozaiği" buradaki küçük müzede sergilenmekte. Bu Koyda ki deniz suyunun soğukca ve parlak bir turkuaz renginde olmasının nedeni Cennet Obruğu'nun en dibinde sesi duyulan nehrin suyunun burada denize karışmasındandır. Mozikleri görüp, Koy'da bir çay molası verdikten sonra otele dönüş ve akşam üstü saat 16.30 a kadar otelde öğle yemeğini alıp plajdan faylanabileceğiniz serbest zaman. Akşam üstü, 19.yüzyıl ortalarında Fransız gezgin Victor Langlois tarafından keşfedilen Kanlıdivane gezisi için hareket. Antik Kent, yörede ilk Semavi Eyice tarafından yapılan kazılarla, 1970 li yıllarda ortaya çıkmış. Kent, doğal bir çökük olan 30 metre derinliğindeki geniş bir obruk etrafında kurulmuş. Semavi Eyice'ye göre Kanlıdivane isminin kökeni hakkında iki ihtimal vardır. İlk ihtimal isimdeki "kanlı" kısmının kentin antik ismi olan Kanitellis'ten ya da obruğun içinde yağmur sularıyla toprak rengine bulanan kabartmaların kırmızıya çalan renginden, "divane" kısmının ise burada dağınık olarak yaşayan Türkmen topluluklarının zaman zaman divan adı verdikleri toplantılarından gelebileceğidir. İkinci ihtimal ise Roma döneminde suçluların obruğa atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denildiğidir. MS 4. yüzyılda en parlak dönemini yaşayan kentin, geç antik dönemde önemli bir zeytinyağı üretimi merkezi olduğunu gösteren buluntular mevcuttur. Harabeleri gezdikten sonra otele geri dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

29 Mart 2020 Pazar Kızkalesi - Mersin - Tarsus - İstanbul

Sabah, Mersine gitmek üzere yola çıkış. Mersin'e varışta, son yıllarda sistemli kazı çalışmalarının başlatıldığı Soli-Pompeiopolis Antik Kenti gezisi. Kilikia Bölgesi'nin Batı sınırında yer alan Soli-Pompeiopolis Antik Kenti, MÖ 1. binyıl başlarında, Doğu Akdeniz ticaretinde önemli rolü olan bir liman kentidir. Günümüzde gerek sütunlu caddesi, gerekse gözle görülebilen ender ören yerlerinden birisi olan antik döneme ait liman kalıntısı ile Soli ilginç bir ören yeridir. Ardından Arkeoloji Müzesi gezisi: Çok yeni ziyarete açılan müzede Soli-Pompeipolis Antik Kenti ve Erdemli İlçesi'ndeki M.Ö. 4'ncü yüzyıldan günümüze kadar yerleşim gören ve Antik Dönem'de zeytinyağı ticareti ile ünlenen Elaiussa-Sebaste Antik Kenti'nin arkeolojik zenginlikleri ile Yumuktepe Höyüğü'nün yakınında bulunan Huğ Evi'nin replikasını görebilirsiniz. En son olarak da, Mayıs 2019 da ziyarete açılan Deniz Müzesi'nde tarihi kayıklar ve ahşap, taş eserleri gördükten sonra şehir merkezinde serbest zaman ve öğle yemeği. Yemekten sonra Adana Havalimanına hareket. Yolda zamanın müsaitliğine göre, tarihi ve coğrafyası ile Neolitik dönemden beri çeşitli kültürlerin kaynaşma noktası olan ve Antik Kilikia'da stratejik bir öneme sahip Tarsus'da kısa bir mola. Saat 16.40 da Pegasus Hava Yolları ile İstanbul'a uçuş. Saat 18.10 da Sabiha Gökçen Havaalanı'na varış. Kadıköy ve Taksim'e transfer.
Karaman:Grand Karaman 4 *
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Mersin:Kız Kalesi - Kilikya Otel 4 *
video thumbnail
video thumbnail
video thumbnail
Rezervasyon Şartları:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak 7 gün tutulur. Bu süre sona ermeden toplam tur bedelinin % 25 ini kapsayan ön ödemeyi yaptığınız takdirde rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Opsiyon süresi sonunda ön ödeme yapılmadığı takdirde talebiniz otomatik olarak iptal edilecektir. Bakiye, yurtiçi gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar, yurtdışı gezilerde seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar tamamlanmalıdır. Ödemelerin belirtilen süre içinde yapılmaması durumunda rezervasyon iptal olmuş sayılır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • Pegasus Hava Yolları ile İstanbul/Konya ve Alanya/İstanbul ekonomi sınıfı uçuş;
  • 1., 2. ve 3. gün akşam yemekleri;
  • 1., 2., 3. ve 4. gün öğle yemekleri;
  • Yemeklerde su, meşrubat ve kahve ikramı;
  • Belirtilen otellerde oda+kahvaltı konaklama;
  • Konforlu özel tur otobüsüyle seyahat;
  • Rehberlik hizmetleri.
  • Tüm bahşişler ( Tur Rehberi Bahşişi hariç* ) ;
  • Seyahat sigorta paketi.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Ören yerleri girişi için müze kart;
  • Her türlü kişisel harcama.

* Dünyanın Renkleri özel seyahat sigortası paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan bütün yolcuları kapsar. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçenin : Mesleki Sorumluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali bölümü ise ödenen ücretin %90'ini teminat altına almaktadır.
85 yaş ve üstü yolcularda Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali durumunda ödenen ücreti sigorta kapsamamaktadır.



* Turlarımızda, sizin takdirinize bağlı olduğunu düşündüğümüzden dolayı ücrete dahil etmediğimiz Tur Rehberi bahşişi için , bu turda kişi başına 80 TL düşünmek gerekir.

Vize