Dünyanın Renkleri / Gurme Turlar

Provence
13 Haziran – 17 Haziran 2012

  


Akdeniz kıyıları, Rhône Nehri ve Alp Dağlarının etekleri arasında uzanan Provence, doğal güzelliği, tarihi ve gelenekleri ile Fransa’nın en ilginç bölgelerinden birini oluşturmakta. Zarif mimarisi ile Aix en Provence, Luberon’un tepeleri ve köyleri, XIV. Yüzyılda papalık merkezi olan kültür şehri Avignon, bir zamanlar Galya’nın küçük Roması olarak tanınan Arles, beyaz atların koşuştuğu ıssız bakir doğası ile Camargue Provence’ın cazibe kaynakları. Provence’ın renk ve ışıkları postempresyonist ressam Cézanne ve Van Gogh’un yanı sıra çok sayıda başka ressam ve yazara da ilham kaynağı olmuş. “Provençal” mutfağın farklı lezzetlerini, aroma ve renkleri bol güneş alan bu bereketli topraklardan gelen Côtes du Rhône, Luberon ve Côtes de Provence şarapları eşliğinde tadabilmenin ayrıcalığı, bu seyahatin sühpesiz en unutulmaz yönünü oluşturacak.
Provence’ın büyüsüne kapılmamaya dikkat etmek gerekecek...

Tur Rehberi: Serdar Arnas
Bu seyahate katılımcı sayısı 24 kişi ile sınırlıdır.

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • Yaz aylarında yerli ve yabancı turistler tarafından çok rağbet gören Provence Bölgesini, nisbeten sakin Haziran ayında gezme imkanı.
  • Çiçek açmış Lavanta tarlaları, yine seçilen seyahat döneminin bir avantajı.
  • Gezilecek yerler arasında UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Avignon ve Arles'ın bulunması.
  • Seyahate, Türk Hava Yolları'nın direk uçuşu ile Nice'den başlamak.
  • Bu kısa süreli turda gerçek Provence’ın birbirinden çok farklı çehrelerini keşfedebilme imkanı.
  • Son akşam yemeği Patio de Camargue restoranında, meşhur "Gipsy Kings" grubunun kurucusu Chico'nun yeni orkestrası “Chico and the Gypsies” eşliğinde, odun ateşinde pişen paella.
  • Her zamanki gibi, yemeklerden gezilere kadar herşeyin ödediğiniz ücrete dahil olduğu ve size extra harcama gerektirmeyecek bir seyahat.
  • Konusunda son derece deneyimli Serdar Arnas’ın rehberliğinde bir yolculuk.
TUR PROGRAMI

13 Haziran Çarşamba     İstanbul – Nice – Aix en Provence

Türk Hava Yolları ile saat 08:45'te hareket ederek 10:50’de Nice hava limanına varış. Karşılama ve özel tur otobüsüyle otoyolu takip ederek Côte d’Azur’ün batısında bulunan Provence bölgesine doğru hareket. Yaklaşık iki saatlik bir yolculuktan sonra, fransız ressam Paul Cézanne’nın tablolarında betimlediği Sainte Victoire dağının eteklerine varış. Buradaki Domaine de Saint Ser şarap mahzenlerini ziyaret ve AOC apelasyonlu Côtes de Provence şaraplarının tadımı. Sainte Victoire bağlarının arasından geçerek Paul Cézanne’nın doğdu Aix en Provence şehrine varış. Otele yerleşmenin ardından şehrin yürüyerek keşfi.
Akşam yemeği, Aix en Provence'in tarihi mahallelerindeki meşhur yaya yolu Cours Mirabeau‘da bulunan Les 2 Garçons restoranında, Côtes de Provence şarapları eşliğinde. Geceleme otelde.



14 Haziran Perşembe     Aix en provence – Ménerbes – Plateau des Claparèdes - Avignon

Sabah, eski Provence Kontları’nın başkenti Aix en Provence’i küçük turistik tren ile gezmek için otelden hareket. Görülecek yerler arasında şehrin sembolü olan devasa çeşmesi ile Rotonde Meydanı, XVII. ve XVIII.ci yüzyılda inşa edilen görkemli binaları ve çeşmeleri ile üç yüz yıllık çınarların gölgesindeki Cours Mirabeau caddesi; küçük meydanları, tarihi belediye binası, saat kulesi ve kiliseleri ile tarihi şehir merkezi bulunmakta. Gezinin ardından, Aix en Provence’in kuzeyinde bulunan Luberon bölgesine doğru yola çıkış. Engebeli cografyası ile çarpıcı manzaralara sahip Luberon, dağlarının tepelerinde konuşlanmış güzel köyleri ile tanınmakta. “Fransa’nın en güzel köyleri” labeli taşıyan Ménerbes’e varış. Köy bir zamanlar “Provence’ta bir yıl” ve sinemaya uyarlanan “İyi bir yıl” bestsellerlerin İngiliz yazarı Peter Mayle'ye ve Picasso’nun sevgilisi Dora Maar’a ev sahipliliğini yapmış. Luberon şaraplarının eşliğinde siyah ve beyaz yer mantarı (truffe) ile yapılmış spesyalitelerinden oluşan öğle yemeği. Daha sonra, “Sadizm” kavramınının nedeni, sıradışı yazar ve düşünür Marquis de Sade’ın eski şatosunun tepede göründüğü Lacoste köyünden geçerek, Haziran ayından itibaren çiçek açmaya başlayan lavanta tarlalarıyla çevrili köyleri ile tanınan Plateau des Claparèdes’in keşfi. Son olarak, lavantanın tüm sırlarını öğrenebileceğiniz Lavanta Müzesini ziyaret. Müthiş bir manzaraya sahip Gordes köyü üzerinden Avignon’a varış. Tarihi surların içerisinde bulunan otelimize yerleşme.
Akşam yemeğinde, Bay Pierre Hiély tarafından 1938’de kurulup, Avignon’un en eski lokantalarından biri olan Hiély Lucullus restoranında, geleneksel ve çağdaş bir karışımından oluşan yöresel mutfağı tadabilirsiniz. Geceleme otelde.



15 Haziran Cuma     Avignon – Chateauneuf du Pape – Avignon

Sabah, otelden yürüyerek hareket ederek Avignon’un keşfi. Siyasi kargaşanın yaşandığı Roma’da yaşamak istemeyen fransız papaların XIV. Yüzyılda buraya yerleşmeleri ile Avignon’un kaderi değişir ve şehir altın çağını yaşar. Altmış sene boyunca altı papaya ev sahipliği yapan şehirde dünyanın en büyük gotik sarayı inşa edilir. Yerel rehber eşliğinde UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınan sarayın gezisi ve daha sonra, panorama için Rocher des Doms’a çıkış. Buradan, “Avignon köprüsü üstünde ne güzel dans edilir” tekerlemesi ile tanınan Pont Saint-Bénezet adlı efsanevi Avignon Köprüsü ile birlikte Rhône nehrinin karşı kıyısındaki Villeneuve les Avignons’un yanı sıra şehrin en güzel manzaralarını görebilirsiniz. Ardından, otobüs ile Chateauneuf-du-Pape’a hareket. Bağların ortasında yer alan restoranda keyifli bir öğle yemeği. Daha sonra, Châteauneuf-du-Pape köyünün tepesinde fotoğraf molası. Buradan Rhône Vadisi, Avignon, Alpilles sıradağları, Dentelles de Montmirail sıradağları, Mont Ventoux Dağı ve göz alabildiğince uzanan bağlar üzerine bir panaroma görebilirsiniz. Papalar, bu olağanüstü yöreden etkilenerek, bağları geliştirip şarap üretiminde kaliteyi arttırmış. 13 farklı üzüm türü ile Châteauneuf-du-Pape, Rhône Vadisi şaraplarının en prestijlisi olanıdır. Château Mont-Redon’un tesisini ve şarap mahzenlerini ziyaret ederek bu “şarapların kralı, kralların şarapı” nın degüstasyonunu ve ardından, Avignon’a dönüş. Yemek saatine kadar serbest zaman.
Akşam yemeği “Maître Cuisinier de France” unvanı sahibi şefin ismini taşıyan bir Michelin yıldızlı Christian Etienne restoranında. Geceleme otelde.



16 Haziran Cumartesi     Avignon - Camargue – Arles

Kahvaltının ardından, Provence’in güney-batısına doğru hareket ederek, Avignon’dan bir saatlik mesafedeki Camargue Bölgesi’nin giriş kapısı olan Arles kasabasından geçerek Carmargue’in batı uçunda bulunan Saintes Maries de la Mer’e varış. Rhône Nehri, Arles’de iki kola ayrılır ve Batı Avrupa’nın en büyük deltasını oluşturarak Akdeniz'e dökülür. Büyük Rhône ile Küçük Rhône arasında kalan üçgen şeklindeki alanda Camargue’in tuzlu bataklık ve otlakları yer alır. Saintes Maries de la Mer’e varışı takiben, Küçük Rhône’de tekne turu. Tur esnasında bölgenin zengin kuş popülasyonunun yanı sıra Camargue’in beyaz atı ve siyah boğasını da görebilirsiniz. Öğle yemeğinin ardından, Saintes Maries de la Mer’de gezinti ve Azize Marie’lerin kemikleri ve heykellerinin muhafaza edildiği kiliseyi ziyaret. Efsaneye göre, İsa'dan yaklaşık 40 yıl sonra Maria Magdalena, havarilerden Yakup ve Yahya’nın anneleri Marie Jacobe ve Marie Salome’nin yanı sıra onlara hizmetçi olarak eşlik eden esmer tenli Sara, Filistin’den, dümeni ve yelkeni olmayan bir gemiyle Camargue kıyılarına vururlar. Özellikle binlerce Fransız Çingenesi her yıl 24 Mayıs tarihinde Saintes Maries de la Mer'e akın ederek, patroniçeleri olarak gördükleri Sara'nın ve diğer Azizelerin bayramını kutlarlar. Saintes Maries de la Mer’de serbest zamamın Arles’e dönüş ve otele yerleşme.
Akşam yemeği Patio de Camargue restoranında, “Chico and the Gypsies” konseri eşliğinde odun ateşinde pişen bir “paella” menüsünden oluşuyor. Çingene geceleri sunan Patio de Camargue, önce "Gipsy Kings" ve daha sonra da "Chico and the Gypsies” gruplarının kurucusu Chico tarafından açılmış ve büyük ihtimalle burada yemek yiyeceğimiz akşam Chico'yu da grubunun başında görme imkanınız olacak. Geceleme otelde.



17 Haziran Pazar     Arles – Nice - Istanbul

Roma döneminde, Arles şehri Jül Sezar’ı rakibi Pompey’e karşı desteklediği için, bir Roma sömürgesi statüsüne kavuşup daha sonra da İmparator I. Konstantin’in sayesinde İmparatorluğa ait en önemli ikametgahlardan biri haline gelerek Galya’nın küçük Roma’sı olarak adlandırılır. Ortaçağ döneminde de Arles, Saint Trophime kilisesi gibi güzel yapılarla donanmış. Yürüyerek yapılacak şehir gezisi esnasında UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınan antik çağlara ve ortaçağa ait yapıları keşfedebilir, Şubat 1888’de Paris’i terk ederek güneşli Güney Fransa’ya doğru yola koyuldukdan sonra, Arles’in özel ışıklığından etkilenerek buraya yerleşen Vincent Van Gogh’u anımsayabilirsiniz. Tarihi Arles şehir merkezinin barındırdığı pek çok Roma dönemi eserinin en görkemlisi olan ve halen değişik “feria”lara ev sahipliğini yapan Roma amfitiyatrosu gezisi.
Şehirde serbest zamanın ardından Nice hava limanına hareket. Türk Hava Yolları ile saat 18:20'te hareket ederek 22:10’da İstanbul’a varış.



Oteller    
Aix en Provence : Grand hôtel du Roi René 4*
Avignon : Hôtel Le Cloître Saint Louis 4*
Arles : Hôtel Jules César 4*

Tur Ücretleri


İki kişilik odada kişi başı
1.795 €
Tek kişilik oda farkı
350 €

.

Ücrete dahil olan servisler
  • İstanbul/Nice/İstanbul uçak biletleri (ekonomi sınıfı);
  • 1., 2., 3. ve 4. cü gün akşam yemekleri;
  • 2., 3. ve 4. gün öğle yemekleri;
  • Yemeklerdeki şarap, su ve kahve ikramları;
  • 1. ve 3. gün bir şarap degüstasyonu;
  • Yukarıda belirtilen otellerde oda+kahvaltı geceleme;
  • Programdaki geziler ve ören yerleri girişleri;
  • Havaalanı vergisi;
  • Rehberlik hizmetleri;
  • Tursab güvence paketi.

Ücrete dahil olmayan servisler
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Her türlü kişisel harcama;
  • Vize ücretleri.
Vize
    Fransa için Schengen vizesi gerekmekte.


Sayfayı Yazdır Favorilere Ekle